Atılım Berlin
Almanya’nın başkenti Berlin’de 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında yapılan eylemde, devletlerin gözaltında kaybetme saldırısını sürdürdüğü belirtildi. Kayıpların hala akıbetinin açıklanmadığına dikkat çekilen eylemde, “Gözaltında kayıpları unutmadık, mücadelemiz sürüyor” denildi.
17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında Almanya’nın başkenti Berlin’de gözaltında kayıplar için eylem gerçekleştirildi.
Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Komite’nin (ICAD) çağrısıyla Berlin’in Kreuzberg semtinde gerçekleştirilen eylemde, Türkiye, Kürdistan ve dünyanın birçok ülkesinden kayıpların fotoğrafları taşındı. Eylemde Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi de 18 Ocak’ta HTŞ tarafından kaçırılan gazeteci arkadaşlarımız Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad’ın fotoğraflarını taşıdı ve serbest bırakılmalarını istedi.

ICAD Uluslararası Büro sözcüsü Baki Selçuk yaptığı konuşmada, egemen sınıfların kendi sömürüye ve baskıya dayalı iktidarlarını sürdürmek için toplumsal muhalefete yönelik uyguladıkları saldırı yöntemlerinden biri olan gözaltında kaybetme saldırısının birçok ülkede sürdüğünü vurguladı.

Dinci faşist HTŞ’nin kurduğu Geçici Suriye Yönetimi’nin son bir yılda Alevilere, Dürzilere, Kürtlere yönelik kaçırma ve kaybetme saldırısı gerçekleştirdiğini, binlerce insanın akıbetinin bilinmediğini belirtti.
Gazeteci arkadaşlarımız Eva Michelmann ve Ahmet Polad’ın Şam rejimi tarafından kaçırıldıktan sonra, 2 ay süren zorlu bir mücadelenin sonucu Halep’te kayıtsız olarak tutulduklarının açığa çıktığını bu mücadele sonucu 3,5 ay sonra Şam rejiminin tutuklu olduklarını kabul etmek zorunda olduğunu belirten Selçuk, şöyle konuştu: “Almanya’dan Arjantin’e, Türkiye’den Sri Lanka’ya, Pakistan’dan Irak’a, Suriye’den Kolombiya’ya, Meksika’dan, Balucistan’a ve Mısır’dan Marokko’ya kadar dünyanın birçok ülkesinde uygulanagelmiş olan ve birçok ülkede hala uygulanan bu kirli yöntemle toplumsal muhalefetin politik öncü güçleri gözaltında kaybedilerek, toplumda kaygı ve korku yaratılmaya ve böylece toplumsal muhalefet susturulmaya çalışılmaktadır. Gözaltında kaybetme saldırısı işçi sınıfı ve emekçilerin örgütlü mücadelesine yönelik bir saldırıdır ve tekellerin çıkarlarını korumaktadır.”
“Kayıp yakınlarının, ilerici ve devrimci güçlerin ortak mücadeleyle devletlerin bu saldırısına karşı toplumsal muhalefeti geliştirdiği ve devletin bu politikasını teşhir ettiği oranda geri püskürtülmüştür” diyen ICAD Uluslararası Büro sözcüsü Baki Selçuk, Arjantin’de Plaza de Mayo Annelerinin uzun yıllara yayılan mücadelesi, Türkiye ve Kürdistan’da Cumartesi Annelerinin, kayıp yakınlarının kararlı mücadelesinin bu konuda yol gösterdiğine dikkat çekti.
Bugün hala gözaltında kaybedilenlerin büyük çoğunluğunun akıbetinin ortaya çıkartılmadığını belirten Baki Selçuk, “Bundan dolayı da gözaltında kaybetme saldırısına karşı dünya çapında mücadelenin sürdürülmesi önemlidir. Gözaltında kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması için mücadele eden kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları yalnız bırakılmamalıdır” dedi.

ICAD Uluslararası Büro sözcüsü Baki Selçuk, Türkiye’de Cumartesi Annelerinin mücadelesinin 1100’lü haftalara ulaştığını Amed, Batman, Hakkari, Qamışlo, Heseke ve Kobane’de kayıp yakınlarının mücadelesinin sürdüğünü belirtti, “Meksika’da, Balucistan’da kayıp yakınlarının mücadelesi sürüyor. Gözaltında kayıplara karşı mücadele eden kayıp yakınlarını, Cumartesi Annelerini selamlıyoruz ve dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz. Gözaltında kayıpları unutmayacak, unutturmayacağız” dedi.
Eylemde konuşan Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnisiyatifi Sözcüsü de, Eva ve Ahmet başta olmak üzere Suriye geçici yönetiminin kaçırdığı insanların serbest bırakılması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Kürt Toplum Merkezi adına yapılan konuşmada, faşizme karşı birleşik mücadelenin önemi vurgulandı ve faşizmin saldırılarının birlikte mücadele ile püskürtülebileceği belirtilti.
Kayıp ve tutsak yakınlarının da katıldığı ve yoğun yağmur altında yapılan eyleme ATİF, YS, Zora, Peoples Bridge ve MLPD de destek verdi.
Eylem, “Yaşasın enternasyonal dayanışma” ve “Politik tutsaklara özgürlük” sloganlarıyla son buldu.











