Atılım Viyana
Emperyalist ABD’nin aylardır süren ve Maduro’nun kaçırılması ile sonuçlanan Venezuela kuşatmasına Viyana’da protesto edildi.
3 Ocak’ta emperyalist ABD’nin Venezuela devlet sınırları ihlal edilerek, Maduro’nun kaçırılmasına karşı Viyana’da yürüyüş düzenlendi.
Young Struggle, ZORA ve KOMintern devrimci örgütlerin yer aldığı platform tarafından çağrısı yapılan yürüyüş Sigmund Freud Parkında başladı.
Konuşmalarda Venezuela’ya yapılan saldırının tüm dünya işçi ve emekçilerine yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesi gerekir denilirken, emperyalizme karşı işçi ve emekçilerin ortak enternasyonal direnişinin önemine dikkat çekildi.
ZORA TEMSİLCİSİ: VENEZUELA’DAN ELİNİZİ ÇEKİN
ZORA Viyana adına yapılan konuşmada, ABD’nin kendisini uluslararası alanda “kurtarıcı” ve “ahlaki bir otorite” olarak göstermeye çalıştığı, ancak asıl amacın emperyalist çıkarlarını askeri güç yoluyla dayatmak olduğu ifade edildi. ABD’de iktidarda bulunan yönetimlerin, Demokrat ya da Cumhuriyetçi fark etmeksizin, benzer dış politika yöntemlerini sürdürdüğü vurgulandı.
Konuşmada, jeopolitik güç mücadelelerinin ve doğal kaynaklar üzerindeki çatışmaların sıklıkla demokrasi, özgürlük ve uyuşturucuyla mücadele söylemleriyle gerekçelendirildiği ifade edildi. ABD’nin daha önce farklı ülkelerde uyguladığı politikaların da benzer bir seyir izlediği, önce yalanlara dayalı propagandanın yürütüldüğü, ardından yaptırımların devreye sokulduğu ve son aşamada askeri müdahalelerin gerçekleştirildiği belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıyı Venezuela’daki uyuşturucu ticaretiyle mücadele gerekçesiyle savunduğuna dikkat çekilen konuşmada, bu söylemin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. “Uyuşturucuyla Savaş” politikasının, onlarca yıldır askeri müdahaleleri ve ülkelerin istikrarsızlaştırılmasını meşrulaştırmak için kullanıldığı vurgulandı. Bu politikaların Venezuela işçi ve emekçilerinin koşullarını iyileştirmediği, aksine sivil halk açısından daha fazla yoksulluk, yolsuzluk ve güvensizlik yarattığı dile getirildi.
Açıklamada, söz konusu politikaların insanları korumaya yönelik olmadığı, hükümetleri ve doğal kaynakları kontrol altına almayı hedeflediği savunuldu. ABD makamları tarafından el konulan gemilerin petrol taşıdığı hatırlatılarak, Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasının saldırının arkasındaki temel nedenlerden biri olduğu ifade edildi.
Venezuela’nın uzun süredir ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya olduğu belirtilen konuşmada, bu yaptırımların uyuşturucu ağlarını değil, sağlık sistemini, eğitim kurumlarını, altyapıyı ve halkı hedef aldığı kaydedildi. En ağır bedeli ise işçilerin, yoksulların ve toplumun en kırılgan kesimlerinin ödediği ifade edildi. İlaç kıtlığı, açlık ve yüksek enflasyonun bu politikaların sonucu olduğu vurgulandı.
Konuşmada, Irak, Libya ve Afganistan örnekleri hatırlatılarak, ABD müdahalelerinin ardından bu ülkelerde yıkım, yüksek can kaybı ve siyasi istikrarsızlık yaşandığı belirtildi.
Açıklamanın sonunda, ABD’nin diğer ülkelerin egemenliğini yalnızca kendi çıkarlarına uygun olduğu sürece kabul ettiği savunularak, Venezuela’nın doğal kaynakları üzerindeki kontrolünü koruma isteğinin saldırının temel nedeni olduğu ifade edildi. Konuşma, “Venezuela’dan elinizi çekin” ve “Enternasyonal dayanışma” çağrılarıyla sona erdi.
Konuşmaların ardından ABD Viyana Büyükelçiliği önüne doğru emperyalist saldırganlığa karşı sloganlarla yürüyüşe geçen kitle, yol boyunca enternasyonal dayanışma çağrısı yaptı.
Yürüyüşe ADİF, ATİGF, ADHF, AVEG-KON, KJÖ ve Troçkist örgütler de katıldı. Elçilik önünde yapılan konuşmaların ardından eylem sona erdi.











