İsviçre’nin Basel kentinde ADGB’nin çağrısı ile Aralık ayı katliamları nedeniyle Kürt toplum merkezinde panel ve anma etkinliği düzenlendi.
Anma katliamlarda hayatını kaybedenler adına yapılan saygı duruşu başladı. Ardından Maraş, hapishaneler ve Roboski katliamlarını anlatan kısa sinevizyon gösterimi yapıldı.
Maraş katliamı ile ilgili yapılan sunumda Maraş katliamının bir soykırım olduğu ve hâlâ bu soykırımın etkilerinin devam ettiği belirtilerek devlet eliyle organize edilen bu katliamda halkın gerici, ırkçı ve dini duyguları kullanılarak canice katliamlar yapıldığı ve bir insanlık suçu işlendiği dile getirildi. Bu tür katliamları bir daha yaşamamak için toplumun örgütlenmesinin zorunluluğuna dikkat çekildi. Aynı zamanda bugün bu gerici dindar eğitim sistemi ile yeni katliamlar yaşanabileceği belirtildi.
19 Aralık hapishane katliamı üzerine söz alan AVEG-KON eşbaşkanı Esra Asiye Güden şunları söyledi:
“Faşist devletin dışarda, işkenceyle teslim alamadığı ve katledemediği devrimcileri ve devrimci kadroları içerde yalnızlaştırıp F tipi hücrelere götürerek katletmek istemesiyle bu katliamlar yaşanmıştır. Bu durumun bir tarafı katliam olurken diğer tarafı ise direniştir. Faşist devletin tüm saldırılarına karşı hücre hücre direnen devrimciler vardı. Bedenlerinden başka direniş araçları yoktu. Bugün aynı katliamların hazırlığı kuyu tipi hapishanelerde devrimcilere karşı yapılmak istenmektedir. Bu nedenle 21 -22 Aralık’ta TSP Tarafından Paris’te düzenlenen Uluslararası Tutsaklarla Dayanışma Konferansında dünyanın her yerinde, İsrail’de, Hindistan’da faşist iktidarlar, devrimci tutsaklara karşı aynı yöntemleri uyguladığı dile getirilmiş ve bu nedenle enternasyonal dayanışma çağrısı yapılmıştır.”
Daha sonra söz alan eski HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, “2011 yılında devlet eliyle gerçekleştirilen Roboski katliamı devletin Kürt halkına olan duruşudur. Her on yılda bir katliamların olması devletin tekçi anlayışın bir sonucudur” dedi.











