Atılım Fransa
SKB Fransa Bahar Kampı ikinci gününde coşkulu ve politik tartışmalarla devam ediyor. İki oturum halinde süren kampın ilk gündemi “Kadın Özgürlük Mücadelesi ve Neden SKB’de Örgütlenmeliyiz?” başlığı oldu. İnteraktif gerçekleşen oturumda tüm kadınlar söz alarak deneyimlerini, mücadele anlayışlarını ve örgütlenmenin önemini tartıştı.
Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Fransa Bahar Kampı ikinci gününde coşkulu ve politik tartışmalarla devam ediyor devam ediyor.
İlk oturumda, kadınların yalnızca eşitlik ve özgürlük mücadelesi yürütmediği, aynı zamanda kapitalist sisteme karşı da mücadele ettiği vurgulandı. Kadınların baskı altında tutulmasının tarihsel olduğu, özel mülkiyetin ortaya çıkışıyla birlikte kadınların sistematik biçimde ezilmeye başlandığı ifade edildi. Kapitalist sistemle birlikte bu baskının daha da derinleştiği belirtilerek, kadınların neden özgürlük ve eşitlik mücadelesi yürütmek zorunda olduğu üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Kadınların ezilmesinin biyolojik değil, sistemsel bir sorun olduğu vurgulanırken; kapitalist sistemin erkek egemenliğini daha örgütlü ve sistematik hale getirdiği ifade edildi. Ücretsiz ev içi emeğin kapitalist düzenin gizli dayanaklarından biri olduğu belirtilerek, “gönüllülük” adı altında kadınlara dayatılan ev işlerinin aslında zorunlu hale getirildiğine dikkat çekildi.
Tartışmalarda kadın mücadelesinin uluslararası ölçekte büyütülmesi gerektiği vurgulandı. Kadın özgürleşmesinin sınır tanımadığı, kadınlara yönelik saldırıların da uluslararası boyutta gerçekleştiği ifade edilerek sosyalist devrim mücadelesinin önemi üzerinde duruldu.
Kampın ikinci oturumunda ise “3. emperyalist paylaşım savaşı belirtileri ve kadınların yeri” başlığı ele alındı. Yapılan siyasal değerlendirmelerde emperyalist kapitalist sistemin çoklu kriz içinde olduğu, dünya çapında hegemonya mücadelelerinin derinleştiği ve bunun yeni savaş hazırlıklarını beraberinde getirdiği ifade edildi.
ABD, AB, Çin ve Rusya arasındaki ekonomik ve siyasal rekabetin dünya halklarına savaş, yoksulluk ve baskı olarak döndüğü belirtilirken; Ortadoğu başta olmak üzere birçok bölgede süren savaşların emperyalist çıkar mücadelelerinin sonucu olduğu vurgulandı. Filistin’de yaşanan katliamlar, Rojava’ya yönelik saldırılar, Ukrayna savaşı ve bölgesel hegemonya mücadeleleri üzerinden değerlendirmeler yapıldı.
Kadınların savaş süreçlerinde en ağır bedelleri ödediği belirtilen oturumda; savaşların kadınlara yoksulluk, göç, şiddet, taciz ve sömürü olarak geri döndüğü ifade edildi. Erkek egemen devletlerin savaş dönemlerinde kadın bedeni ve yaşamı üzerinde daha fazla söz kurmaya çalıştığı, “annelik kutsaldır” söylemleriyle kadınları sistemin ihtiyaçlarına göre şekillendirmek istediği vurgulandı.
Ayrıca Avrupa’da yükselen göçmen karşıtlığına, kadın ve LGBTİ+ düşmanı politikalara dikkat çekilirken; ekonomik krizin faturasının işçi ve emekçilere, kadınlara ve gençlere ödetilmeye çalışıldığı ifade edildi. Türkiye ve Kürdistan’daki baskı politikaları, devrimci ve yurtsever güçlere yönelik saldırılar ile kadın direnişinin önemi de tartışılan başlıklar arasında yer aldı.
Oturumun sonunda, dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın siyasal ve ekonomik gelişmelerin kadınların yaşamını doğrudan etkilediği belirtilerek örgütlü mücadelenin zorunluluğu vurgulandı.
SKB Fransa Bahar Kampı, kadınların türkülerle, sohbetlerle ve dayanışma ruhuyla sürdürdüğü etkinliklerle devam etti.











