6 Ocak’ta sömürgeci faşist rejim destekli HTŞ çetelerinin Rojava devrimini tasfiye etmek için başlatmış olduğu saldırılar devam ediyor. Devrimin ana merkez üslerine çekilmesiyle birlikte HTŞ çeteleri başta Kobanê olmak üzere, ağırlıklı olarak Kürt halkımızın bulunduğu Heseke, Kamışlo vb. bölgeleri sarmış durumda. DAİŞ artığı çetelerin tüm insanlık dışı uygulamalarına, katliamlarına rağmen Doğu ve Kuzeydoğu Suriye’de yaşayan ve Rojava devrimi kazanımlarına, kadın devrimine sahip çıkan Kürt, Arap, Ezidi, Süryani, Hristiyan vd. halklarımız, belirgin güç eşitsizliğine rağmen baş eğmez direnişine devam ediyor.
Rojava devrimi kazanımlarını en ön cephelerde savunan halklarımızın boyun eğmeyen bu direnişi, başta dört parça Kürdistan olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde ayağa kalkan Kürt halkı, sosyalistler, devrimciler, ilericiler tarafından, saldırıların başladığı ilk andan itibaren selamlanıyor, HTŞ katliamları lanetleniyor. Süreklileşen eylemlerle Rojava devrimi etrafında, sınırları pek çok ülkeye yayılan bir direniş hattı örülüyor.
Kuşkusuz DAİŞ artığı HTŞ çeteleri söz konusu saldırılarını en başta sömürgeci faşist Türk devleti, emperyalist ABD, AB ve Siyonist İsrail’den aldığı açık veya örtük destekler üzerinde yürütüyor. Burada faşist Türk devleti her düzeyde ve biçimde HTŞ çetelerini destekleyip Rojava devrimine karşı tasfiyeyi örgütlerken, sözde ateşkese rağmen kesilmeyen HTŞ saldırılarının SDG güçleri tarafından kırıldığı her durumda şimdilik obüs, İHA ve SİHA saldırılarıyla; Kobanê ve diğer bölgelerin kuşatma altında tutulması, halklarımızın açlık, susuzluk ve karakışa mahkum edilmesi yoluyla söz konusu saldırganlığın baş sorumlusu konumunda yer almaktadır.
Emperyalist ABD, AB ve Siyonist İsrail ise 6 Ocak’ta Paris’te yapılan toplantıyla Rojava devriminin boğulmasında karar kılarak, HTŞ saldırılarına yeşil ışık yaktılar. Böylelikle dünün teröristi Colani, bir kez daha, fakat bu kez emperyalistlerin, sömürgecilerin ve siyonistlerin çıkarları için katliam gerçekleştirmeye cesaretlendirilmiş oldu.
DAİŞ’e karşı mücadelede emperyalistler ve siyonistler tarafından düne kadar övülerek göklere çıkartılan Kürtler, bugün Trump’ın ağzından “melek” olmamakla, “DAİŞ’ten de tehlikeli olmakla” suçlanır olurken, başta Fransa ve Almanya olmak üzere AB emperyalistleri de ABD’nin yeni Suriye politikasının arkasında durarak, HTŞ’yle saf tutmaktan geri durmadılar.
Dolayısıyla, tüm batı emperyalistlerinin, bölge gerici devletleriyle birlikte Rojava devrimine karşı HTŞ eliyle taarruza geçtiği bu günlerde, Rojava devriminin savunulması etrafında örülen halk seferberliği, enternasyonal mücadele tüm alanlarda olduğu gibi yaşadığımız Avrupa ülkelerinde de karşıdevrime karşı yürünecek yolu gösteriyor.
Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde içerisinde Young Struggle, ZORA ve People’s Bridge gibi sosyalist gençlik örgütleri, enternasyonalistler ve Rojava dayanışma inisiyatiflerinin oluşturmuş olduğu ve Kobanê kuşatmasını kırma hedefiyle örgütlenen People’s Karavan, tıpkı Gazze’ye dönük siyonist kuşatmayı kırmak için düzenlenen Sumud Flotilla’sı gibi yürünecek hatta ışık tutmakta.
Bugün Rojava devrimi kazanımlarına sahip çıkmak, Doğu ve Kuzeydoğu Suriye halklarına dönük başlatılan karşıdevrimci savaşa karşı durmanın bir yanı elde silah Rojava mevzilerinde konumlanmaksa, diğer yanı da bu direniş etrafında daha sıkı örülecek enternasyonal dayanışma ve mücadeledir. Emperyalist planları deşifre etmek, Avrupa işçi ve emekçilerinin yürütülen kirli savaşa karşı öfkesini sokağa dökmek için envai çeşit araçların devreye sokulması, dar ya da kitlesel eylemlerin süreklileştirilmesi, yasal, fiili meşru mücadele araç ve yöntemlerinin gün gün örgütlenmesinden geçmektedir. Unutulmamalıdır ki olağanüstü zamanlar kendimizi ona göre örgütleme, kurgulama, eylem ve kararlığı gerektirir.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 30 Ocak 2025 tarihli Perspektif köşesi











