Hitler faşizmine karşı antifaşist zaferin 81.yıldönümü bu yıl Avrupa gençliği bakımından çok daha büyük bir gündem ve mücadele konusu oldu. Tüm dünyada faşist hareketler, partiler, örgütler ve gruplar büyürken ve örgütlenirken, emperyalist ve sömürgeci savaşlar yayılırken, faşizme karşı mücadelenin bu tarihi gününde Avrupa gençliği bir cevap vermek istedi ve başardı.
Emperyalist Avrupa ülkeleri savaş sanayisine giderek arttırdıkları yatırımlarla, silah şirketlerine daha fazla teşvik vererek, zorunlu askerlik tartışmalarını arttırarak, NATO’ya daha fazla güç aktararak, Filistin ve Kürdistan’da olduğu gibi birçok yerde sömürgeci saldırganlıkları destekliyor. Bunun için özellikle son iki yılda Almanya, İtalya ve Fransa başta olmak üzere Avrupa’nın farklı yerlerinde gençliğin öncülüğünde emperyalist savaş karşıtı platformlar kuruldu. Fransa’da ‘Guerre a la Guerre’, Almanya’da ‘Rheinmetallentwaffen’ ve en son İtalya’daki devrimci gençlik örgütlerinin insiyatifi ile kurulan ‘Savaşa karşı savaş: askere gitmeyeceğiz’ kolektifleri bulunmakta. Avrupa’nın farklı yerlerinden 12 örgütün ve sosyalist gençliğinde içinde bulunduğu ‘Savaşa karşı savaş: askere gitmeyeceğiz’ platformu bu çalışmalar içerisinde yer alıyor. Hareket, Avrupa çaplı bir çalışma yürütmesi, liseli gençliği harekete geçirmesi ve grev hareketini etkili kullanması ile öne çıkıyor.
Bu inisiyatif Mart ayında Milano’da gerçekleştirdiği konferans ile gençliğin güncel sorunu olan zorunlu askerlik ve emperyalist savaşların gençliğin sırtına yükleyeceği yüke karşı 8 Mayıs’ı gençlik grevi günü ilan etti ve özellikle liseli gençliği boykota çağırdı.
Bu çağrıya birçok ülkeden cevap geldi. Gençlik greve çıktı, sokakları doldurdu. İtalya’da 50’den fazla şehirde liseliler eylemdeydi, Almanya’da binlerce genç sokaklardaydı, Avusturya’da ilk defa gençlik greve çağırıldı ve Fransa’da ise 9 Mayıs’ta faşistlerin gerçekleştirmek istedikleri Avrupa çapındaki büyük yürüyüş, sosyalist gençliğin öncülüğünde gerçekleşen mücadele ile 2008 yılından beri ilk defa engellendi.
Bu yıl 8 ve 9 Mayıs günleri hepimize gençliğin emperyalizme karşı net duruşunu ve sosyalist gençliğin bu mücadele de nasıl öncü rol alabileceğini gösterdi. Gerçekleşen her eylem bir başarı ve deneyim oldu, sosyalist gençlik kendi öncülük gücünü ve kabiliyetini de test etmiş oldu. 81.yıl önce faşizme karşı zaferde nasıl birleşik bir mücadele başarıldıysa bu senede Avrupa çapında emperyalizme ve faşizme karşı mücadelede yıllardır bir araya gelemeyen Avrupa gençliğinin bir araya gelmesi başarıldı. Sosyalist gençlik burada kendine ayrı bir misyon ve görev üstlenmelidir, Avrupa çapında bir devrimci gençlik hareketi yaratma ve güçlendirme gücünü kendinde görmeli, bu cesareti göstermelidir. İçinde bulundurduğu kolektifleri, birlikte mücadele ettiği farklı örgütleri yan yana getirmeli, iddiasını yükseltmelidir.
8 Mayıs’ta ortaya çıkan tabloda liseli gençliğin militan duruşu önemli bir enerji ortaya çıkarmıştır. Liseli gençlik şu an her alanda öne çıkıyor ve dinamizmi ile çalışmalara hem niceliksel hem de niteliksel yön veriyor. Sosyalist gençliğe de liseli gençlikten bir akış olduğu görülebiliniyor. Bu demektir ki; yönümüzü liseli gençliğe dönmenin, liseli gençliğin taleplerinin daha fazla sesi olmanın ve örgütlenme alanlarını kurmanın zamanıdır.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 22 Mayıs 2026 tarihli Avrupa Gündemi köşesi











