Vahşi erkek egemen kapitalizmin iktidarı faşist AKP-MHP ve Hizbullah kontra çetesi Hüda-Par Türkiye ve Kürdistan’da işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, çocukların ve onurlu ezilenlerin düşmanlarıdırlar.
Faşist şef Recep Tayyip Erdoğan ve Bahçeli zatları, iktidarı gasp ettiklerinden bu yana, kadınlara yönelik bir cins kırımı başlattılar. Kürt kadın önderlerinden Leyla Zana şahsında Türkiye ve Kürdistan’da işçi, emekçi, devrimci, sosyalist, aydın, gazeteci kadınları, ezilen kadın cinsini, vahşi erkek egemen sömürgeci kapitalist rejimin faşist saldırı terörünün hedefine koydular.
Kapitalizmin burjuva sınıfı rejimi, işçi sınıfı fabrikalarda, atölyelerde ve inşaatlarda çalışırken can güvenliğini korumak için hiçbir önlemi bilerek, isteyerek almamaktadırlar. Faşist şef Recep Tayyip Erdoğan ve Bahçeli zatları, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin haklı eylem ya da haklarını arama çabalarını, maaşlarını işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin vergileriyle ödediği polisi ve jandarmasıyla bastırmaya çalışmaktalar. Bu güçleri, hırsız, kan emici İslami sermaye patronlarını ve rejimlerini korumak için seferber ediyorlar.
Her şeye vergiler koyarak, yaşamı yaratan işçi sınıfını ve emekçi milyonları, kadınları, gençleri soyuyorlar. Ülkenin yeraltı ve yer üstü zenginliklerini Avrupa ve Amerika’ya, diğer uşağı olduğu Suudi Arabistan vb. gibi ülkelere peşkeş çekmekteler. Türkiye ve Kürdistan’daki ülke zenginliklerinin yüzde biri kan emici patronlara peşkeş çekmekte, halklarımızın yüzde 99’unu sefalete mahkûm etmekteler.
Yaşamı yaratan işçi sınıfını, emekçi milyonları ve MESEM’de, bir işçiye vereceği maaşla dört çocuk çalıştırarak hem köle gibi emeğini çalmakta ve hem de can güvenliğini tehlikeye atarak kölece sömürüyorlar. Kapitalistler, bu kadar vahşi bir şekilde çocukların iş güvenliğini almayarak bir eşya gibi görüp sömürmekte ve yaşamlarını canice tehlikeye atmaktalar. Bu vahşi erkek egemen sömürü, kapitalizmin neoliberal politikaların sonucudur aynı zamanda.
Kapitalist sömürü rejimi, bir avuç asalak burjuvazinin çıkarı için tam bir vahşete dönüşmüş durumda. Bir kıyım makinası gibi insanlığı, ekolojiyi yok etmekte sınır tanımıyor.
Ekonomik ve siyasi krizin faturasını dünya işçi sınıfının, emekçilerin, kadınların, gençlerin, çocukların ve onurlu ezilenlerin sırtına yüklemekte, tümünü açlığa, sefalete itmekte ya da haksız emperyalist çıkar savaşları için piyon olarak kullanmaktadır.
Kapitalizm, kadınların, işçilerin, emekçilerin, çocukların, ezilen halkların ve ekolojinin düşmanıdır. Tüm bu toplumsal katmanlara ve ekolojiye savaş açmış durumdalar. Büyük insanlığın ve ekolojinin katilidirler. Emperyalizmin ömrünü böyle uzatmayı hedefliyorlar.
Yaşamı yaratan işçi sınıfı ve emekçi milyonlar, kadınlar, gençler ve ezilenlerin tümü bu kapitalist ve emperyalist vahşete karşı yan yana gelip, tek yumruk tek barikat olarak örgütlenip, geleceğimizi, devrim ve sosyalizm zaferiyle taçlandırmak zorundayız. Çünkü bu insanlığın ve ekolojinin katili, kapitalist emperyalist sistemi alt etmenin tek yolu devrim ve sosyalizmdir.
Kapitalist rejimin alternatifi olan sosyalizmi kurmak için Marksist Leninist Komünist Parti saflarında örgütlenelim.
Bedia Ergün, Ölüm Orucu Gazisi











