“Eva ve Ahmet Nerede İnsiyatifi” Eva ve Ahmet’in yoldaşları ve Eva’nın ailesiyle birlikte haftalardır Avrupa’nın kent meydanları ve sokaklar başta gelmek üzere çok değişik biçim ve yöntemlerle çalışmasını yükseltti. Eva ve Ahmet’in akıbetini büyük bir devrimci ısrarla bıkmadan usanmadan Alman devletinin ilişkili olduğu Suriye HTŞ rejiminden sormasını istedi. Eva ve Ahmet şahsında tüm kaçırılan Rojavalı gazeteci, savaşçı ve sivil halkın akıbetlerinin açıklanarak sağ salim ailelerine kavuşturulması talebini yükseltti. Bu umut ve direnç yüklü devrimci ısrar sonuç verdi. Eva’nın Şam hapishanesinde tutulduğu açıklandı, oluşturulan bir heyetin bizzat Eva’yı görmeye giderek hapishane koşulları, kişisel sağlığı hakkında bilgi sunulmuş oldu. Yüreği ve aklı Eva, Ahmet başta olmak üzere faşist HTŞ rejimi ve değişik çetelerin esareti altında tutulanlarda olanların ancak dirençli bir mücadeleyle mutlaka kazanımlar elde edilebileceğine dair inancı perçinlendi.
“Eva ve Ahmed Nerede?” haykırışını yükselten sosyalist ve enternasyonal devrimciler kayıplar mücadelesinin ciddi deneyimlerin gücüyle yürüdü. Plaza De Mayo Annelerinden Cumartesi Annelerine, Hasan Ocak’tan Gökhan Güneş’e çok değişik mücadele dinamiklerinin kuvvetiyle belleğini oluşturarak bugüne gelindi. Böylesi başarılı bir kampanya sayesinde Eva hakkında somut bilgiye erişildi ve mücadelenin ilk etabı böyle geçildi.
Anne R. Michelmann’ın Etkin Haber Ajansı’na verdiği röportajdan kızı Eva’nın adil bir dünya özlemine, kadın eşitliği ve özgürlüğüne olan tutkusuna, halkların özgürce kendi dillerinde ve kültürlerinde birlikte yaşam hakkına dair duygu ve düşüncelerini öğrendik. Bugün Eva şahsında tüm kaçırılan, tecrit edilen tutsaklara özgürlük istemek emperyalist-siyonist saldırganlık ve işgallere, sömürgeciliğe, faşizme ve politik islamcı erkek egemen rejimlere karşı enternasyonalist mücadeleyi büyütmek demektir. Eva’nın özgürlüğünü istemek erkek egemen sermaye düzeninin kadın emeğinin ucuz, güvencesiz, esnek sömürüsü karşısında isyan etmektir, eşit işe eşit ücret talebini; kadın katliamları ve erkek şiddetine karşı özsavunmayı yükseltmektir. Binbir emekle yaratılmış Rojava kadın devrimi kazanımlarını ikircimsiz savunmaktır.
1 Mayıs’ta sosyalist kadınlar olarak Eva’nın cüretli mücadelesini omuz başımızda hissedelim. Eva’nın savaşsız, sömürüsüz, eşit, kadın özgürlükçü ve doğayla uyumlu dünya özlemini onun sesi ve soluğuyla sloganlaştıralım.
Avrupa’nın değişik kentlerinde 1 Mayıs yürüyüşlerinde, meydanlarında, kürsülerinde “Eva’ya Özgürlük” talebimizi dövizlerimize, pankartlarımıza daha yaygın ve görünür işleyelim.
Eva’nın Şam hapishanesinde haftalarca tecrit altında tutulduğunu fakat büyük bir kadın iradesi ve direnciyle yaşama tutunduğunu biliyoruz artık. Şimdi “Eva’ya Özgürlük” talebimizi kampanyanın başarısını arkalayarak daha güçlü yükselteceğiz. Sosyalist kadınlar olarak Avrupa’da 1 Mayıs gününden haftalık eylemlere kadar her yerde, kampanyanın özgürlük etabına tüm enerjimizle katılacağız. Şimdi “Eva’ya Özgürlük” şiarını daha büyük bir tutkuyla yükseltme zamanı.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 1 Mayıs 2026 2024 tarihli Sosyalist Kadın köşesi











