Atılım Avrupa
Budapeşte’deki Onur Yürüyüşü’nün Mart ayında LGBTİ+ karşıtı yeni bir yasa ile yasaklanmasının ardından, 28 Haziran’da 250 bin kişi faşist hükümete karşı sokakları kuşattı. Uluslararası katılımla yasakları paçavraya çevirdi.

PRIDE PROGRAMI
Öğle saatlerinde on binlerce insan Macaristan başkenti Budapeşte’nin merkezi bir meydanında toplanarak yürüyüşe hazırlandı. İlk toplanmanın ardından uzun kortej Budapeşte’nin merkezine doğru yola çıktı. Çeşitli müzik grupları ve burjuva partilerinin yanı sıra, Budapeşte’deki çeşitli örgütler tarafından organize edilen ve uluslararası örgütler tarafından desteklenen antikapitalist ve antifaşist bir blok da vardı. Burjuva örgütlerinin yoğun varlığına rağmen, antifaşistler, devrimciler ve Filistin dayanışma aktivistleri yürüyüşün içeriğini şekillendirmeyi başardılar.
Macar hükümeti yasağı uygulayacağını açıklamış olmasına rağmen, polis tarafından herhangi bir saldırı yapılmadı. Yürüyüşe katılımın büyüklüğü ve uluslararası baskının bunda rol oynadığını belirtebiliriz. Yürüyüşün sonunda, katılımcıların bir kısmı dağıldığında ve büyük STK’lar ve basın temsilcileri ayrıldıktan sonra polis varlığını daha çok gösterdi.
“MAJA’YA ÖZGÜRLÜK”
Gösterinin sonuna doğru aktivistler bir tepeden üzerinde “Maja’ya Özgürlük” yazan pembe kare şeklinde büyük bir pankart açtılar. Budapeşte’de hapsedilen ve Almanya’dan yasadışı yollarla iade edilen antifaşist Maja ile dayanışma eylemi, gösterinin antifaşist karakterini pekiştirdi. Orban’ın iktidarına son verilmesi için birçok çağrı yapıldı ve bunlar pankartlar, tişörtler ve bazı yerlerde sloganlar şeklinde gösteriye taşındı. Ayrıca, Naziler tarafından eşcinsellere zulmetmek için kullanılan ve 1970’lerden bu yana antifaşist bir güç olarak LGBTİ+ için bir sembol olarak giderek daha fazla kullanılan pembe açı sembolü de pankartlarda yer alıyor.
ULUSLARARASI DAYANIŞMA
Pride organizatörleri Avrupa’nın dört bir yanındaki insanları gösteriye katılmaya çağırdı. Çağrıya çok sayıda devrimci örgüt, AB parlamenterlerinden Greta Thunberg’e kadar çok sayıda kişi eyleme katılarak destek verdi.
Antikapitalist LGBTI+ örgütü Pride Rebellion da bir delegasyonla protestolara katılarak, LGBTİ+’ların ulusal sınırların ötesinde, her şeyden önce faşizme karşı mücadelede toplumsal bir güç olduğunu göstermek istediler.
MACAR DEVLETİNİN SİNDİRME GİRİŞİMLERİNE KARŞI ÖNEMLİ BİR AN
Heyet, Macaristan’daki LGBTİ+ ve antifaşistlerin durumunu raporlamak için birkaç gün önceden Budapeşte’ye gitmişti. Sokaktaki insanlarla ve çeşitli örgütlerle birçok görüşme yaptılar. Önceki günlerde yapılan sokak röportajları Pride’ın LGBTİ+ hakları için olduğu kadar Macaristan’daki demokratik haklar için de ne kadar önemli bir an olduğunu açıkça gösteriyordu. Gösteriden kısa bir süre öncesine kadar Macar devletinin yasağı ne kadar sert bir şekilde uygulayacağı belli olmasa da, Budapeşte’deki çoğu insan tam da bu nedenle, yasağa karşı sokağı savunmak için yürüyüşe katıldılar.
Gösteriye katılanlar, bu yılki Pride’nın her şeyden önce iktidarın baskılarının kendilerini sindiremeyeceğinin bir kanıtı olduğunu belirttiler.
Yasaklanmış bir gösteri olarak bu yılki Pride, Macaristan’da son yıllarda düzenlenen en kitlesel eylemlerden biri oldu. Yürüyüşün kitleselliği, faşizm karşısında giderek artan umutsuzluğu yıkan ve Macaristan’da olduğu kadar Almanya’da da devletlerin baskı ve yıldırma girişimlerinin kendilerini yıldırmasına izin vermemesi bakımından da anlamlıydı.











