Almanya’nın Erfurt kentinde faşist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kongresi kitlesel protestoların gölgesinde başladı. On binlerce kişi kongreyi engellemek için sokaklara çıkarken, polis eylemcilere saldırdı. Kentte gün boyu protestolar ve polisle yaşanan çatışmalar devam etti.
Faşist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin iki yılda bir düzenlediği ulusal kongre, Almanya’nın Erfurt kentinde yoğun güvenlik önlemleri ve kitlesel protestolar eşliğinde başladı. Kent genelinde yaklaşık 30 bin kişinin faşist AfD karşıtı gösterilere katıldığını açıklandı.
“Direniş” ittifakının çağrısıyla bir araya gelen binlerce gösterici, kongrenin yapılacağı alana ulaşımı engellemek amacıyla oturma eylemleri düzenledi, yolları kapattı ve çeşitli noktalarda polisle çatıştı. Bazı eylemciler otoyol köprülerinden pankart sarkıtırken, bazıları tramvay raylarına kendilerini zincirleyerek ulaşımı engelledi.
POLİS SALDIRILARI GÜN BOYU DEVAM ETTİ
Kongre alanına ulaşmaya çalışan AfD’nin faşist delegelerinin geçişini açmak isteyen polis ile eylemciler arasında gün boyunca zaman zaman çatışma ve gerginlikler yaşandı.
NAZİ TARİHİYLE ÇAKIŞAN TARİH TEPKİ ÇEKTİ
AfD kongresinin, Adolf Hitler’in Hitler Gençliği’ni tanıttığı ve Nazi selamını kullandığı Weimar’daki Nazi Parti Konferansı’nın 100. yılına denk gelen tarihte yapılması Almanya’da yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Tarihçiler ve çok sayıda siyasetçi, kongre tarihinin bilinçli bir tercih olduğunu savunarak bunun faşist geçmişe gönderme niteliği taşıdığı yönünde değerlendirmelerde bulundu.
‘FAŞİZME GEÇİT YOK’ MESAJI
Gösterilere Federal Çevre Bakanı Carsten Schneider ile Thüringen İçişleri Bakanı Georg Maier de katıldı. Protestolarda taşınan pankart ve dövizlerde AfD’nin göçmen karşıtı, Müslüman karşıtı ve ayrımcı politikalarına tepki gösterilirken, eylemciler Almanya’da faşist hareketlerin güç kazanmasına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.
Son yıllarda oy oranını artıran AfD’nin kongresi, yalnızca parti içi yönetimin belirlendiği bir toplantı olmanın ötesinde, Almanya’da faşizmin yükselişi ve buna karşı gelişen toplumsal muhalefetin de yeni bir mücadele başlığı olarak öne çıkıyor.











