7 Şubat 2026 Cumartesi - 01:55
DÖKÜMANLAR
Video Haberler
Haber Gönder
AVEG-KON
  • Languages
    • Deutsch
    • English
    • Français
Banner 2023 - copy
Banner 2023
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
AVEG-KON
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Haber Gönder

Taşları bağlamak – Veli Saçılık

28 Aralık 2020 Pazartesi- 20:21
Taşları bağlamak – Veli Saçılık
PaylaşTwitWhatsapp

AİHM bizi bağlamaz! AYM bizi bağlamaz! Anayasa bizi bağlamaz! Sandıktan çıkan bizi bağlamaz! KHK’lilerin beraat etmiş olması bizi bağlamaz!..

Bu bağlamsızlık içinde, Türkiye’de neden bir Anayasa ve mahkemeler var diye düşünmeyin. Anayasaya, rejim güçlerine meşruiyet sağladığı ölçüde ihtiyaç var. Muhalefeti yargıladığı, cezalar yağdırdığı sürece mahkemelere ihtiyaç var. Nazi Almanyası’nda da Anayasa ve mahkemeler vardı. Komünistlerin ve Yahudilerin insani ve hukuki herhangi bir hakkının olamayacağı sonucuna varmıştı Nazi yargıçlar. Gelinen noktada Türkiye’de de durum farklı değil. HDP üyesi olmak örgüt üyeliğinden ceza almaya yeterli sebep sayılıyor. Kürtler, sosyalistler yargılandıkları davalarda toplu mezara gömülür gibi sebepsiz yere onlarca yıl hapis cezaları alıyorlar. Demokratik kitle örgütü olarak kurulan DTK’nın başkanlığını yaptığı için Leyla Güven’e verilen yirmi iki yıllık hapis cezası uygulanan düşman hukukunun son örneği.

Anlatılan hikâyeye göre 15 Temmuz Darbe Girişimi başarılı olsaydı eğer Fethullahçılar devleti ele geçirecek, polis-asker-yargıya kendi militanlarını yerleştirerek ensemizde boza pişirileceklerdi. Her devirde ensemizde boza pişirilmesine alışık olduğumuz için bu hikâye bizi çok korkutmadı. Savcılığını RTE’nin yaptığı AKP-Cemaat ortak yapımı KCK operasyonuyla belediye başkanlarının kelepçeli fotoğrafları hafızamızdan silinmiş değil. Silinmesi zaten mümkün de değil, Cemaat hâkimlerinin verdiği bütün kararlar bozulurken sadece Kürtler ve sosyalistlere verilen cezaların baki kalması her dönemin ezilenleri olarak anlatılan kurt hikâyelerinden korkmamayı da bize öğretti. 15 Temmuz başarılı olsaydı eğer mahkemeler Cemaatin eline geçecekti. 15 Temmuz tersinden başarılı oldu ve AKP+MHP+Mafya koalisyonu devleti ele geçirdi. Barutun ve kılıcın öldürücü gücüne yaslanarak canlarının her istediklerini yasa, onların ayağına dolaşacak bütün yasaları da “yok hükmünde” sayıyorlar. Onları demokratik hiçbir hak bağlamıyor. Onlar taşları bağlayıp köpekleri üzerimize salmakta kendilerini serbest sayıyorlar. Devletin kurumları Ülkü Ocakları ve Ensar Vakfı arsında pay edilirken, Saray koalisyonuna karşı olmak, terörist olmak için yeterli delil sayılıyor.

AİHM’in, S. Demirtaş kararı sonrası RTE’nin “bizi bağlamaz” demiş olması, faşist parti MHP’nin führeri D. Bahçeli’nin “takmıyoruz” ifadesi, İçişleri Bakanı SS’in “Demirtaş teröristtir” şeklinde saldırması sinirlerimizi bozuyor elbette. Diğer yandan rejim yöneticilerinin tepeden tırnağa meşruiyetini yitirmesi demokrasi cephesi açısından yeni mücadele olanaklarına kapı aralıyor. Ekonomiyi çökerten, dış siyasette tecrit olan rejim güçleri reform numaraları yapmak istese de her defasında Kürt realitesine toslayıp gerçek yüzlerini ortaya seriyorlar. Dünyayı ele geçirmek isterken Berlin’e sıkışmış Nazi ordusu kadar saldırgan ve çaresizler.

