Depresyon, kapitalizmin bireyci politikalarının sonucu olarak günümüzün hastalığı olmuşken, gençliğe uyuşturucu, devlet eliyle veri
lirken, okullar ve üniversiteler bizlere bir gelecek bile vaat edemiyorken, iş yerlerinde köle gibi çalışırken ve perspektifsizlik normalleşmişken kapitalist sistemin gençlere bir vaadi var: savaş ve ölüm. Emperyalistler bize hayatı değil ölümü sunuyor. Üçüncü emperyalist paylaşım savaşının temellerini atmaya başladılar bile.
ABD başkanı Trump’ın başa geldiğinde verdiği kararlardan biri Avrupa’ya askeri yardımı kesmek oldu. Adeta Rusya ile siz ilgilenin, Ortadoğu’yla ben dedi. Bunun üzerine bir acele ve endişe ile Avrupa devletleri askeri bütçelerini yüz milyarlara ulaşacak şekilde arttırdılar. Fakat emperyalist güçler bununla yetinmedi ve Hollanda’da ki NATO zirvesinde toplanan ülkeler, her bir NATO üyesinin GSYİH (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla)’nin %5’ini tamamen askeri sanayi ve yatırımlara ayırması kararını aldılar. Bu apaçık bir şekilde üçüncü emperyalist paylaşım savaşının hegemonik emperyalistler tarafından hazırlık aşamasına sokulduğunun bir belirtisidir.
Ortadoğu’nun ABD desteği ile kızıştığı bir dönemde emperyalist güçlerin silahlanma yarışında hızlı adımlar atıyor olması şaşırtıcı bir durum değildir. En son yaşanan İsrail-İran karşılıklı saldırıları kârları azalan ve halihazırda fırsat kollayan emperyalistlerin en kârlı endüstride, savaş endüstrisine yatırımları başlatmalarına öncü ve bahane oldu. Durum sadece Avrupa’dan ibaret olmamakla birlikte, Rusya, İsrail, Hindistan gibi ülkelerde de askeri sanayiye yatırım artışı görülmekte. Türkiye gibi geri kapitalist ülkeler de bu askeri sanayi yarışına katılmakta. Bu durumda Avrupa, yani emperyalist savaşın yürütücülerinin merkezinde olan gençlerin bizleri sürüklemeye çalıştıkları bu çıkar savaşına karşı verebileceği tek bir cevap vardır; antiemperyalist, antimilitarist örgütlü sınıf mücadelesi. Avrupa’daki sosyalist gençliğin buna karşı şiarı bellidir: Biz Sizin Savaşlarınızda Ölmeyeceğiz! Çalışmalarımızın hedef ve merkezi de antimilitarizm, antiemperyalizm olmalıdır. Bu çalışmayı yerel, ulusal ya da koordineli uluslararası olarak kampanya tarzında örgütlemek olanaklıdır. Bu hamlemiz, Avrupa topraklarında savaş çığırtkanlığı ve hazırlığı yapan, işçi sınıfını kendi çıkarı için birbirine kırdıran devletlere karşı tutumumuzu gösterecektir.
Biz gençler emperyalist burjuvazinin ceplerini dolduracak bir savaşın parçası olmayı reddediyoruz. Tek savaşın sınıf savaşı olduğunu savunuyor, kâr eksenli düşünen ve işçi sınıfını askeri sanayide ağır koşullar altında, onların evlatları olan bizleri ise kendi savaşlarına alet ederek ceplerini doldurmayı planlayan emperyalistlere karşı sesimizi her alanda haykırıyoruz. Sizleri, eli kanlı emperyalistlere karşı eli nasırlı işçi sınıfının elinden tutmaya, emperyalistlerin kârlarını yeniden arttırma arayışındaki savaşlarına sert bir şekilde karşı çıkmaya, eylemlere, alanlara, mücadelenin onurlu saflarına çağırıyoruz.
Örgütlenin, örgütleyin, zafer barikatlarında buluşalım !
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 18 Temmuz 2025 tarihli Sosyalist Gençlikköşesi











