Atılım Paris
Fransa’nın başkenti Paris’te çalışmalarını sürdüren ACTIT derneği ‘Rojava Devrimi’nin savunulması ve mücadele görevlerimiz’ başlıklı bir panel düzenlendi.
AVEG-KON’a bağlı çalışmalarını sürdüren ACTIT lokalinde gerçekleştirilen panele ESP Eşgenel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar ve AVEG-KON Eşbaşkanı Esra Asiye Güden konuşmacı olarak katıldı.
Rojava’da ölümsüzleşenler adına yapılan saygı duruşu sonrasında ilk sözü ESP Eşgenel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar aldı. Uçar, Rojava Devrimi’nin, Ortadoğu’nun emperyalist planlarla yeniden şekillendirilmesine karşı ortaya çıkan halkçı ve demokratik alternatiflerden biri olduğunu belirterek, bu nedenle sürekli saldırı ve kuşatma altında tutulduğunu söyledi. Rojava’ya yönelik askeri, siyasi ve ekonomik baskıların; ABD, bölgesel güçler ve işbirlikçi yapıların ortaklaşan çıkarları doğrultusunda yürütüldüğüne dikkat çekti.
Uçar sözlerine şöyle devam etti:
“2008 ekonomik krizinin ardından Ortadoğu’da toplumsal gerilimlerin arttığı, 2010’da Tunus’ta başlayan ayaklanmalar bölgeye yayıldı. Ortadoğu’nun bağrında yeşeren; demokratik, halkçı, kadın özgürlükçü Rojava devriminin boğulması demek, Türkiye’de işçi sınıfı, kadınlar, Aleviler ve tüm ezilen kesimler için de daha çok yoksulluk, sömürü, şiddet ve baskı demektir. Bu nedenle sosyalistler olarak tüm gücümüzle Rojava devrimini ve devrimin kazanımlarını savunmalıyız.”
Daha sonra söz alan AVEG-KON Eşbaşkanı Esra Asiye Güden Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetiminin ve özellikle Rojava’nın tasfiye edilmesi saldırısının adım adım örgütlendiğini, Şam’a DAİŞ artığı cihatçı çeteler koalisyonu olan HTŞ’nin atanıp iktidarın katiller sürüsünün başı Colani’ye teslim edilmesiyle, Rojava devriminin tasfiye sürecinin başladığını belirtti.
Güden sözlerine şöyle devam etti:
“Yeni bir emperyalist savaş hazırlıklarının sürdüğü bu aşamada devrimci odakların saldırı ve tasfiye altında olduğunu görüyoruz. Filipinler, Hindistan, Türkiye ve Kürdistan’da emperyalistlerin baş mimarlığında işbirlikçi devletler eliyle gerçekleşen katliam ve saldırılar bir saflaşmanın da göstergesidir. Bugün ezilen ve sömürülen milyonlar ile emperyalistler ve bağlı işbirlikçileri ayrı saflardadır. Bugün Rojava devrimini yok etmek için her yolu kullanmaktan geri durmayan sömürgeci Türk burjuva devleti, DAİŞ’in dönüştürülmüş hali olan cihatçı HTŞ eliyle Rojava halklarına dönük katliamlar, devrimi tasfiye etme saldırılarını icazet aldığı ABD-Trump yönetiminin sevkiyle gerçekleştiriyor. Gazze’ de olduğu gibi şimdi Kobanê’de halkı açlığa ve susuzluğa mahkum ediyor. Tüm saldırılara karşı direnişçi halkların intifada-serhildan şiarı hâlâ devrimi koparıp alma şiarımız olarak ses veriyor. Nusaybin’de, Duhok’ta sınırları aşan cüret bunu gösteriyor.’ dedi.
Panelde ayrıca Avrupa ülkelerinde yürütülecek enternasyonalist mücadele görevleri de gündemleşti.
Katılımcıların söz alarak görüşlerini belirtmesi ve soruların yanıtlanması ile panel sona erdi.











