Claudia Wuttke adalet istiyordu ve mahkemeye başvurdu! Ancak adalet bulmak yerine, yargı sistemi ona Almanya’da aslında kimin çıkarlarını koruduğunu gösterdi – ki bu kadınların çıkarları değil, şiddet mağdurlarının çıkarları da değil. Yasadaki boşluklar nedeniyle 67 tecavüz vakasından sadece ikisi işleme alınırken, 65 vaka mahkeme tarafından reddedildi!
Claudia Wuttke, Hamburglu bir yazar. Birkaç gün önce, artık eski partneri olan kişinin 16 yılı aşkın bir süre boyunca kendisini uyuşturup tecavüz ettiğini ve bu olayları videoya kaydettiğini kamuoyuna açıkladı.
Geçtiğimiz yaz, Lüneburg polisi tarafından kendisine bu durum bildirildi; 67 olay fotoğraf ve video kayıtlarına alınmış olup, bu kayıtlar polisin elinde bulunuyor.
Instagram kanalı ungebrochen_Claudia_Wuttke’de “Bir tartışma başlatıyoruz!” diye yazıyor. Çünkü eski partnerinden gördüğü şiddetin yanı sıra, Alman adalet sisteminin mağdurlar için adaletle ilgilenmediğini de öğrenmek zorunda kaldı – buna davasını kamuoyuna duyurarak yanıt veriyor ve böylece yasal durum hakkında bir tartışma başlatıyor!
Claudia Wuttke adalet istiyordu ve mahkemeye başvurdu! Ancak adalet bulmak yerine, yargı sistemi ona Almanya’da aslında kimin çıkarlarını koruduğunu gösterdi – ki bu kadınların çıkarları değil, şiddet mağdurlarının çıkarları da değil. Yasadaki boşluklar nedeniyle 67 tecavüz vakasından sadece ikisi işleme alınırken, 65 vaka mahkeme tarafından reddedildi! Zira mevcut içtihatlara göre, 2016 yılında tecavüz suçlarında zamanaşımı süresi o zamanki 20 yıldan şu anki 5 yıla indirildikten sonra, vakaların çoğu zamanaşımına uğramıştır. Mahkemeye göre, zamanaşımı süresini uzatacak olan §177’deki “savunmasız durumdan yararlanma” durumu söz konusu değil, çünkü suçlar mağdurun evinde işlendi – bu bir tokat niteliğinde, Alman yargısı, mağdurların kendi evlerinde savunmasız sayılamayacağını iddia ediyor! 67 olaydan sadece biri beş yıldan daha eski olmadığı için mahkeme tarafından reddedilmedi. Bir başka dava ise, mahkemeye göre bir beyzbol sopası kullanıldığı için özellikle ağır bir vaka olduğu gerekçesiyle kabul edildi. Claudia Wuttke’nin avukatı ise, diğer birçok davada da bu tür bir ağırlık olduğunu belirtiyor.
Mevcut yasal boşluk, mağdurların yararına değil, failin lehine kullanılıyor. Bu durum, bu hukuk sisteminin kadınları korumak için var olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Suçluları korumak için yasada bir boşluk bırakan 2016 tarihli yasa değişikliği, adalet sisteminin kadınları yapısal olarak yüzüstü bıraktığını bir kez daha göstermektedir. Bu davanın sadece adalet sisteminin bir başarısızlığı olmadığı açıktır, çünkü adalet sistemi tam da korumak için kurulduğu kişileri korumaktadır.
Claudia Wuttke için bu bir skandaldı ve o da bunu kamuoyuna duyurmaya karar verdi. Çeşitli medya kuruluşları, bir Instagram hesabının binlerce kadını harekete geçirdiğini bildiriyor. Bu olay, benzer şiddet olaylarını yaşamış ya da tanık olmuş, Alman devletinin ve kurumlarının kimin tarafında olduğunu defalarca gören ve anlayan pek çok kadının öfkesine neden oluyor. Bu olay, kadınların öfkesini daha da alevlendirdi, çünkü bu olay, Christian Ulmen’in eski partneri Collien Fernandes’in deepfake videolarını hazırlaması ya da üyelerinin cinsel şiddet uygulamaları konusunda eğitim aldığı “Rape academy” adlı Telegram grupları gibi, giderek artan sayıda ortaya çıkan cinsel şiddet vakalarının bir parçası.
Claudia Wuttke’nin durumu, Gisèle Pelicot’nun maruz kaldığı şiddeti de güçlü bir şekilde anımsatıyor. Fransız Pelicot, diğer mağdurlara cesaret vermek amacıyla açık bir duruşma yapılmasını tercih etmiş ve böylece cinsel şiddet konusunda büyük bir hareket ve tartışma başlatmıştı. Claudia Wuttke de bilinçli bir şekilde açık duruşmayı tercih etti; çünkü bu yolla yürürlükteki zamanaşımı süresine ve bunun getirdiği sonuçlara dikkat çekmek istiyor. Zaten pek çok kadına ulaşarak tartışmalar başlatan Instagram hesabının yanı sıra, #Ungebrochen hashtag’ini de kullanıyor – ve bu hashtag viral oluyor! Böylece hedefine birkaç adım daha yaklaşmış olsa da, adalet mücadelesine devam ediyor!











