Atılım Almanya
Almanya’nın başkenti Berlin’de her yıl on binlerce insanın komünist önderler Karl Liebknecht, Rosa Luxemburg ve Vladimir İlyiç Lenin’i andığı geleneksel LLL Hafta Sonu etkinliği 10 Ocak’ta yapıldı. Almanya’nın dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinden gelen 700 civarında genç etkinliklere katıldı ve önümüzdeki sürece tazelenmiş bir devrimci moralle başlandı. Pazar günkü LLL yürüyüşüne ideolojik olarak hazırlanılmış oldu.

10 Ocak Cumartesi günü Komünist İnşa (Kommunistischer Aufbau) ile MLKP bir araya gelerek LLL yürüyüşü öncesinde seminerler düzenledi.
İlk seminerde Komünist İnşa adına yapılan konuşmada, Alman emperyalizmi analiz edilerek dünyada şu anda emperyalist çıkar çatışmalarının yaşandığı bölgeler ele alındı. Bu bağlamda Tayvan, Venezuela ve Ukrayna örnek olarak zikredildi. Ardından Alman emperyalizminin stratejisi ve zorunlu askerliğin yeniden gündeme getirilmesi tartışıldı. Uluslararası Filistin hareketi ve Almanya’daki öğrenci grevleri gibi çeşitli hareketler, günümüzün önemli anti-militarist mücadeleleri olarak değerlendirildi.
Daha sonra Marksist Teori dergisi, “Kaos, savaşlar, devrim ve Ortadoğu” başlığıyla bir seminer gerçekleştirdi. Başlangıçta 7 Ekim’den hareketle Ortadoğu’nun planlanan emperyalist yeniden dizaynı analiz edildi. O tarihten bu yana yalnızca Gazze’de bir soykırım işlenmediği, aynı zamanda Batı emperyalizminin saldırılarıyla İran ve direniş ekseninin de hedef alındığı ifade edildi. İran rejiminin, işçi ve ezilenlerin protestoları nedeniyle bugün son yıllara kıyasla daha zayıf bir konumda olduğu belirtildi. Özellikle Belucistan ve Doğu Kürdistan halklarının, sahip oldukları deneyim ve militanlıkla rejimin geriletilmesinde önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Sunumda İran’ın bugün demokratik bir devrimin eşiğinde olduğu tespiti yapıldı. Rojava bağlamında ise HTŞ çetelerinin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları da gündeme getirildi.
Ardından Sosyalist Kadın dergisi ve Komünist İnşa’dan iki konuşmacı, 21. yüzyılda komünistlerin görevleri üzerine bir tartışma yürüttü. İlk olarak Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg’un oportünizme karşı devrimci tutumları öne çıkarıldı. Daha sonra günümüzde mücadelenin yürütüldüğü koşullar analiz edildi. Buna Filipinler’deki devrimci güçlere yönelik saldırılar ya da silahlı direnişin tasfiyesi gibi örnekler dâhil edildi. Özellikle “umut” konusu tartışıldı. Bir konuşmacı şunları söyledi:
“Umut, değişime inanmaktır. Umudu olmayan, bir şeylerin değişebileceğine inanmaz. Bu tutum Marksist değildir.”
Son olarak Komünist İnşa’nın 5. Kongresi ve MLKP’nin 8. Avrupa Konferansı selamlandı.
Akşam saatlerinde bir kültür programı düzenlendi. Programın başında Karl ve Rosa’nın yanı sıra Rojava‘da ölümsüzleşen Ivana Hoffmann anısına Alman işçi şarkıları söylendi. Ardından Komünist İnşa adına yapılan konuşmada, her insanın devrimci mücadelenin bir parçası olabileceğini ve en küçük görevle bile bu mücadeleyi ileri taşıyabileceği vurgulandı. Daha sonra Grup Vardiya sahne aldı ve halaylar eşliğinde marşlar seslendirdi. Kalabalık, “Umut dimdik ayakta” ve “Berxwedan Jiyan e” gibi sloganları hep birlikte eşlik etti.
Komünist Gençlik Örgütü (KGÖ) adına yapılan konuşmada, geçtiğimiz yıl emperyalist burjuvazi tarafından gerçekleştirilen saldırılar ve bu saldırıları verilen devrimci yanıtlar ele alındı.
Etkinlikler, devrimci rap müziğiyle sona erdi.












