7 Şubat 2026 Cumartesi - 02:48
DÖKÜMANLAR
Video Haberler
Haber Gönder
AVEG-KON
  • Languages
    • Deutsch
    • English
    • Français
Banner 2023 - copy
Banner 2023
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
AVEG-KON
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Haber Gönder

Hiçbir hakkı olmayanlar: “Bari yüzünü temizleseydiniz” – Gökçer Tahincioğlu

5 Aralık 2020 Cumartesi- 15:13
Hiçbir hakkı olmayanlar: “Bari yüzünü temizleseydiniz” – Gökçer Tahincioğlu
PaylaşTwitWhatsapp

Tam 61 kişinin cesedi çıktı küçücük tekneden. Dünya yıkılmalıydı, yıkılmadı

Babası, bağrına taş basıp da geldiği, bu tanımadığı memlekette, en azından oğlunu evine götürebilecek olmasıyla avunuyordu.

Haberlerde görmüştü, Van’da tekne batmıştı, oğlunun son telefonu gelmişti aklına:

“Bizi tekneye bindiriyorlar baba…”

Ölmüştü oğlu o teknede, anlamıştı, insan anlar garip biçimde.

Soruldu, soruşturuldu, uzun emekler sonunda oğlunun o teknede ölenlerden olduğu anlaşıldı.

Cenazesini bulmak umuduyla geldi…

“Eşyaları vardır” dedi, kalan eşyaları, yani üzerinden çıkanlar…

“İmha edildi” dedi soğuk bir sesle görevli…

“Peki defnederken temizlediniz mi oğlumu?” diyerek kısık bir sesle sordu.

“Elbette” dedi görevli, “Müslümansınız siz de… Merak etme. İslami usullere göre gömüldü…”

Küçücük bir nefes aldı, daha fazlasını alabilmesi mümkün değildi zaten.

Mezar açıldı, kişisel eşyalarının, üzerinden çıkanların neden verilemediğini, oğlunu görünce anladı.

Öylece bir poşete yerleştirilmiş, yüzü gözü kir içinde, temizlenmeden, öylece kıyafetleriyle, kimsesizler mezarlığına gömülmüştü oğlu.

“Bari” dedi, “bari yüzünü temizleseydiniz …”

* * *

Van Gölü’nde, 28 Haziran’da, kapasitesinin çok üzerinde yolcu alan, o yolcuların depoya kilitlendiği bir tekne battı.

Her gün bu kadar ölüm oluyor, kim yüzünü dönecek de kaçak yollardan ülkeye giren, yakalanmamak için bir de kaçak biçimde tekneye binenlerle ilgilenecek.

Tam 61 kişinin cesedi çıktı küçücük tekneden. Dünya yıkılmalıydı, yıkılmadı.

Kurtulanlar, 5-6 kadının olduğunu söylüyordu teknede, tek bir kadın cesedi çıkartılmadı.

Tekneyi kullanan insan kaçakçısının kuzeni bulunamadı.

Dokuz kişinin tutuklandığı söylendi ancak soruşturmaya nedense gizlilik kararı konuldu, tek bir bilgi alınamadı aylardır…

Tekneye, mülteciler bindirilirken görülen silahlı kişilerin kim olduğu, mültecileri gasp edip etmedikleri, hatta teknenin bilerek batırılmış olabileceği iddiası araştırılıyor mu, bilinmiyor…

* * *

61 cesetten bazılarını hemen teşhis etmek mümkün olabildi.

Ancak gölün dibine çöken teknenin depo bölümünde kilitli kalan cesetleri çıkartmak öyle kolay değildi.

Bir bölümü günler sonra çıkartılabildi.

Bir bölümü tanınmayacak haldeydi.

* * *

Kimliği teşhis edilenlerin ailelerine, büyükelçilikler kanalıyla haber veriliyor, cenazeler gönderiliyordu.

Teşhis edilemeyen cenazeler ise kimsesizler mezarlığa defnedildi.

Aynı günlerde, oğullarından haber alamayan İranlı bir aile, haberlerde olanları izleyince, birilerine ulaşmaya çalıştı. 19 yaşındaki Pezhman Parvizi, tekneye binmeden önce babasını aramıştı. Bunu biliyorlardı.

