Filistinli örgütlerin 7 Ekim saldırısı sonrası on yıllardır uygulaya geldiği soykırım ve etnik temizlik saldırılarını topyekûn savaş düzeyine çıkartan Siyonist İsrail, dünyanın gözü önünde katliamlarına devam ediyor. Çocuk yaşlı, kadın erkek demeden tümden Gazze’yi denizden, karadan ve havadan bombalayan siyonistler, tüm Filistin halkını yok etmek, bölgeden yeni bir Nakba saldırısı ile silmek istiyorlar.
Saldırıların başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden günümüze 1 milyondan fazla Gazzeli yerlerinden edildi. Onbinlerce Filistinli, siyonistlerin katliam saldırılarında yaşamını yitirdi. Gazze’ye her türlü tıbbi ve gıdai; insani yardım girişini engelleyen siyonistler, açlıktan binlerce çocuğun ölümünü dünyaya canlı yayınlarla izlettirdi, izlettiriyor. Bugünlerde efendisi Trumpla, Gazze’yi bir “tatil cennetine” dönüştürmekten bahseden katil Netenyahu, başta Filistin halkı olmak üzere, dünya halklarıyla alay edercesine barbarlığın sınır tanımazlığını Hitler vari eylemiyle ortaya koyuyor.
Şüphesiz ki Siyonist İsrail devletinin gerçekleştirdiği bu katliamların tek suçlusu kendisi değil. Filistinli çocuk ve yaşlıların, erkek ve kadınların oluk oluk akan kanlarından, Siyonist devletin koşulsuz arkasında duran, askeri, politik ve ekonomik olarak onu destekleyen; saldırıların planlanmasından hayata geçirilişine, uluslararası düzeyde meşruiyet kazandırma çabasından burjuva siyasetçileri ve egemen sınıfların borazanı medyaları aracılığıyla gerçekleri tersyüz etme ve dünya halklarının gözünde katili mağdur gösterme çabasına; tüm batılı emperyalistler de sorumlu.
Öyle ki bu saldırganlıkla, 2. Dünya Savaşı sonrası oluşan ve kapitalistlerle dönemin sosyalist SSCB’si arasında bir mutabakat metni olarak gündeme gelen Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve bu beyanname etrafında çizilmiş uluslararası hukuk ve kuralların –egemenlerce ’90 sonrası zaten paçavraya çevrilmişti- tabutuna çiviyi çakmış oldular. En basitinden sivillerin toplu olarak bulunduğu alanların bombalanması, topluca bir halkın açlığa, susuzluğa mahkûm edilmesi, kimyasalların ve savaş dışı sivillere zarar veren her türlü silahın yasak olması vb. gibi kurallar bugün aleni bir şekilde ayaklar altına alındı. ABD’nin başını çektiği, İngiltere ve AB’nin içinde yer aldığı Batı emperyalist bloğu, bölgedeki jandarması Siyonist İsrail’in elini soğutmamak için her türlü ateşkes çağrısını reddetti, insani yardım çığlıklarına kulak kapattı.
Bununla da yetinmeyen emperyalistler, Filistin halkına karşı uygulanan Siyonist Soykırımın başta bu ülkeler olmak üzere, dünyanın değişik bölgelerindeki halklar, işçi sınıfı ve ezilenler tarafından görülmesi ve protesto edilmesinin önünü almak için ifade özgürlüğü, gösteri özgürlüğü gibi temel insan haklarını da ortadan kaldırarak, halkların Filistin halkıyla dayanışmasının önünü almaya çalışıyorlar. Polis, jandarma şiddeti ve terörü en üst düzeye çıkartılarak insan vicdanı ve aklıyla hareket etmek isteyen tüm toplumsal kesimler kriminalize edilmeye, ölüm sessizliğine itilmeye çalışılıyor.
Ancak görünen o ki halkların vicdanı kolay teslim alınmıyor. Tüm emperyalist metropollerde irili, ufaklı –bazen yüz binlerin katıldığı eylemlerle, bazen 10 kişilik gruplar halinde gerçekleştirilen şimşek eylemleriyle- halklar Siyonist Soykırımı ve emperyalist saldırganlığa boyun eğmiyor, Filistin halkının özgürlüğünü talep ediyor.
Bugün aralarında Avrupa’da faaliyet yürüten sosyalist gençlik örgütü Young Struggle, Rojava halklarıyla enternasyonal dayanışmayı güçlendirmek için kurulmuş olan Halkların Köprüsü ve Sosyalist Kadınlar Birliği’nden temsilcilerin de bulunduğu, değişik ülkelerden binlerce Filistin halkı dostlarının Gazze’ye uygulanan ablukayı parçalamak, dünya halkları adına Gazze’de yükselen çığlığa enternasyonal dayanışmayla ses olmak ve emperyalist devletlerin ikiyüzlü boş sözleri yerine halkların duru ve duyarlı vicdanı olarak Küresel Sumud Frotilla Akdeniz sularında büyük bir kararlıkla yol alıyor.
Gerek Filistin halkının katledilmesinin önüne geçmek, emperyalist-Siyonist yayılmacı politikaları teşhir etmek-durdurmak, gerekse halkların mücadeleleri arası köprü kurmak ve buradan doğru özgür, demokratik, sosyalist bir Ortadoğu’nun kapısını aralamak için Filistin mevzisini güçlendirmenin bir yolu olarak Küresel Sumud Frotilla hareketinin taleplerine bulunduğumuz tüm alanlarda eylemli sahip çıkmak, günün en yakıcı devrimci görevleri arasındadır.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 12 Eylül 2025 tarihli Perspektif köşesi











