Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi’nde 4 yıldır ağır tecrit altında tutulan komünist tutsak Seda Baykan 1 Nisan’dan bu yana süresiz açlık grevinde. 1-7 Haziran günlerini Baykan ile Dayanışma Eylem Haftası ilan eden Tutsakların Sesi Platformu (TSP) dayanışmanın büyütülmesi çağrısını yaptı.
Seda Baykan, ya aynı hapishanede tutulduğu hücrenin değiştirilmesini ya da başka bir hapishaneye sevkinin sağlanmasını istiyor.
Seda Baykan tutuklandığı andan itibaren yoğun işkence gördü. Bu durum götürüldüğü Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi’nde de sürdürülerek, çıplak arama, fiziki şiddet, hakkında bir hüküm olmamasına rağmen tekli hücreye konularak, gece gündüz her saat başı hücresinin mazgalının açılıp yüzüne ışık tutularak uyumasına izin verilmemesi gibi daha birçok hak ihlali defalarca basına yansımıştı. Ağır tecride maruz kalan Baykan, aynı koridorda bulunan adli tutukluların tehdit ve tacizlerine uğramakta, hapishane idaresine yaptığı başvurular ise dikkate alınmadı.
Görüldüğü üzere politik islamcı faşist şeflik rejimi zindanlardaki tecrit zulmünü Seda Baykan örneğinde olduğu gibi kişilere özel uygulamaları da indirgeyerek boyutlandırıp derinleştirerek sürdürüyor. Sömürgeci faşizmin zindanları zulüm ve ölüm mekanları olmaya devam ediyor. Zindanlardan mütemadiyen hasta tutsakların ölüm haberleri geliyor. Ağır hasta tutsaklar ölümlerine dek zindanda tutuluyor, faşist rejimin açık ve alenen ibretlik intikam politikasıyla katlediliyor. İdamla infazın uygulanmadığı koşullarda hasta tutsaklar nezdinde fiili idam politikası yürütülüyor.
Hapishanelerde faşist işkence ve şiddet çarkı dönmeye devam ediyor. Hapishane girişlerinde veya avukat görüşmesi dönüşünde çıplak arama saldırıları, hücre aramaları sırasında linç girişimleri, işkence ile süngerli hücrede katledilen Garibe Gezer örneğindeki uygulamalar, işkenceler, ring aracı ve nezaretlerde fiziki saldırılar, cinsel tacizler, tehditler ve hakaretler olağan ve sistematik pratikler olarak artarak sürüyor. Pek çok hapishanede yasadışı MİT sorgusu yapma, ajanlaştırma ve itirafçılaştırma saldırıları yürütülüyor.
F Tipi tecrit hapishanelerinden sonra Y ve S kuyu tipi hapishaneleri ile tecrit sistemi diğer şiddet biçimlerine içerilmiş uygulamalar olarak boyutlandırılarak sürdürülüyor. Verili örgütlü devrimci iradenin parçalanıp atomize edilmesinin amaçlandığı bu uygulama ile, küçük grup tecridinin yerine tek tek devrimci tutsakların tecridi hedefleniyor. Faşist zulüm makinası bu yolla devrimci tutsakları yalnızlaştırıp tecrit işkencesini fütursuzca uygulayarak, mutlak ya da yoğunlaştırılmış tecritle uslandırma ve teslim alma politikasını realize etmeye çalışıyor.
Benzer uygulamaların Avrupa hapishanelerinde politik tutsaklara uygulandığını RAF militanlarının direnişlerinden tanıklık ettik. Yine eski RAF militanı Danielle Klette de geçtiğimiz günlerde 13 yıl hapislikle cezalandırılarak zulüm dişlilerinin hemen her coğrafyada benzer tarzda işlediğine dair bir örnek oldu.
Politik tutsaklar her dönem direnişimizin ilham kaynakları oldular. Onlarla kurulan pratik ve örgütlü dayanışma, direniş hali toplumu dönüştürmek isteyen tüm devrimci güçlerin mücadele süreçleriyle ayrılmaz bir bağ içindedir. Politik tutsaklar, içinde bulunduğumuz bu tarihsel anda işçi ve emekçilerin, kadınların, gençlerin ve ezilen tüm kesimlerin direnişlerinde özel bir önem kazanmaktadır.
Politik islamcı faşist şeflik rejimi, içeride-dışarıda tek ve bütünlüklü bir faşist kuşatma ve tecrit stratejisi yürütüyor. Bu faşist kuşatma, ezme ve teslim alma saldırısına karşı yanıtımız eylemli ve enternasyonal birleşiklik temelinde bütünlüklü olmalıdır. Bu nedenle tecride karşı direnişi güçlendiren bir eylemli dayanışma, ilişkilenme ve bütünleşme acil ve ihmal edilemez görevdir. Tutsak komünist Seda Baykan’ın direnişine omuz vermek için TSP’nin çağrısına kulak verelim ve Avrupa kentlerinde enternasyonal dayanışmanın gücünü de alarak ses ve direnç olalım.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 4 Haziran 2026 tarihli Perspektif köşesi