Pezhman Parvizi

Oğullarının da o teknede olduğuna inanıyorlardı.

Avukat Mahmut Kaçan, kendisine ulaşan aileyle ilgilendi. Fotoğraflar gönderildi ancak teşhis yapılamadı. Daha sonra adli tıpta çekilen fotoğraflara bakıp, sırtındaki dövmeden teşhis ettiler oğullarını.

Cenazeyi almak istiyorlardı ama salgın nedeniyle Türkiye’ye girmelerine de hemen izin çıkmadı.

Haftalar sonra, eylül ayında baba ve diğer oğlu Türkiye’ye gelebildi.

Mezarın yerinin tespit edilmesi gerekiyordu.

Aile, görevlilerle bir araya geldi. Babanın içi içine sığmıyordu. Oğlunun, temizlenip, kefenlenerek mi gömüldüğünü sordu.

“Müslümansınız değil mi?” yanıtını aldı görevliden. Başını sallayınca, “İslami usullere göre gömdük” dedi görevli, “Merak etmeyin.”

Ama kıyafetleri, çocuklarından geriye kalanlar yoktu.

Savcılık emriyle kıyafetlerinin ve kişisel eşyalarının imha edildiğini söyledi görevli.

 

Pezhman Parvizi’nin babası

* * *

Kimsesizler Mezarlığı’na gidildi, mezar yeri tespit edilerek açıldı. Aile, çocuklarının cenazesini İran’a götürecekti.

Mezar açıldığında, öylece bir poşetin içerisinde, temizlenmeden, kefenlenmeden gömüldüğünü gördü baba, oğlunun…

Yutkundu gördüğünde.

Avukat Kaçan, suç duyurusunda bulundu, mezar açıldıktan sonra ortaya çıkanları kayıt altına aldı. Van Başsavcılığı, konuyu soruşturacak, beklenti bu yönde…

Görevlilerin ise bu kez açıklaması daha da basitti; “Müslüman olup olmadığını bilmiyorduk.”

Müslüman olmayanların temiz bir biçimde gömülme hakları yokmuş gibi…

Bir hafta sonra, yine İran’dan gelen 21 yaşındaki Muhammed Khadang‘ın ailesi de kimsesizler mezarlığına gömülen çocuklarının cenazesini alırken, yine aynı tablo yaşandı. Bütün “Kimsesiz” cenazeler, öylece mezara atılmış, üzerleri kapatılmıştı…

 

Muhammed Khadang

* * *

Bazı insanların, ne doğdukları, ne doyacaklarını düşündükleri coğrafyalarda hiçbir hakları yok.

Hiçbir yer yurt değil o insanlara.

Doğdukları yerde de geldikleri yerde de herkes kızgın, herkes tepkili herkes haklı.

Kısa süre önce, yine Van’da Geri Gönderme Merkezi’nde iki kişinin tecavüzüne uğrayan kadının, herkesten gizli saklı aynı merkezde tutulması, gizlice ülkesine gönderilmeye çalışılması gibi…

Yaşarken de öldüklerinde de hakları yok insanların…

Bir umut, yeni bir ülkeye gelen, bir teknenin kilitli deposunda dünyaya veda eden ve kıyafetleriyle defnedilen Pezhman Parvizi, o insanlardan biriydi, Muhammed Khadang gibi.

Şimdi, o insanların da hakları olduğunu savunan bir avuç insandan biri olan Avukat Kaçan, yanıt istiyor savcılıktan…

“Gasp edildikleri, bilerek öldürüldükleri kuşkusu bulunan bu insanlara neden klasik otopsi yapılmadı? Bu insanlar, neden tüm inançlara aykırı biçimde, öylece defnedildi?”

Tarih boyunca, cenazeler bir cezalandırma aracı olarak kullanıldı.

Yeniden doğma hakkı yoktu cezalandırılacak insanların, yeniden doğacak gibi gömülmelerine de gerek yoktu.

Yeniden dirileceğine inananlar, “temiz” bulduklarını ritüellerle defnetti, dualarla sonsuzluğa uğurladı.

