Geçtiğimiz hafta Almanya Sol Parti (die Linke) milletvekili Cansın Köktürk, üzerinde Filistin yazılı bir tişörtle Alman Federal Meclisi’ndeydi. Oturum sırasında, geçmişte Nestlé lobisi adına yürüttüğü faaliyetlerle sık sık dikkat çeken Alman Federal Meclisi Başkanı Julia Klöckner tarafından Federal Meclis’ten atıldı.
Bu durum, Alman emperyalizminin Filistin meselesi söz konusu olduğunda hiçbir toleransının olmadığını göstermektedir. Kadın ve çocuk 50.000’den fazla insanın Filistin’de öldürüldüğü ve birçoğunun evlerini terk etmek zorunda kaldığı gerçeğine tamamen kayıtsızdır. Siyonist İsrail devleti, Alman sermayesinin bölgedeki çıkarlarını korumak için bir siper görevi gördüğü sürece, neredeyse her şeyi ve herkesi yerle bir edebilir ve bunu yapmak için Almanya’ya tamamen güvenebilir. Dolayısıyla, bir tişörtün bu kadar heyecan yaratması, emperyalistlerin işçilerin ve ezilenlerin acılarına karşı tahammülsüzlüğünü vurgulamaktadır.
Yakın zamana kadar İsrail’in soykırım politikasını titizlikle destekleyenlerin şimdi timsah gözyaşları döktüğünü giderek daha fazla görüyoruz. Bu da bir yanılgıdır, çünkü önemli olan ifadeler değil uygulamadır.
Alman Şansölyesi Merz bile geçen hafta devlet televizyonunda İsrail’in askeri harekatına yönelik ihtiyatlı eleştirilerini dile getirerek sivil halkın çok fazla “etkilendiğinden” şikayet etti.
Merz’in eleştirilerine yanıt olarak Dışişleri Bakanı Joachim Wadephul (CDU) İsrail’e silah tedarikini “gözden geçirme” niyetinde olduğunu açıkladı.
Nihayetinde burjuva politikacılar, İsrail ordusu tarafından işlenen dehşet ve vahşet karşısında sessiz kalmanın artık haklı görülemeyeceği, geçmişe sünger çekmek isteyen liberal Siyonist politikacılardan bazılarıdır.
Bu yalancı politikacılar Filistinlilerin hakları söz konusu olduğunda gelecekte parmaklarını bile kıpırdatmayacaklar, şu anda sadece İsrail’in zaten paramparça olmuş imajını kurtarmaya çalışıyorlar, bu timsah gözyaşlarının tek nedeni bu.
Bazıları itibarları konusunda endişeli olabilir, bazıları İsrail hükümetini biraz fazla sağcı bulabilir, ancak prensipte savaşa ve işgale karşı değiller, Filistin’in sömürgeleştirilmesini mümkün kılan sisteme karşı değiller.
Kapitalistlerin yalanlarını ve yanılsamalarını ifşa etmek ve sömürgeciliğe karşı mücadelede ve Filistin halkının kurtuluşunda tek gerçek çözüm olan sosyalizmin propagandasını yapmak tüm antiemperyalist güçlerin görevidir.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 12 Haziran 2025 tarihli Avrupa Gündemi köşesi











