Uzun zamandır mültecilerin, savaş mağdurlarının ve göçmenlerin Yunanistan’daki yaşam ve sığınma alanı olan Prosfygika Mahallesi, Miçotakis hükümeti tarafından yıkılma saldırıları ile yüz yüze.
Aleksandras Bulvarı Prosfygika İşgal Topluluğu üyelerinin de bulunduğu bu alanda 400’den fazla kişi yaşıyor. Miçotakis hükümeti ‘kamu yararına kentsel dönüşüm’ maskesiyle burada yaşayan mülteciler ve evsiz işgalcileri zorla çıkartmaya çalışıyor. Hatta bu saldırının resmileşmesi çin 864/16-6-2025 sayılı bir sözleşme kararı çıkartarak Yunan halkına bu saldırganlığın yasal zemini olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Tüm saldırganlığa karşı burada yaşayan topluluk üyeleri direnişini sürdürürken, Aristotelis Hantzis’de 5 Şubat 2026’dan bu yana ölüm orucuna başlamıştı.
Sağlık durumu her geçen gün kötüleşen Hantsiz artık kritik bir eşiğe ulaşmış durumdadır. Ölüm orucunun 92. gününde olan Aristotelis Hantzis’in ardından, mahallede yaşayan ve İşgal Altındaki Mülteciler Topluluğu üyesi Suzon Doppagne de “Yunan devleti ve tüm kurumları bugüne kadar taleplerimize yanıt vermedi, sessizliği seçtiler ve Aristotelis Hantzis’in ölüm yoluna girmesine göz yumuyorlar. Artık benim ölümümün sorumluluğunu da taşıyacaklar. Aristotelis Hantzis’in açlık grevinin 91. gününde artık kimse ‘bilmiyordum’ diyemez.” sözleriyle 1 Mayıs günü ölüm orucuna başladı. Prosfygika Kadın Yapısı adına konuşan Doppagne, “Bu yoldaşlık, komşuluk ilişkilerinden sokaktaki duruşa kadar uzanan bir değerler bütünüdür.” sözleriyle kadın iradesinin gücünü de yansıttı.
Prosfygika’daki yıkım saldırısı; kapitalist sistemin ve devlet şiddetinin, mültecilerin ve göçmenlerin kolektif yaşam örgütlenmesine ve cins özgürlükçü sınıf dayanışmasına yönelik bütünlüklü bir parçasıdır. Burada Prosfygika İşgal Topluluğu’nun hedef alınması, Yunanistan’a özgü bir istisna değil; Avrupa genelinde sermayenin kentleri yoksullardan, emekçilerden mülteci ve göçmenlerden arındırma ırkçı- faşist politikasının somut bir tezahürüdür. “Kentsel dönüşüm”, “yeniden geliştirme” ve “kamu yararı” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu saldırılar, sömürgeci savaşlardan, devlet şiddetinden, yoksulluk cenderesinden, evsizlikten ve güvencesiz bir yaşamdan kurtulmak umuduyla sığınılmış bir yaşam alanının yok edilmesi amacını taşımaktadır.
Ancak bugün Prosfygika’da büyüyen direniş yalnızca yıkıma karşı bir Özsavunma değildir. Prosfygika, kapitalist sistemin insanları ittiği yalnızlık, bireyselleşme, bencilleşme, güvencesizlik, evsizliğe karşı yaşayan bir toplumsal yaşam olanağıdır. Eğitimden sağlığa, gıdadan kültür ve sanata; konutların teknik olarak desteklenmesinden kadınların ve cins özgürlükçü kimliklerin güçlendirilmesine kadar uzanan 22 dayanışma yapısı ile kolektif yaşamın somut ifadesidir. Doğrudan demokrasi pratiği ile tüm topluma sunulan bir alternatif yaşam biçimidir. İşte tam da bu nedenle Prosfygika hedef alınmaktadır. Çünkü burada savunulan sadece binalar değil; kolektif yaşam, dayanışma ve toplumsal örgütlenme fikridir. Ölüm orucu direnişi, bu kolektif yaşam alanının, pratiğinin tasfiye edilmesine karşı başlatılmış bir Özsavunmadır.
Ölüm orucu direnişçileri şahsında Prosfygika yaşayan tüm insanların “Attika Bölgesi tarafından imzalanan sözleşme derhal iptal edilsin, Prosfygika’da yaşayan herkes; yaşadıkları, toplumsal, kültürel ve organik bağlar kurdukları yerde ve bölgede, evlerinde kalsın, Alexandras caddesi Prosfygika Sakinleri ve Dostları adlı kâr amacı gütmeyen şirket tarafından, kendi finansmanıyla Prosfygika’nın onarımına dair somut güvenceler verilsin.” başlıkları etrafında toplanan taleplerini desteklemek bu direnişin sahiplenilmesi bakımından önemlidir.
Bu haklı taleplerin Avrupa kentlerinde sesini yükseltmek ve işçi, emekçilerin, politik kuvvetlerin enternasyonal mücadelesini örmek için Aristotelis Hantzis ve Suzon Doppagne’nin sürdürdüğü ölüm orucu direnişini sahiplenmeye çağırıyoruz.
Prosfygika yalnız değildir!
Yaşasın ezilen halkların enternasyonal birleşik mücadelesi!
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu ( AVEG-KON)











