Benim Bedenim Benim Kararım!
Uluslararası Güvenli Kürtaj Günü, ilk olarak 28 Eylül 1990’da Karayipler ve Latin Amerikalı kadınların; kürtajın suç olmaktan çıkarılması için yürüttükleri mücadeleyle açığa çıktı. O zamandan beri, dünya çapında uluslararası bir gün olarak, kadınlar üreme haklarını savunmak ve güvenli kürtaj hizmetine erişmek için sokaklara, alanlara çıkarak mücadelelerini sürdürüyor.
Farklı kürtaj yasaları ve süreleri hayatımızı etkiliyor.
Avrupa Birliği ülkelerinde kürtaj, 12-14 hafta sınırlaması ile genel bir işleyişe ve yasal bir zemine sahip. Bu yasal süreler, Portekiz’de 10 hafta ile Hollanda’da 24 hafta arasında değişiyor. Bulgaristan’da 20 haftaya kadar, uzmanlar komitesinin izni gerekiyor. Güçlü bir Katolik geleneğe sahip olan Polonya ise, kürtajı hemen hemen yasaklamaya çalışıyor.
Kürtaj sınırlamasının 12-14 hafta arasında olan ülkelerde yaşayan kadınlar, kürtaj olmak için Hollanda veya kürtaj olma hakkı 14 haftadan fazla olan ülkelere gitmek zorunda kalıyor. Bu durum savunmasız ya da kürtaj için yeterli maddi güce sahip olmayan kadınlar bakımından ciddi bir sorun. Zorunlu, farklı yasal süreler ve prosedürler nedeniyle binlerce kadının, bir başka ülkede kürtaj olmak zorunda kalması, güncel bir sorun olarak mücadele konusu.
Erkek egemen kapitalist sistemin, kürtaj üzerinden siyasetine hayır!
Faşist ve gerici hareketler, toplumsal değerler üzerinden anti propaganda yaparak, kadın bedenine ve kazanılmış haklarına saldırarak alan genişletmeye çalışıyorlar. Özellikle seçim dönemlerinde, ırkçı, gerici, faşist ve liberal muhafazakar partilerin seçim vaadleri arasında, kürtajın daha da kısıtlanması yer alıyor. Macaristan, Polonya, İtalya, İngiltere (24 hafta) gibi ülkelerde, hükümet-kilise işbirliği içinde kürtaj yasasının kısıtlanması tartışılıyor. İtalya’da kimi doktorlar vicdani-red hakkını kullanarak kürtaj yapmıyor. Kürtaj Avrupa ülkelerinde sadece Malta’da, Vatikan’da Andorra’da yasak. Andorra’da kürtaj olan kadına altı ay, doktora ise, üç yıl hapis ve beş yıl meslekten men veriliyor. Kadınlar kürtaj olmak için İspanya’ya gidiyor. İspanya (14) mücadeleyle kürtajı güvencelemiş durumda.
İstenmeyen gebeliği sonlandırmak için çok sebebimiz var.
Kürtajın kısıtlanması veya yasaklanması cinsiyet temelli bir şiddettir. Erkek egemen kodlarla yönetilen devletler, yüz yıllardır kadın bedeni üzerinde söz söyleme, karar verme hakkını kendi tasarrufunda gördü. Kaç çocuk doğuracağımıza, Kürtaj olup-olmayacağımıza, nasıl giyineceğimize karar verdiler. Çok açık ki, biz kadınlar kendi bedenlerimiz ve hayatlarımız üzerinde karar verebilme hakkına sahibiz.
Her birimiz farklı gerekçelerle istemediğimiz bir gebeliği sonlandırmak isteyebiliriz.
Kimimiz doğru bir zamanda olmadığını düşünür,
Kimimiz çocuğa bakacak zamanı olmadığı için,
Kimimiz, doğacak çocuğun fiziksel-zihinsel sağlığından endişe duyduğu için,
Kimimiz bekar anne olmak istemediği için,
Kimimiz de şiddet ve istismar uygulayacağını düşündüğü bir partnere güvenmediği için,
Kimimiz yeteri kadar bir sosyal desteğe sahip olmadığı, ayrılmayı ya da boşanmayı düşündüğü, ensest ya da tecavüz sonucu bir çocuğu büyütmek istemediği için, maddi güvencesinin olmaması gibi pek çok nedenden dolayı, kürtaj olmak isteyebilir.
28 Eylül Güvenli Kürtaj hakkı gününde sokakta gücümüzü gösterelim.
Tüm gerekçelerimize rağmen, Güvenli Kürtaj Hakkımızı hala tam olarak kazanmış değiliz. 28 Eylül uluslararası mücadele gününde, başta Amerika olmak üzere, Avrupa kıtasında, Brezilya’da, Hindistan’da, Ortadoğu’da ve başkaca ülkelerde, Güvenli kürtaja erişim hakkı için taleplerimizi hep birlikte bir kez daha yükseltelim.
Ve diyoruz ki; Hayatımız ve bedenimiz bize aittir. Kürtaj hakkı da, en temel insan haklarından birisidir. Kadın, kendi bedenine sahip çıkma hakkına sahiptir.
Dini gerekçelerle, cinsiyetçi günahkar yaklaşımla, kürtaj karşıtı propaganda ve eylemlerle ayrıştırıcı politikaların malzemesi olmak istemiyoruz.
Kadın bedenini sadece üremeyle ilişkilendiren, cinsiyetçi erkek siyasetcilerin ve kurumların, çağdışı cezalandırma zihniyetinin son bulmasını istiyoruz.
Kürtaj, “mahremiyet hakkı” kapsamında, tüm ülkelerde anayasal bir hak olarak Anayasa’da yer alsın.
Yasal süre, 12-14 hafta tanımı kaldırılsın,
Kamu ve özel sağlık hizmetlerine kolayca erişimi sağlayacak yasal güvenceler sağlansın,
Güvenli Kürtaj, parasız-hijyen ortamda, sağlık merkezlerinde yapılsın.
Kadın sağlığı fonlarına bütçeden pay ayrılsın.
SKB Avrupa olarak, 28 Eylül Kürtaj Hakkı gününde başta kadın örgütleri olmak üzere, partileri, sendikaları, dernekleri, ilerici kurumları ve inisiyatifleri, kişileri birleşik mücadele hattında yanyana durmaya çağırıyoruz. Kadın isyanımızla enternasyonalist dayanışmayı büyütelim.
Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Avrupa