Faşist baskıları bütün ağırlığıyla üstümüzde hissettiğimiz bir gerçek. Hapishanelerde en deneyimli kadroların, devrimcilerin esir tutulduğu da öyle. Demokrasi güçlerinin birlikte mücadele etme konusundaki ataleti de bir realite olarak ortada duruyor. Ancak, Leyla Güven’in tutuklanmasına karşı yapılan eylemde MHP’li polis müdürü tarafından tekerlekli sandalyesinden düşürülen vekilimiz Musa Piroğlu’nun “Düştüğümüz yerden kalkar, kaldığımız yerden yola koyuluruz. Biz kazanacağız!” şeklinde ifade ettiği sözler umutlu olmak için parola niteliğinde sözler. Eylem pratiğinden ve haklı olmanın meşruiyetinden süzülüp gelen bu sözler tekerlekli sandalyeden düşerken rejimin maskesini düşürme azmine işaret ediyor. Firavunlaşan rejimin karşısına Musa olarak çıkmak haklı ve umutlu olmak için yeterince sebep veriyor bizlere. Evladının kemikleri kargoyla alma acısını yaşayan Halise Ana’yı gözaltına alacak kadar vicdansız… Çıplak arama işkencesini kamuoyuna açıklayanlara soruşturma başlatacak kadar hukuksuz… IŞİD bombasıyla Suruç’ta katledilen öğretmen Süleyman Aksu’nun evini yakacak, mezarını yıkacak kadar gözü dönmüş rejime karşı Musa yoldaş gibi diz çökmemek, baş eğmemek “bir görevdir yangın yerinde, insan kalarak.”

(Yeni Yaşam)

Etiketler: AİHMAKPbizi bağlamazdemirtaşerdoğanmusa piroğlutaşları bağlamakveli saçılıkyeni yaşam

İlgili İçerikler

Göçmen işçi sömürüsü ve düşmanlığı- Arif Çelebi

Göçmen işçi sömürüsü ve düşmanlığı- Arif Çelebi

11 Eylül 2025 - 22:36

Burjuvazinin faşist versiyonları bu durumun sorumlusu olarak göçmenleri işaret etmekte, böylece işçilere ve bütün yoksullara kendilerinin zindanı olan ulusal sınırları...

İsrail İran savaşı ve üçüncü cephe- Arif Çelebi

İsrail İran savaşı ve üçüncü cephe- Arif Çelebi

16 Haziran 2025 - 13:14

Savaşan her iki taraf da gericidir. İranlı emekçiler, ezilenler, kadınlar İran rejimine karşı üçüncü bir cephede birleşmelidir. Gerici molla rejiminin...

Barış umut devrim- Arif Çelebi

Barış umut devrim- Arif Çelebi

11 Haziran 2025 - 11:57

Sömürgeci faşist devletin politikasının odağında çözüm değil teslimiyet dayatması yatıyor. Devlete başkaldırarak hiçbir hakkın elde edilemeyeceği, faşizme ve sömürgeciliğe karşı...

Değerlere bağlı kalmak – Atılım Başyazı*

Değerlere bağlı kalmak – Atılım Başyazı*

17 Mayıs 2025 - 11:17

12. Kongre'nin fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı (henüz silah bırakılmamış ve gerilla yapısı fiilen korunuyor olmasına karşın) kuşkusuz birleşik...

PKK ve Dersim’in iki yiğit devrimcisi: Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun ölümsüzdür- Hüseyin Yeter

PKK ve Dersim’in iki yiğit devrimcisi: Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun ölümsüzdür- Hüseyin Yeter

14 Mayıs 2025 - 17:37

Ali Haydar Kaytan; PKK'de "dağların filozofu" ve "Kürtlerin dervişi" olarak bilinirdi. "Kürdistan sömürgedir" tezi ve tartışmalarına; bazı miting ve gösterilerde...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
“Sivas Katliamı davasından firar eden 11 kişi Almanya’da ikamet ediyor”

“Sivas Katliamı davasından firar eden 11 kişi Almanya’da ikamet ediyor”

Haber Takvimi

Aralık 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
« Kas   Oca »

ÖZGÜR HABER

ÇOK OKUNANLAR

  • Bordeaux’da Türk Konsolosluğuna sosyalistlerle dayanışma pankartı asıldı

    Bordeaux’da Türk Konsolosluğuna sosyalistlerle dayanışma pankartı asıldı

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Bordeaux’da ESP Operasyonlarına Tepki: “Siyasi Soykırım Saldırısı”

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Açlık Grevine başlayan Prosfygika İşgal Topluluğu üyesi Aristotelis Hantzis’den basına ve kamuoyuna açıklama

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Dayanışma, mücadele ve direnişle UMUT YENİLMEZ – Atılım Başyazı*

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Hamburg’da sosyalistler ile dayanışma eylemi

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Okumak için tıklayınız

  • ANASAYFA
  • İLETİŞİM
  • DÖKÜMANLAR
  • DATENSCHUTZERKLÄRUNG
avegkon.com

by©2020D

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER

by©2020D