İsrail Siyonizmi ve İsrail askerleri işkencecidir, tecavüzcüdür, katil ve soykırımcıdır. İsrail askerleri bu işkenceci, alçak yüzünü bu kez Avrupa çapında örgütlü bulunan devrimci ZORA genç kadın örgütü temsilcisi Anna Liedtke yoldaşımıza tecavüz ederek gösterdi.
ZORA genç kadın örgütü, temsilcisini Filistin halkına, Gazze’ye dönük savaşı, soykırımı durdurmak için enternasyonal insani yardım filosu olan Küresel Sumud Filosunun dayanışma gemileri ile geçtiğimiz Eylül, Ekim ayında Gazze’ye gönderdi. Gemideki ZORA, kadın örgütü temsilcisi, gazeteciler, sanatçılar, siyasetçiler, sosyalist aktivistler, ekolojistler, aydınlar, yazarlar ve milletvekilleri Ekim ayında Gazze’ye doğru gemilerle yola çıkmışlardı.
Gazze halkının, Gazzeli kadınların ve çocukların ihtiyaçları ile dolu olan enternasyonal insani yardım gemileri, Özgürlük Filosu İsrail askerleri tarafından havadan ve denizden kuşatılmış, zorla durdurulmuş, gaspedilmiş, içindeki kadın örgütü temsilcileri, gazeteci, siyasetçi, aydın, yazar ve milletvekilleri gözaltına alınarak tutuklanmış, işkencelerden geçirilerek hapishaneye konulmuşlardı. Göz altına alındıkları anda insanlık dışı üst araması, diz çöktürme, kimilerini ayırarak özel şiddet uygulama, fiziki ve psikolojik şiddet, işkence biçimleri uygulandı. Altı günlük hapishane sürecinde ise duvarda yıkılmış Gazze resmine zorla baktırma, gece koğuşlar basılarak uyutmama işkencesi, tek kişilik hücrede kalan erkeklere işkenceler yapıldı. Tüm bu işkenceler karşısında tutsaklar direndiler, hapishanede işkencecilere karşı sessiz kalmadılar protesto eylemleri, kapı vurma eylemleri yaptılar, arkalarında kimseyi bırakmadan gitmeyeceklerini söyleyerek İsrail Siyonizmine karşı direndiler.
Gazze’ye dönük ablukayı denizden kırmak isteyen enternasyonal dayanışmacılar altı gün boyunca işkenceli tutsaklık geçirildiler, ZORA temsilcileri de hapishanede açlık grevine girmişlerdi. Açlık grevinin talepleri politik tutsakların derhal serbest bırakılması, Gazze’de soykırımın durdurulması, ablukanın kaldırılmasıydı.
Ekim ayının ortasında, İsrail’de işkenceli hapishane günlerinin ardından enternasyonal insani yardım dayanışma gemilerinde Sumud Filosunda yer alanların hepsi ve iki ZORA temsilcisi de sınırdışı edilmişlerdi.
İsrail hapishalerinden çıktıktan, sınırdışı edildikten sonra gittikleri her yerde hem kendilerine yapılan işkenceleri, hem de İsrail hapishanelerinde Filistinli tutsakların, kadınların işkence seslerini duyduklarını anlattılar.
Bugüne kadar İsrail hapishanesinde gardiyanların kendisine yaptığı tecavüz işkencesini paylaşamayan ZORA temsilcisi sevgili Anna utanç taraf değiştirsin diyerek 21 Aralık günü Paris’te yapılan Tutsakların Sesi Platformu’nun organize ettiği “Politik Tutsaklarla Uluslararası Dayanışma Konferansı’nda” anlatma cesareti buldu. Tecavüz işkencesinin Gazze’ye gitmeye çalışan Sumud Filo gemilerinin durdurulduğu ve gözaltına alınarak tutuklandıktan sonra önce Ktzi’ot hapishanesine götürüldüklerini, oradan da Givon Gözaltı Merkezine götürüldüğünü, bu süreçte “Aralıksız cinsiyetçi küfürlere, tehditlere, aşağılanmaya ve şiddete maruz kaldım. Ağır silahlı ve maskeli askerlerin gözü önünde, zorla çıplak arama işkencesine direndiğim için siyonist kadın gardiyanlar tarafından tecavüze” uğradığını ifşa etti.
Bu ifşa, tecavüz politikasını boyun eğdirme aracı olarak kullanan İsrail Siyonizminin kadın gardiyanlarının da uygulayabileceği bir silah olarak yaygınlaştığını gösteriyor. Sevgili Anna’ya yapılan cinsel şiddet, tecavüz işkencesi yalnızca kendisine yapılmadığı o hapishanelerde adlarını bilemediğimiz, binlerce Filistinli kadın ve erkek tutsağa yapıldığının ispatıydı.
Bu ifşa, İsrail hapishanelerinde Filistinli politik tutsak kadınlara her gün cinsel şiddetin farklı biçimlerinin pervasızca uygulandığının bir itirafıydı.
İsrail Siyonist devleti tarafından hapishanede tecavüz işkencesine maruz kalan ZORA temsilcisi diyor ki; “Utanması gereken ben değilim, Siyonist devlettir” diyor. Doğru söylüyor. Utanması, lanetlenmesi ve durdurulması gereken İsrail Siyonizmidir.
Utanması ve teşhir edilmesi gereken İsrail Siyonizmine destek veren emperyalist ABD’dir, emperyalist Avrupa devletleridir.
ZORA temsilcisi tecavüz işkencesi karşısında diyor ki; “İrademi asla kıramadılar”. Evet, kıramadılar çünkü, bir kadın olarak kırılamayan onun mücadele iradesidir, kadınların enternasyonal dayanışma iradesidir. Bu irade kırılırsa erkek egemenliğine, zulme ve sömürü düzenine karşı umudun, mücadelenin kırılması demektir. Bu kırılamayan irade İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların, halkların iradesidir. Anna’nın direnişi, Filistinli kadınların, tutsakların direnişidir.
Bu irade, Filistin’i, Gazze’yi işgal ettiği gibi kadınların bedenlerini de işgal ederek ezmeye yok etmeye çalışan İsrail Siyonizmine karşı isyanın iradesidir.
ZORA temsilcisinin dediği gibi; ” Adalet sağlanana kadar durmayacağız. Erkek egemen sisteme ve onun işgalci, sömürgeci uzantılarına karşı savaşmaya devam edeceğiz”
Sosyalist Kadınlar Birliği olarak,
Avrupa’da yaşayan, tüm kadınlara, insanlığa sesleniyoruz!
İsrail Siyonizminin tecavüz işkencesine sessiz kalma! İsrail hapishanelerinde ZORA ve tutsak Filistinli kadınlara ve erkeklere uygulanan tecavüz işkencesine karşı tutum al, her alanda protesto et, farklı mücadele araçları ile dünyaya duyur sessiz kalma!
Tüm kadın örgütlerini, tüm demokratik kitle örgütlerini, partileri, sendikaları, aydınları, yazarları, sanatçıları, milletvekillerini, savaş karşıtlarını, antifaşistleri, insanım diyen herkesi eylemli tutum almaya, mücadeleye çağırıyoruz.
- İsrail devleti ve tecavüzcüler yargılansın!
- Alman devleti, Alman vatandaşı olan Anna’ya yapılan bu cinsel şiddete, tecavüze karşı resmi işlemler başlatsın!
- Filistinli tutsaklar serbest bırakılsın, Gazze’deki abluka dağıtılsın, katliamlar durdurulsun!
- Filistinli Kadınlar Yalnız Değildir! Yaşasın Kadın Dayanışması!
Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Avrupa











