İsveç Göçmen Dairesi’nin hakkında sınır dışı etme kararı verdiği trans aktivist Bella Demhat, Märsta Geri Gönderme Merkezi’nden kamuoyuna mektup gönderdi; “Sesimin duyulması için çabalayan herkese teşekkür ederim” dedi.
İsveç Göçmen Dairesi’nin hakkında sınır dışı etme kararı verdiği trans aktivist Bella Demhat, 28 Mayıs’ta gözaltına alındı.
Märsta Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan Bella, kamuoyuna mektup gönderdi.
Tutulma koşulları ile ailesinden gördüğü baskıyı anlatan Bella, trans bir kadın olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Epilasyonum bitmedi, sakal kısmında biraz tüy var. Onları jiletle alıyorum. Alıyordum daha doğrusu. Buraya jilet sokmak yasak. Çünkü kendimi öldürebilirim. Buraya tıktıkları insanların kendilerini öldürmelerinden korkuyorlar. ‘Hayatta kal ama burada yaşama.’ Düşününce ne ironi. Neyse, jileti onlar verdiler. Kimseye hayrı olmayan bir jilet. Kendine zarar vermeyi aklından geçirsen de hayata geçiremezsin yani, o derece körelmiş, plastikle metal arası bir şey. Benim gibi sert tüyleri olanların işini görmesi olanaksız. Jileti alıyorum, yüzümdeki tüyleri kesiyorum, erkekliğimi temizlerken bir kadın görevli arkamdan beni izliyor. Kendimi kesmeyeyim diye… Oysa bilmiyor, istediğim kendimi kesmek değil, bu dünyayı yakmak. Hayatlarımızı mahvediyor ve işbirliği içinde bizi attıkları ateşte diri diri yanmamızı, küflü duvarlarda çürümemizi izliyorlar.”
Geri Gönderme Merkezi’nden LGBTİ+’lara çağrı yapan Bella, mektubunda şu ifadelere yer verdi: “Adına da uluslararası ilişkiler diyorlar. Göç politikaları, aile politikaları, toplumsal yapı… türlü türlü adları var. Hepsinin ortak paydası, bizim mahvolmamız. İsveç’in ıssız bir yerinden, zorla tıkıldığım bu geri gönderme merkezinden dilinin altında jilet taşıyan tüm travestilere selam olsun. Dilinin altına jilet koyarak kendini korumayı öğrenen ve öğretenlere selam olsun. Bizi bunu yapmak zorunda bırakan sisteme lanet olsun. Patriyarkaya, aileme, leş göç politikalarına -hepsine lanet olsun! Bu kadar yıldır yaşadığım, evlendiğim, bir hayat kurduğum bir ülkede beni diken üstünde yaşatan bu dünyaya lanet olsun. Tüm bunlara rağmen beni yalnız bırakmayan, dayanışma inceliği gösteren, sesimin duyulması için çabalayan herkese teşekkür ederim.”











