ABD emperyalizmi uzun süredir askeri yığınaklarla sürdürdüğü İran’a yönelik tehditlerini, Ortadoğu’daki ileri karakolu İsrail’i de yanına alarak doğrudan saldırganlığa dönüştürdü. Ortadoğu’da başlayan saldırılar, İran’a karşı açılan yeni bir cephe genişletildi. Suriye ile başlayan, İsrail’in Filistin’e yönelik soykırımcı saldırganlığı ve Lübnan’a dönük kuşatmayla büyüyen siyonist-emperyalist saldırganlık, Ortadoğu halklarını her geçen gün daha fazla yıkıma ve sömürüye maruz bırakıyor.
Bu savaşın, 3. emperyalist paylaşım savaşının bir hazırlık ve giriş cephesi olduğu tartışmasız bir gerçektir. ABD emperyalizmi ve emperyalist ortakları Ortadoğu’yu dünya tekellerinin çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemek istiyor. Ortadoğu, petrol, doğalgaz rezervleri ve ticaret yolları üzerindeki stratejik konumu nedeniyle emperyalist rekabetin başlıca alanlarından biridir.
Tam da rekabetin kızıştığı bu anda ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı emperyalist ve siyonist bir saldırıdır. ABD ve İsrail soykırımcı, işgalci devletler olarak tüm bölge halkları için tehdittir. Öte tarafta İran da sömürgeci bir bölge devleti olarak bölgede yayılmacı ve hegemonyacı bir pratik izlemektedir. İran da siyonist İsrail ve ABD emperyalistleri gibi halk düşmanı, gerici bir devlettir.
Emperyalistlerin ve siyonistlerin saldırılarına karşı, işçi sınıfı ve ezilenler, İran faşist molla rejiminin yanında yer alamaz. İran molla rejimi Kürdistan’ı, Belucistan’ı sömürgeci boyunduruk altında tutmaktadır. İran işçi ve emekçileri on yıllardır pervasız bir terör altında inim inim inlemektedir. İran’daki kadınlar, gerici molla rejiminin ağır sömürü ve baskısı altındadır. ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi ile tutuştuğu savaş İran faşist molla rejiminin niteliğini aklamayacaktır.
Bugün 3. paylaşım savaşının jeopolitik adımlarından ve boyutlarından biri olarak karşımıza çıkan İran’a yönelik saldırganlık, savaşın iki tarafının da gerici olduğu gerçeğini değiştirmez bir açıklıktadır. Egemenlerin yenilgisi ve halkların kazanması için İran halkları kendi bağımsız politik eylemini yükseltmeli, halkların birleşik cephesinde saflaşarak emperyalist ve siyonist saldırıya karşı durmalıdır. Faşist molla rejiminin varlığını korumayı amaçlayan milliyetçiliğe dayalı egemenlerin demagojilerine kanmamalı ve geçit verilmemelidir.
Emperyalist ABD, saldırganlığını “özgürlük ve demokrasi” söylemiyle perdelemeye çalışmaktadır. Ancak bu perdenin ardında daha fazla yıkım, daha fazla kan ve gözyaşı bulunuyor. Trump’ın “ABD çıkarları” dediği şey; halkların ucuz emek gücü haline getirilmesi, enerji ve petrol kaynaklarının yağmalanmasıdır.
İran, Rojhilat ve Belucistan halkları ABD ve İsrail saldırılarına, katliamlara, savaş kışkırtıcılığına karşı İran’da, Rojhilat’ta, Belucistan’da özgürlük eylemleri için sokakları tutarken, biz Avrupa’da bulunan işçi ve emekçi göçmenler dayanışma eylemlerinde yer alalım. İran’a bombalar yağdıran emekçi halkların düşmanı, savaş suçlusu ABD-İsrail blokuna karşı olduğu gibi bir devlet terörü, işkence, hapishane ve idam makinasına dönüşmüş bulunan kapitalist, sömürgeci ve erkek egemen politik islamcı molla rejimine karşı da mücadeleyi yükseltelim.
Emperyalist-siyonist saldırılara karşı İran halkının özgürlük mücadelesinin yanındayız!
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON)











