Şam Yönetimi’nin Halep’te Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê ile Süryanilerin yoğun olarak
yaşadığı Beni Zeyd’e yönelik sürdürdüğü askeri saldırılar, sivil halkın yaşamını doğrudan hedef alan
ağır bir insanlık suçudur. Tank, top, obüs ve dronlarla gerçekleştirilen bu saldırılar; Türkiye’nin
desteklediği bilinen silahlı grupların da sahada yer almasıyla birlikte, yalnızca Kürt halkını değil
Suriye’nin çok halklı ve çok inançlı toplumsal yapısını hedef almaktadır. 10 Mart Mutabakatı ve 1
Nisan’da yapılan güvenlik düzenlemelerinin fiilen ortadan kaldırılması, 200 bini aşkın sivilin yaşamını
ciddi biçimde tehlikeye atmakta; Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğü açısından da son derece tehlikeli
bir süreci derinleştirmektedir.
Bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzi halkına ve Suriye kıyısında Alevi topluluklara yönelen
girişimlerle birlikte ele alındığında, tekçi ve merkeziyetçi bir rejim dayatmasının zor yoluyla hayata
geçirilmeye çalışıldığını açıkça göstermektedir. Oysa Suriye; Arapların, Kürtlerin, Süryanilerin,
Dürzilerin, Ermenilerin ve farklı inanç topluluklarının ortak vatanıdır. Yeni bir çatışma ve kaos
döngüsünün önüne geçmenin yolu, askeri yöntemlerde değil; tüm halkların demokratik ve eşit haklar
temelinde ortak yönetime katıldığı bir demokratikleşme sürecindedir.
Avrupa Demokratik Güç Birliği olarak, PYD’nin Avrupa genelinde yaptığı dayanışma çağrısını
sahipleniyor; Halep’te sivilleri hedef alan saldırıların derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Avrupa
halklarını ve demokratik çevreleri hükumetlerinin ve AB’nin cihatçı HTŞ’ye verdiği desteği çekmeleri
için baskı yapmaya çağırıyor, Suriye’yi yeni bir çatışma alanına sürükleyecek bu askeri saldırıların
durdurulması için PYD öncülüğünde Avrupa genelinde gerçekleştirilecek dayanışma eylemlerine
katılmaya, Rojava halkının meşru ve demokratik talepleriyle dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz.
Rojava yalnız değildir. Demokratik çözüm, halkların ortak geleceğidir.
Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB)











