12. Dersim Kültür Festivali’nden mesaj: Dersim direniştir

İki yıl aradan sonra gerçekleşen Dersim Festivali’nde, soykırım saldırılarına karşı birlik ve direniş mesajları verildi.

Avrupa’da her yıl geleneksel olarak yapılan ancak korona salgını nedeniyle iki yıldır yapılmayan Dersim Kültür Festivali, bu yıl 12’nci kez  Almanya’nın Frankfurt kentinde binlerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu’nun (ADEF) ortaklaşa düzenlediği festivale çok sayıda kurum da destek verdi. Festivale çok sayıda sanatçının yanı sıra siyasetçi ve yazar da katıldı.

12’nci Dersim Festivali, Koçgiri katliamında toprağa düşen canlara adandı.

İki gün süren festivalin ilk gününde paneller, belgesel ve muhabbet cemi gerçekleşti.

İkinci gün programı ise, 1994 yılında Dersim’deki köy yakmaları konu alan yönetmen Devrim Tekinoğlu’nun “1994” belgeselinin gösterimi ile başladı.

Sahne programı ilk olarak Pir Ali Bali ve Narin Ana’nın gulbang sunumu ile başladı.

Stêra Müzik Topluluğu, Grup Munzur, Beşer Şahin, Doğan Çelik, Lale Koçgün, Mikail Aslan, Levent Özdemir, Serhad Med, Varvara ve davul-zurna ekibi festivalde sahne alan sanatçılar ve gruplar oldu.

SOYKIRIMCI ZİHNİYET DE, ONUR DİRENİŞİ DE SÜRÜYOR

Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Ayfer Kılıç, Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) Başkanı Muharrem Erdoğan ve Dersim İnşa Komitesi (DİK) Eşbaşkanı Hülya Yer katılımcıları selamladı.

DİK Başkanı Hülya Yer, Dersim’den günümüze katliamcı zihniyetin devam ettiğine vurgu yaparak şunları dile getirdi: “1937-38’de Dersim’de soykırım yapan zihniyet, bugün de Medya Savunma Alanlarında devam ettiriyor. Dersim’de soykırıma, onursuzluğa karşı kendilerini Halvori kayalıklarında atarak direndiler. Bugün de direniş sürüyor. Bu direniş mirası Alişer ve Zarifelerden Sakinelere, Aysel Doğanlara kadar bugün binlerce isimsiz kahramanlarla devam ediyor.”

KOÇGİRİ’DE DÜŞENLERE ADANDI

Festivale destek veren Koçgiri dernekleri adına ise Siyabend Şahin konuştu. Şahin, 12. Dersim Festivali’nin Koçgiri’de toprağa düşen canlara adanmasının kendilerini onurlandırdığını ifade etti.

BİRLİK OLUP SALDIRILARA KARŞI KOYMALIYIZ

Daha sonra halka hitap eden Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Başkanı Özkan Tacar, Dersim’e yönelik saldırıların giderek arttığına dikkat çekerek, “Her yönüyle bir saldırıyla karşı karşıyayız. Dilimize, kültürümüze ve doğamıza yönelik saldırılar artarak devam ediyor. Barajlarla, madenlerle doğamızı yok etmek istiyorlar. Biz, Avrupa’daki bu birliği daha da yükselterek saldırılara karşı koymalıyız. Dersim’in adı geri verilmelidr. 1937-38’deki belgeler açıklanmalı, kayıp kızlarımızın akıbeti açıklanmalıdır. Yine devlet, Dersim Katliamı’yla yüzleşmeli, helalleşmelidir” dedi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı (AABK) Hüseyin Mat da, sadece acı günlerde bir araya gelmenin yetmediğini, artık özel günlerde de bir araya gelmenin gerekli olduğunu ifade ederek, “Alevi toplumu artık her alanda bir araya gelerek yapılan saldırılara karşı koymalıdır. Birliğimizi güçlendirerek daha güzel günler göreceğiz” dedi.

Mat’ın konuşması ardından, Dersim’deki düğün kültürünü yansıtan bir gösteri sunuldu. Alana atların üzerinde giren gelin sahnenin önüne kadar davul zurna eşliğinde geldi. Damadın elma atma ritüeli yapıldıktan sonra gelin alkışlar eşliğinde alanı terk etti.

DERSİM DİRENİŞTİR

Festivale HDP’li milletvekili Kemal Bülbül de katıldı. Burada söz alan Bülbül, Dersim’in sadece bir il olmadığına vurgu yaptıktan sonra “Dersim Seyit Rıza’dır, Alişer’dir, Zarife’dir, Mazlum Doğan’dır, İbrahim Kaypakkaya’dır, Sakine Cansız’dır, Aysel Doğan’dır; Dersim direniştir” dedi.

Kemal Bülbül, Seyit Rıza’nın “Ben sizin oyunlarınızla baş edemedim, bu bana dert olsun; ancak ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” sözünü hatırlatarak, “Bu devlet bize çok çektirdi, soykırımdan geçirdi. Ancak biz de onların önünde diz çökmedik, biz de onlara az çektirmedik. HDP olarak birliği savunduk. Bir araya gelip demokrasiyi ve barışı sağlamak için mücadele ediyoruz. Biz korkuyu Hüseyini olarak Kerbela’da unuttuk. Biz korkuyu İbrahim Kaypakkaya olarak zindanda, Mazlum olarak, Sakine Cansız olarak zindanlarda unuttuk”dedi. Bülbül’ün konuşması uzun süre alkışlandı.

Festivale katılan gazeteci Hayko Bağdat söz aldı. Hayko Bağdat, alanda gittiği her stantta Ermeni kimliğinden ötürü daha fazla değer gördüğünü belirterek, “Bu alandakiler olarak biz bu devletten çok çektik. Oysa biz burada birbirimize, farklılıklarımıza daha fazla değer veriyoruz. Avrupa’da gittiğim her Alevi ailesi, her Kürt ailesi tarafından  çok sıcak bir ilgiyle karşılanıyorum. Ermeni halkı da her Dersimliye, her Kürt’e evini açacaktır” dedi.

STANTLAR İLGİ GÖRDÜ

Festivalde en fazla ilgiyi yazarların yer aldığı çadır gördü. Onlarca yazarın kitaplarını imzaladığı standın önü festival boyunca boş kalmadı. Hatip Dicle, Sefkan Botan, Kemal Aktaş, Erdoğan Yalgın, Aziz Tunç, İmam Canpolat kitap imzalayan onlarca yazardan sadece birkaçıydı.

Yemek stantlarının önünde uzun kuyruklar oluşurken en fazla ilgiye Kurmêş Derneği, Maraş Dernekler Federasyonu ve FEDA standları nail oldu.

Festivale gençlerin katılımının yüksek olduğu gözlemlenirken, her yaşta binlerce insan, 2 yıl aradan sonra yapılan festivali doya doya yaşadı.

(ANF)

ilgiliiçerikler

No Cavontent Available
Sonraki yazı

Özgür ANA HABER

Okumak için tıklayınız