“Kirli” bulunanların ise sonsuz bir karanlığa hapsolması arzulandı.

Hiçbir hakkı olmayanlar için “suç” bile söz konusu değil. Suç olup olmadığı, “temiz” ya da “kirli” sayılıp sayılmadıkları bir dünya bile yok.

Ne bir mezar taşı, ne kefen, ne temizlik…

Ne iki adımlık bir dünya parçası, ne iki nefeslik bir dünya havası…

Geriye onlardan kalan, çok az kişinin duyabildiği bir büyük kalp ağrısı…

(T24)

Van Gölü’nde yaşamını yitiren mülteciler elbiseleriyle defnedilmiş | AvEG-Kon  

 

Etiketler: bari yüzünü temizleseydinizGökçer TahincioğlumülteciT24van gölü

İlgili İçerikler

Göçmen işçi sömürüsü ve düşmanlığı- Arif Çelebi

Göçmen işçi sömürüsü ve düşmanlığı- Arif Çelebi

11 Eylül 2025 - 22:36

Burjuvazinin faşist versiyonları bu durumun sorumlusu olarak göçmenleri işaret etmekte, böylece işçilere ve bütün yoksullara kendilerinin zindanı olan ulusal sınırları...

İsrail İran savaşı ve üçüncü cephe- Arif Çelebi

İsrail İran savaşı ve üçüncü cephe- Arif Çelebi

16 Haziran 2025 - 13:14

Savaşan her iki taraf da gericidir. İranlı emekçiler, ezilenler, kadınlar İran rejimine karşı üçüncü bir cephede birleşmelidir. Gerici molla rejiminin...

Barış umut devrim- Arif Çelebi

Barış umut devrim- Arif Çelebi

11 Haziran 2025 - 11:57

Sömürgeci faşist devletin politikasının odağında çözüm değil teslimiyet dayatması yatıyor. Devlete başkaldırarak hiçbir hakkın elde edilemeyeceği, faşizme ve sömürgeciliğe karşı...

Değerlere bağlı kalmak – Atılım Başyazı*

Değerlere bağlı kalmak – Atılım Başyazı*

17 Mayıs 2025 - 11:17

12. Kongre'nin fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı (henüz silah bırakılmamış ve gerilla yapısı fiilen korunuyor olmasına karşın) kuşkusuz birleşik...

PKK ve Dersim’in iki yiğit devrimcisi: Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun ölümsüzdür- Hüseyin Yeter

PKK ve Dersim’in iki yiğit devrimcisi: Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun ölümsüzdür- Hüseyin Yeter

14 Mayıs 2025 - 17:37

Ali Haydar Kaytan; PKK'de "dağların filozofu" ve "Kürtlerin dervişi" olarak bilinirdi. "Kürdistan sömürgedir" tezi ve tartışmalarına; bazı miting ve gösterilerde...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Derelerin Kardeşliği Platformu: Her 5 saniyede, 1 futbol sahası büyüklüğünde toprak alan yok oluyor

Derelerin Kardeşliği Platformu: Her 5 saniyede, 1 futbol sahası büyüklüğünde toprak alan yok oluyor

Haber Takvimi

Aralık 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
« Kas   Oca »

ÖZGÜR HABER

ÇOK OKUNANLAR

  • Bordeaux’da Türk Konsolosluğuna sosyalistlerle dayanışma pankartı asıldı

    Bordeaux’da Türk Konsolosluğuna sosyalistlerle dayanışma pankartı asıldı

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Bordeaux’da ESP Operasyonlarına Tepki: “Siyasi Soykırım Saldırısı”

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Açlık Grevine başlayan Prosfygika İşgal Topluluğu üyesi Aristotelis Hantzis’den basına ve kamuoyuna açıklama

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Dayanışma, mücadele ve direnişle UMUT YENİLMEZ – Atılım Başyazı*

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Hamburg’da sosyalistler ile dayanışma eylemi

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Okumak için tıklayınız

  • ANASAYFA
  • İLETİŞİM
  • DÖKÜMANLAR
  • DATENSCHUTZERKLÄRUNG
avegkon.com

by©2020D

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER

by©2020D