Atılım Köln
Almanya’nın Köln kentinde, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar ve People’s Bridge sözcüsü Murat Okundu’nun katılımıyla, “Rojava Devrimi’nin Savunulmasında Mücadele Görevlerimiz” başlığıyla panel düzenlendi.
Rojava’da ölümsüzleşenler adına yapılan saygı duruşuyla başlayan panelde ilk olarak Sezin Uçar söz aldı.
Uçar yaptığı konuşmada, Rojava’ya yönelik güncel saldırıları ve Suriye’deki gelişmeleri, tarihsel arka planıyla ele almak gerektiğine dikkat çekti. Özellikle 7 Ekim Aksa Tufanı direniş hamlesinin ardından Siyonist İsrail’in başlattığı soykırım saldırısının ve siyonist saldırganlığın, Ortadoğu’daki güç ilişkilerini de değiştirdiğine, Gazze’de süregelen soykırımın, Lübnan’a yönelik siyonist yayılmacılık saldırılarıyla devam ettiğine ve en sonunda Suriye’de Esad rejiminin devrilmesiyle sürdüğüne değindi. HTŞ çetelerinin iktidara gelişinin, bu bakımıyla ABD-İsrail tarafından dolaysız bir biçimde planlanıp yürütüldüğünün, HTŞ’nin daha en baştan ABD ve İsrail’in desteğini aldığı vurguladı.
Rojava devriminin tasfiyesi amacıyla ve bölgede değişen dinamiklerin ışığında Türk devletinin İmralı’ya gitmek zorunda kaldığına da değinen Uçar, bugün de müzakerelerin temel konusunun Rojava devrimi olduğuna dikkat çekti. Bugün Rojava devriminin, sadece Kürtlerin bir meselesi olmadığına, bölgedeki ve dünyadaki bütün halkların meselesi olduğuna dikkat çekerek, bu bilinçle Rojava devriminin sahiplenilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Daha sonra, Murat Okundu söz aldı. Yaptığı konuşmada Okundu, Avrupa’da Rojava’yla dayanışma hareketinin dünü ve bugününden bahsetti. Emperyalizm tarafından beslenen ve destek verilen, fakat emperyalistlerin çıkarlarına ters düştüğü andan itibaren düşman ilan edilen IŞİD’in, Ortadoğu’nun yanı sıra Avrupa’da da katliamlar gerçekleştirdiğini, ve bölgede IŞİD’e karşı savaşan güç olarak Kürtlerin Avrupa’da da bu bağlamda ezilenler ve emekçiler bakımından sempati ve destek gördüğü belirtilirken, başlangıç döneminde Rojava’yla enternasyonal dayanışmanın da bu şekilde cisimleştiğine değindi. Anarşistlerden Marksist-Leninistlere, liberallerden sosyal demokratlara kadar toplumun çok farklı kesimlerinin Rojava’yla aktif dayanışma içinde olduğu dönemin en üst noktasının 2014-2015 Kobanê direnişi süreci olduğunun altı çizilirken, dünya genelinde milyonlarca insanın sokaklara çıktığı ve çeşitli eylem biçimlerinin kitlesel bir şekilde kullanıldığı kaydedildi.
Bugünkü durumda Avrupa kentlerinde yeniden kitlelerin sokağa çıkmasını, Kobanê direnişi sürecini hatırlattığı ve bu yöne doğru ilerleme potansiyelinin de açıkça var olduğunu belirten Okundu, Rojava devriminin savunulmasının bir yanının da enternasyonal dayanışma olduğuna, her yerde örgütlülüğü yükselterek dayanışmayı büyütmenin zorunluluğuna dikkat çekti.
Dinleyenlerden gelen soruların ardından panel sona erdi.











