Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi, Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad’ın esir alındıklarının yürüttükleri mücadele sayesinde Suriye Geçici Yönetimi tarafından kabul edildiğine dikkat çekti. Mücadelede ikinci aşamaya geçtiklerini belirten İnisiyatif, iki gazeteci arkadaşımızı özgürlüklerine kavuşturmanın mümkün olduğunu belirtti, “Eva ve Ahmet’e özgürlük” talebini her yerde daha güçlü bir şekilde yükseltmeye çağırdı.
Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi, 18 Ocak’ta HTŞ lideri Colani’ye bağlı resmi güçler tarafından kaçırılan gazeteci arkadaşlarımız Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Yürütülen kampanya ve girişimler sonucunda Eva Maria ve Ahmet’in Suriye geçici yönetiminin elinde olduğunun resmen ispatlandığına dikkat çeken İnisiyatif, şunları belirtti: “Gazeteciler Eva Michelmann ve Ahmet Polad’ın nerede olduklarını ortaya çıkarma mücadelesi, inisiyatife destek vererek harekete geçen binlerce gönüllünün, yoldaşlarının, ailelerin ve avukatlarının, gazetecilerin ve gazeteci örgütlerinin, duyarlı parlamenterlerin, sanatçıların, yazarların, insan hakları savunucularının çabalarının toplam ürünüdür.”
HTŞ yönetiminin, Eva Maria Michelmann’ın ellerinde olduğunu 23 Nisan’a, Ahmet Polad’ın ise 30 Nisan’a kadar kabul etmediğini hatırlatan İnisiyatif, bu durumun Colani iktidarının, “insanları kaçırma, kayıtlara geçmeme ve inkâr etme, uluslararası hukuku ihlal ederek ailelerine ve avukatlarına erişimi engelleme ve işkencelerden geçirmekte ne kadar gözü dönmüş olduğunun göstergesi” olduğunu belirtti.
Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi, açıklamasında şunları vurguladı: “Alevilere, Dürzilere, Kürtlere yönelik yapılan saldırılar ve katliamlar, binlerce insanın hala kayıp durumunda olması ve Rojava kentlerinde tüm esirlerin serbest bırakılması için yapılan eylemler, Şam’da iktidara oturtulanların takım elbise giymesi ve kravat takmayla katliamcı zihniyetlerinden vaz geçtikleri anlamına gelmediğini bir kez daha göstermektedir.
Berlin’in hükümet bölgesini yasaklı bölge olarak ilan ederek bu zihniyeti kırmızı halılarla, devlet protokolleriyle karşılayan Alman devleti, vatandaşı Eva’nın durumunu gündem bile yapmaması, sorulduğunda her defasında ‘Çok yoğun ilgileniyoruz ve gerekeni yapıyoruz’ diyerek cevaplaması, ama somut ne yaptıklarını açıklamamaları ve aylar sonra kamuoyu baskısı sonucu bir sefer Eva’yı ziyaret etme dışında somut adım atmayışları, konuyla ilgilerinin ne kadar zayıf olduğunu göstermektedir.”
İNİSİYATİFİN MÜCADELESİ İKİNCİ ETABA GEÇTİ
Eva ve Ahmet’in nerede olduğunu ortaya çıkardıktan sonra mücadelenin ikinci etabına geçtiğine ve bu etabı “Eve Ahmet’e özgürlük” şiarıyla yürüttüklerini belirten İnisiyatif, iki gazeteci arkadaşımızın son durumuna ilişkin şu bilgileri verdi: “Eva ve Ahmet’le Alman devletinin bir defaya mahsus Eva’yı ziyaret etmesi dışında bir temas sağlanabilmiş değildir. Avukatlar, aileler, uluslararası kurumlar vb. ziyaret edebilmiş değildir.
‘YAŞAMLARINDAN CİDDİ ENDİŞE DUYMAKTAYIZ’
Ailelerle birlikte bir heyet gönderme başvurularına Şam rejimi cevap vermemektedir. Hala tam olarak hangi hapishanelerde olduklarını bilmemekteyiz. Eva ve Ahmet’in tecritte tutulduklarını ve İşkence gördüklerini, Ahmet’in yaralı olduğunu, her ikisinin sağlık durumlarının iyi olmadığını tanık ifadeleri ortaya koymaktadır. Yaşamlarından ciddi endişe duymaktayız.”
Şam rejiminin iki gazeteci arkadaşımızı yargılamak istediğini hatırlatan İnisiyatif, “Ağır cezalar verip, onları uzun süre hapiste ve aynı zamanda tecritte tutmak istemektedir” dedi.
Açıklamada şu değerlendirme yer aldı: “Yaptığı açıklamalarla suçüstü yakalanmalarının üstünü kapatmaya, Eva Ahmet’in Suriye’de cihatçı çetelerin katliamlarını, IŞİD hücrelerinin yeniden ortaya çıkışını, insan kaçırmaları, kadınlara düşmanlıkları ortaya çıkaran araştırmalar yaparak haber ve TV programlarıyla duyurmalarının ve Rojava Devrimi’ne sahip çıkmalarının intikamını almak, gazetecilik faaliyetlerini cezalandırmak istemektedir.”
“Eva ve Ahmet’i özgürleştirmek için mücadeleyi büyütmemiz gerekmektedir. İnisiyatif bu mücadeleyi şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da Suriye’de kendilerinden haber alınamayan binlerce kişinin özgürleştirilmesi için de yürütülmektedir” diyen İnisiyatif, yürütecekleri mücadeleye ilişkin şunları belirtti: “Eva ve Ahmet’in özgürleştirilmesi mücadelesi, birinci etabı aşan yaygınlık, yoğunluk ve süreklilikle sağlanacaktır. Şimdi ‘Eva ve Ahmet’e Özgürlük’ şiarını sokaklarda, kitle ulaşım araçlarında, okullarda, işyerlerinde, duvarlarda, toplantılarda, festivallerde, medyada, diplomaside daha yaygınlaştırmalı, daha gür çıkarmalıyız. Daha fazla kente, daha fazla ülkeye, daha fazla gazeteci, TV, politikacı ve kuruma taşımalıyız.
Birinci etabın yarattığı deneyimlerden ve başarılarından aldığımız güçle daha fazla yüklenmeliyiz. Eva ve Ahmet’e Özgürlük şiarını yüzbinlere, milyonlara taşıma iradesini göstermeliyiz ve bu mümkündür.
Suriye elçiliklerinin, AB ve BM kurumlarının, Almanya elçiliklerinin, basın kurumlarının, parlamentoların önlerinde sürekli bu sloganımız yankılanmalıdır.”
Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi, Alman devletini ve AB kurumlarını sorumluluklarını yerine getirmek için harekete geçirecek olanın kamuoyu baskısı olduğunun altını çizdi, “Şam rejimini, Eva ve Ahmet’i serbest bırakmaya zorlayacak olan sürekliliği olan ve daha güçlü yürütülecek olan kampanyadır. Eva ve Ahmet’e Özgürlük Kampanyası, Eva ve Ahmet özgürleşene kadar kararlıca sürecektir. Özgürlükten, insan haklarından yana olan herkesi kampanyanın bir parçası olmaya ve güç vermeye çağırıyoruz” dedi.











