Kavgada yitirdiğimiz ölümsüzlere atfen düzenlenen Kasım geceleri, 6 Aralık’da Edinburg’da yapılan son geceyle noktalandı. Ay kapsamında “Ölümsüzlerin izinde hep aynı inatla” şiarıyla düzenlenen etkinlikler değişik alanlarda mezar başı anmaları, ölümsüzlerin ailelerine ziyaretler ve onlar için verilen yemekli toplantılara kadar çok geniş yelpazede değişik etkinlikleri de içerdi. Kuşkusuz geceler, etkinliklerin en kitlesel ve kapsamlısı olması itibariyle değerlendirilmesi kaçınılmaz olanların başında geliyor.
Sosyalistlerin çalışmalarının bulunduğu birçok alanda, yaygın gerçekleştirilen gecelere toplamda binlerce kişi katıldı. İdeolojik değerimiz ölümsüzlerin anılması, yaşatılması ve onların mücadelelerine sahip çıkılması çağrısı ve duruşu gecelerde ön planda oldu. Anda yapılan konuşmalar ise şehitleri anmanın anlam ve değerinin yanı sıra içerisinde geçmekte olduğumuz sürecin kısa analizi ve yapılması gerekenlerle birlikte, örgütlenme çağrılarını kapsaması politik yanını oluşturdu. Ölümsüzlere atfen söylenen ve kavgaya çağıran ezgiler ise ideolojinin kültürle harmanlanmasını temsil etti.
Gece katılımcılarının şehit ailelerinin sahneye alındığı her anda yaşadığı yoğun duygu, gecelere katılan kitlelerde ölümsüzlerimiz ve onların ailelerine gösterilen değeri görmek ve anlamak bakımından önemli oldu. Sosyalist gençlerin gecelerle kurduğu ilişki parti kitlesi için güven tazeledi, moral aşıladı. Her koşulda, ölümsüzleri anmak ve kavgalarını kitlelere taşımak için düzenlenmiş olan geceler, kendi devrimci amacına ulaşmış, bir Kasım ayı daha ölümsüzlerimize verilen sözlerin tazelendiği ana dönüşmüştür.
Ancak burada gecelerin en geniş kitleyle buluşması çalışmaları da dahil olmak üzere bazı tespitlerde bulunmak ve sonuçlar çıkartmak önemli.
Her şeyden önce genel olarak bir önceki döneme kıyasla birçok alanda daha fazla katılımın olduğunun altını çizmek gerekir. Benzer sayıda kitle katılımının ya da düşüşün olduğu alanların sayıca birkaçı geçmemesine rağmen -aynı ana denk gelen başkaca etkinlikleri bir yana bırakacak olursak- bu alanlarda yaşanan temel sorunun çalışmaya kilitlenme, kolektif hareket planları yerine bireyselliğin öne çıkması; çağrı, afiş gibi gece ajitasyon ve propaganda materyallerinden gerçek anlamda yararlanmama, kitlelerin bulunduğu ev, işyeri, düğün vb. gibi anların bu kapsamda verimli değerlendirilememiş olmasını sayabiliriz. Yine sosyal medya görsellerinin alanlarda hak ettiği ölçüde değerlendirilememiş olması, paylaşan kişi sayısının birkaçı geçmemesi, güçlerimizde doğru ve etkin sosyal medya kullanım bilincinin zayıflığına işaret etmiştir.
Tartışılmayı hak eden bir başka konu ise geçmişten günümüze varlığını devam ettiren dağıtılan bilet sayısı ve geceye katılan kitle sayısı arasındaki farklılıktır. Konjonktürel politik gelişmeler, faşist sömürgeciliğin tasfiyeci saldırganlığının Türkiyeli ve Kürdistanlı politik göçmen kitlesi üzerindeki olumsuz etkileriyle birlikte, onlarda kendini işin parçası görme halinin zayıfladığını, daha çok da “dayanışmacı” ruh halinin baskın geldiği bir kez daha görüldü. Öncünün bu ruh halini parçalamak için herkesten önce kendi kitlesinden başlayarak, tüm güçlerini partinin direnişçi çizgisine çekme ideolojik çaba ve gayretini arttırması gerekir. Bu görevi yerine getirmek için alanlarda ilk elden geceye katılmamış parti çevre-çeperiyle yüz yüze görüşmeler yaparak, ideolojik bir mücadeleye girmek acil görevler kapsamında görülmelidir.
Geçmişle kıyaslandığında değişik devrimci, demokrat ve yurtsever kesimlerden siper yoldaşlarımızın bu yıl ki gecelere hem kitlesiyle hem de temsilciler düzeyinde katılımda da düşüşün olduğunu gördük. Birleşik mücadelenin geliştirilmesi, birleşik devrimci önderliğin ısrarla inşa edilmesi gerçekliğinin kendisini en fazla dayattığı bir dönemde böyle bir tablonun ortaya çıkmış olması eleştiriyi hak eden bir durumdur. Yerellerde bu tablo eğer davetlerin zamanında verilmesi, muhataplarımızdan beklentilerimizin kendilerine iletilmemiş olması, yani bizden kaynaklı sebeplerden ortaya çıkmışsa özeleştirel yaklaşmak, yok eğer siper yoldaşlarımızın duyarsızlığından kaynaklanmışsa onları özeleştiriye davet etmek devrimci yoldaşlığın gereğidir.
2025 Kasım ayı gece ve etkinliklerinde ortaya çıkan olumlu sonuçları yeni etkinlikler için manivela yapmak kadar, burada ancak birkaçını sıraladığımız yaşanan eksikliklere dönük şimdiden ideolojik, politik ve örgütsel adımlar atmak gelecekte daha etkili ve kitlesel etkinliklerin yolunu döşeyecektir.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 12 Aralık 2025 tarihli Perspektif köşesi











