Atılım Lyon
Sosyalist gençlik örgütü Younge Struggle Lyon’da Rojava devrimi ve sosyalistlere özgürlük başlıklı bir panel düzenledi.
Panele, Güncel durum – Suriye’nin Kuzeydoğusunda ne oluyor? Kürt halkının ve Kürdistan’ın hikayesi, Suriye’deki iç savaş, Rojava’nın devrimsel deneyiminin beşiği, Demokratik devrimin kazanımları başlıkları altında düzenlendi.
Gerçekleştirilen sunumlarda Rojava‘daki devrimin oluşum koşulları ve niteliği aktarıldı.
Güncel olarak, bugün Rojava devriminin başta ABD, İsrail ve Avrupa emperyalistleri ve bölge gerici ülkeleri Katar, Suudi Arabistan, özellikle Türkiye destekli cihadist çeteler tarafından boğulmaya, yok edilmeye çalışıldığı aktarıldı.
Konuşmalarda, “Bugün buradan biz devrimcilere, sosyalistlere düşen görev YPG, YPJ, TKŞ, JKŞ Enternasyonalist Tabura ve devrimci savaşçılara sahip çıkmak, Rojava devrimini savunmak ve Rojava’ya statü şiarını yükseltmektir” vurgusu yapıldı.
Konuşmalarda, ESP’ye yönelik siyasi soykırım operasyonları da gündeme taşındı.
ESP’ye yönelik tutuklama terörü protesto edildi ve şunlar kaydedildi:
“Bugün Türkiye Metropollerinde, içinden geçtiğimiz süreçte ezilen halkların, işçilerin ve kadınların sesi olan ESP tasfiye edilmek isteniyor. Faşist rejim bir yandan ‘çözüm süreci’ söylemleriyle direnişçi kuvvetleri bir bekletme, çözme ve çürütme koridoruna hapsetmeye çalışırken, diğer yandan Rojava devrimine askeri-politik taktikler eşliğinde emperyalistler ve HTŞ çeteleri ile işbirlikçi temelde saldırı ve kuşatmalar ile tasfiye dayatılıyorken, Batı metropollerinde devrimci ve sosyalistlere dönük ajanlaştırma girişimleri, gözaltı ve tutuklama saldırıları hızını kesmeden devam ettiriliyor.
“Elbette ki bu saldırıların başat sebebi sosyalist, komünist öncünün onurlu bir barış talebidir. Ulusal barış talebi karşısında tasfiyeci, bireysel kültürel haklar düzleminde kırıntılarla oyalayıcı manevralarla nefeslenmek ve bir tarafta Rojava Kürdistanı’nı tasfiye etmeye çalışan Türk burjuva kesimleri ve emperyalist güçlerin yerine, Türkiye cephesinde işçi- emekçi- ezilen kesimlerin muhataplığının geliştirilmesi, bu güçlerin siyasi örgütlenmesinin, cepheleşmesinin ve birliğinin sağlanması talebidir.
“Diğer yandan 7-8 Temmuz’da Türkiye’de gerçekleştirilecek olan NATO zirvesinin, sokaktan tek bir muhalif ses çıkmayacak şekilde gerçekleşmesini istedikleri açıktır. Tarih şahittir ki 28-29 Haziran 2004 tarihli zirveleri yapılan eylemliliklerle kendilerine dar edilmiştir. Yine yaklaşan Newroz, 1 Mayıs, Gezi direnişi bir dizi gündem olarak önümüzde duruyor.”
Yaklaşık üç saat süren panel soru ve cevaplarla sonlandırıldı.











