Enternasyonalizmi yaşatmak bugün her zamankinden daha fazla bir zorunluluktur. Emperyalist ülkelerde yaşayan gençler olarak, ayağa kalkma ve enternasyonal dayanışmayı somut bir şekilde yaşatma sorumluluğumuz var. Dünya çapında baskı ve sömürü yükselirken, dünyanın her yerindeki halklar emperyalist sistemin ölümcül sonuçlarına maruz kalırken, mücadelelerimizde ezilenlerin sesini duyurma sorumluluğumuz da var. Yaşadığımız dönem zorlu: her yerde baskı yoğunlaşıyor, faşist hareketler zemin kazanıyor, bir dünya savaşı hazırlanıyor.
Umudumuzu kaybedebilir ve kendimizi çaresiz hissedebiliriz. Ancak bu zamanlar zor olsa da, ne umutsuzluğa ne de eylemsizliğe boyun eğemeyiz. Umudumuzu korumak, mücadelemizde güçlenmek ve sorumluluklarımızla yüzleşmek için, direniş için ayaklanan dünyanın dört bir yanındaki devrimcilerden, Suruç’ta sınırları yıkmak için harekete geçen gençlikten öğrenebiliriz. Evet, dünyanın dört bir yanındaki bu devrimci deneyimlerden beslenebilir ve bunları yürüttüğümüz mücadelelerde somutlaştırabiliriz. Suruç’ta bu deneyimlerden biridir: Suruç’u anmak ve gerçek adalet için mücadele etmek, enternasyonal dayanışmayı yaşatmak demektir!
Suruç katliamını analım, mücadeleye devam edelim!
20 Temmuz 2026’da, Türkiye’deki faşist devletin suç ortağı IŞID tarafından gerçekleştirilen ve Suruç’ta 33 yoldaşımızın hayatını alan terör katliamının üzerinden 11 yıl geçmiş olacak. SGDF’li (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) genç devrimcilerden oluşan bu yoldaşlarımız, devrimin meşalesini Rojava’ya taşımayı amaçlayan geniş çaplı bir siyasi kampanyanın tam ortasında ölümsüzleştiler. Kobanê’nin yeniden inşası kampanyası, enternasyonalizmi ve faşizm ile sömürgeciliğe karşı mücadeleyi pratikte yaşatıyordu.
Sarsılmaz bir iradeyle donanmış gerçek devrimciler olan SGDF’li gençler, her ne pahasına olursa olsun Rojava’ya gitmeye yemin ettiler: Kadın devrimini ve Kürt halkının kendi kaderini tayin etme mücadelesini desteklemek için savaş tehditlerine, faşist devletin sınırlarına ve IŞİD’in gerici teröristlerine göğüs gererek yola çıktılar; ancak dayanışma coşkuları acımasızca kesintiye uğradı. Ancak 33 ölümsüzün devrimci iradesi hayatta kaldı! Suruç’un yoldaşları geri adım atmadı, dayanışma Avrupa genelinde ve uluslararası düzeyde somut bir şekilde örgütlendi.
Bizler, hayatta olan bizler, faşizmin çürümüşlüğünün her yere yayıldığını kendi gözlerimizle görüyoruz. Milliyetçiliği yüceltmek için mezarlarından çıkan ölüleri görüyoruz, emperyalist burjuva devletlerin savaş propagandasının saldırısına uğrayan halkları görüyoruz. Polise öldürme izni veriliyor ve bu da burjuvazinin halklara karşı saldırı politikalarından beslenerek gerçekleştiriliyor.
Devrimci olmamızın nedeni, eylemle birleşen umudun bizi dönüştürmesidir: direniş gösteriyoruz!
Suruç’tan öğrenmek, mücadelenin yakıtı olan umudu örgütlemeye katkıda bulunmaktır! Bugün yine, soykırım suç ortakları, halkların sefaletinin ve ezilenlerin katledilmesinin mimarları olan NATO’ya üye emperyalist devletler Ankara’da toplanıyor. Avrupa’dan gelen enternasyonalistler gözaltına alınıp tecrit ediliyor! Sosyalist devrimciler faşist şeflik tarafından tutuklanıyor ve işkence görüyor! SGDF sürekli toplu tutuklamaların hedefi oluyor.
Devrimin hayaleti, emperyalist Avrupa’nın üzerinde gerçekten de dolaşıyor: direniş yaşıyor, enternasyonal dayanışma yaşıyor, biz hayattayız çünkü mücadele ediyoruz!
Umutsuzluk, zaferden vazgeçenlerin üzerine çöküyor, kesinlikle isyan halindeki sömürülenlerin ve ezilenlerin üzerine değil. Rojava’da başta kadın devrimi olmak üzere kazanımlar korunmak için politik islamcı çetelere karşı mücadele devam ediyor; Filistin’den Batı Sahra’ya, G7 zirvesinden NATO zirvesine, Hindistan ve Kürdistan’a kadar dünyanın her yerinde devrimci direniş güçleri, yenilgicilik ve eylemsizliğe karşı mücadelenin ön saflarında yer alıyor. Kadınların, LGBTI+’ların ve tüm ezilenlerin mücadelesi, sarsılmaz bir umutla dolup taşsın!
Suruç’ta katledilen 33’lerimiz ölümsüzdür!
11 yıl sonra, devrimci gençliğin umudu hâlâ ayakta!
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 17 Temmuz 2026 tarihli Sosyalist Gençlik köşesi











