Cenevre ve Basel’de sosyalistlere yönelik saldırılar protesto edildi
Atılım İsviçre
İsviçre’nin Cenevre ve Basel kentlerinde, Türkiye’de aralarında ESP, SGDF, SKM, Polen Ekoloji, DİSK/Limter-İş ve BEKSAV’ın olduğu sosyalist örgüt ve kurumlara yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama saldırıları protesto edildi.
CENEVRE
İGİF, SKB, YS, KCDK-S, SYKP, FEDA, İTİF, ADDKİ/ADKM ve ATİK–İDHF’nin çağrısıyla Cenevre büyük postane önünde eylem gerçekleştirildi. Yapılan basın açıklamada, faşist şeflik rejiminin işçi ve emekçilere, ezilenlere ve onların politik öncülerine yönelik saldırılarını sürdürdüğü ifade edildi.
İGİF adına yapılan konuşmada, sosyalistlere dönük saldırıların işçi sınıfı ve ezilenlere duyulan korkunun bir göstergesi olduğu vurgulanarak, faşizmin birleşik mücadeleyi bastırmayı hedeflediği belirtildi. Tüm demokratik ve ilerici güçlere saldırılara karşı direnişi büyütme çağrısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca; Gezi ve Gazi direnişlerinden Kobanê’ye uzanan mücadele hattında yer alan ESP’lilerin, Suruç’ta katledilenlerin yoldaşları SGDF’lilerin, Rojin Kabaiş’in katillerinin cezalandırılmasını talep eden SKM’lilerin, doğa talanına karşı mücadele eden Polen Ekoloji yöneticilerinin, devrimci sanattan taviz vermeyen BEKSAV yöneticilerinin, Rojava devrimini savunan sosyalistlerin, işçi ve emekçilerin sesini duyuran ETHA emekçilerinin ve her gün direnen işçilerin yanında yer alan DİSK/Limter-İş yöneticilerinin hedef alındığına dikkat çekildi. Bu saldırıların aynı zamanda erkek egemen sisteme karşı mücadele eden herkese yöneldiği ifade edildi.
Eylem, Fransızca açıklamanın okunmasının ardından “Yaşasın devrimci dayanışma” ve “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloganlarıyla sona erdi.
BASEL
Basel’de gerçekleştirilen eyleme İGİF, SKB, YS, TSP, KCDK-S, SYKP, İTİF, ADDKİ/ADKM, ATİK–İDHF, BİR-KAR, PDD ve DİDF katıldı. Kurumlar bayrak ve pankartlarla tepkilerini dile getirdi.

Eylemde söz alan BİR-KAR, İTİF, PDD ve KCDK-S temsilcileri, gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama saldırılarını kınadı. İGİF adına yapılan konuşmada, faşist şeflik rejiminin kapsamlı bir devlet terörü uyguladığı belirtilerek, bu saldırıların tüm emekçi sol güçlere, sosyalistlere ve demokratik kamuoyuna yönelik bir gözdağı olduğu ifade edildi.
Konuşmalarda, söz konusu saldırıların faşist rejiminin “iç cepheyi güçlendirme” siyaseti kapsamında, muhalefeti susturma ve devrimci hareketi tasfiye etmeyi hedeflediği vurgulandı. ESP ve diğer sosyalist kurumlara yönelik saldırıların, Rojava devrimini yıkma politikasının bir uzantısı olduğu belirtilerek, devrimin en kararlı savunucularının hedef alındığı ifade edildi.
Faşist devlet terörünün hiçbir meşruiyetinin olmadığına dikkat çekilen konuşmalarda, “terörsüz Türkiye” söylemi altında devrimci hareketin bastırılmak istendiği vurgulandı. Eylemin zamanlamasının 8 Mart, Newroz, 1 Mayıs ve NATO zirvesi süreciyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
Eylem Almanca açıklamanın okunmasının ardından “Yaşasın devrimci dayanışma” ve “Yaşasın enternasyonal dayanışma” sloganlarıyla sonlandırıldı.











