20 Haziran’da Duisburg’da “Yaşamak Direnmektir” sloganıyla 11. Ivana Hoffman Festivali düzenlendi. Ivana’nın ölümünün 11. yılında, çeşitli uluslardan yaklaşık 700 genç, işçi, kadın ve LGBTİ+ birey, Ivana’nın doğup, büyüdüğü Duisburg’da bir araya geldi. Ölümsüz komünist Avaşin yoldaşa adanan bu festival 11. yılında da, güncel siyasal mücadelenin tam orta yerinde devrimci bir anma ve ortak direniş mekanı olduğunu bir kez daha gösterdi.
7 Mart 2015’te Ivana’nın ölümsüzleşmesinin hemen ardından sosyalist genç devrimciler “Ivana gibi renkli ve neşeli bir insanı, bir festivalden daha iyi bir şekilde anmanın yolu olamaz!” düsturuyla yola çıktılar. Ve birkaç ay sonra Duisburg’un Marxloh semtinde ilk Ivana Hoffmann Festivali düzenlendi. Ivana’nın kısa bir süre önce derneklerde aktif olarak yer aldığı ve herkesin tanıdığı mahallenin tam ortasında, “Direnişin bir adı var: Ivana Hoffmann!” sloganı yankılandı.
Ivana yoldaş, herkesi güldüren neşeli ve eğlenceli bir insandı. Onun neşesinin içerisinde davasının ciddiyeti de yatmaktaydı. Sosyalizme derinden inanıyordu. Rojava’ya gitme kararı aldığında mücadele saflarında yer almak için okuduğu liseyi bırakıp yola çıktı. Ivana, tüm hayatını ortaya koyarak devrim için mücadele etmek istiyordu. Yaptığı her şeyi, kararlı devrimcileri ayıran tutarlılıkla yapıyordu. O, tek başına çocuk yetiştiren bir işçinin ikinci kızı olan genç bir kadındı, çalışmaya, emek vermeye ve sorumluluk almaya alışkın -kısa olsa da- bir ömür sürdü. Bu proleter özellikleriyle devrimcilerin arasında suda balık gibi rahat hareket ediyordu. Onun ölümsüzlüğünden bugüne Duisburg’un farklı yerlerinde 10 festival daha düzenlendi; ancak her festivalle tüm Duisburg’da hissedilir bir etki yarattı. Önceki festivalin afişleri yıllar sonra bile hâlâ Duisburg sokaklarında görülebiliyor. Ivana, son 11 yılda Duisburg tarihinin görünür bir parçası haline geldi.
Peki, politik mücadele görevlerinin yoğunlaştığı, birçok protesto, gösteri ve eylemin pratik bir koşuşturma beklediği bu dönemde neden bir festival düzenliyoruz? Haftalarca bilet dağıtan, afiş asan ve el ilanı dağıtan gençlerin çoğu, Ivana’yı şahsen tanımış olamayacak kadar genç. Ancak 11. Ivana Festivali, tıpkı Ivana gibi festivalin de devrimci mücadelenin dışında değil, tam da bir parçası olduğunu bir kez daha gösterdi. König-Heinrich Meydanı’ndaki halayda, sayısız yoldaşın emeklerinde ve sahnede bütünleşen güç, Ivana’yı anmaktan duyduğumuz onur, bir sonraki aşamaya geçişimizin kaldıracı oluyor. Çünkü gerek festival öncesi yürütülen çalışmalar, gerekse de festival anının siyasal mücadele gündemlerini atılan sloganlardan kürsüden yapılan konuşmalara, açılan stantlara varıncaya dek kapsıyor oluşu tüm bu sürecin toplamına dair fikir edinmemizi sağlıyor. Ivana ve temsil ettiği değerler festivalimizin sureti ve kimliği olmayı sürdürecektir.
- Ivana Festivali sona erdi, ancak NATO Zirvesi protestolarından Suruç yıldönümü anmalarına uzanacak direniş haftaları daha yeni başladı.
Ivana ve Özgür’ün mücadeleye, devrim ve sosyalizme olan bağlılığının bayrağı altında, atacağımız yeni adımlarla ilerleyeceğiz.* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 3 Temmuz 2026 tarihli Avrupa Gündemi köşesi











