Batılı emperyalistler, en üst düzey güvenlik önlemleri altında ve tüm şehri adeta işgal ederek Ankara’daki NATO Zirvesi’ni gerçekleştirirken, uluslararası gençlik örgütleri “Savaşa Karşı Savaş; Askeriniz Olmayacağız” ittifakı altında toplandı. Bu yıl Milano’da gerçekleştirdikleri konferansta kurulan bu ittifak, İtalyan gençlik örgütü Cambiare Rotta’nın yaz kampında gelecek süreçte parçası olacakları savaş karşıtı kampanyayı duyurdu.
Savaşa doğru yeni adımların atıldığı NATO zirvenin üstünden yalnızca birkaç hafta geçmişken uluslararası gençlik ittifakı kampanyasını “Grev, Boykot, İşgal, Direniş: Askerleriniz Olmayacağız’” sloganını benimsedi. 8 Mayıs Gençlik Grevi deneyimlerini temel alan kampanya gelecek ayları yoğun bir çalışma dönemi olarak değerlendirmeyi hedefliyor.
Savaş hazırlıkları yoğunlaşıyor, bu hazırlıklar Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yeni yasalarla somutlaştı. Bu yasaların baş hedeflerinden olan gençliğin ise önüne ideolojik bir mücadele görevi koyması gerektiği aşikâr. İtalya ve Almanya’daki zorunlu askerlik uygulamaları ile tüm ülkelerde silahlanmanın genişletilmesi de buna dahildir. Bu nedenle, savaşa karşı bir gençlik hareketinin gerekliliği bu dönemde yeni bir anlam kazandı. Ekim 2025’te Almanya’da zorunlu askerliğe karşı yapılan bir grev çağrısında yalnızca birkaç hafta içinde 55 bin öğrenci sokaklara çıktı. Bu eylem ve ardından gerçekleşen 3 grev “Zorunlu Askerliğe Hayır” sloganıyla düzenlendi, büyük ölçüde kitlelere ulaşıldı.
Bu grevlerin yarattığı dinamizmi yalnızca Almanya ile sınırlamama ihtiyacı ortaya her geçen gün kendisini daha da göstermekte. Dinamizmin Avrupa geneline yayılması gerekliliğini gören ittifak, farklı ülkelerdeki koşulların çeşitli taleplerini tartıştılar ve kampanyanın temelleri de atılmış oldu.
Bu ilk önemli dönüm noktasıdır. Ekim ayının sonuna karar verilen eylem günü için çeşitli ülkelerde seferberliğin farklı araçları şimdiden hazırlanıyor. Bunlar arasında imza kampanyası, çevrimiçi ve sokakta kullanılacak seferberlik materyalleri yer alıyor. Çeşitli yerel ve merkezi etkinlikler de hazırlanıyor. Bazı yerlerde okullar dersleri boykot edecek, başka yerlerde üniversitelerdeki amfiler ya da yemekhaneler işgal edilecek. Başka yerlerde ise bir anaokulunun çalışanları greve çıkacak. Mart ayında gerçekleşen kadın grevinin gücü okul boykotuyla birleşebilir. Ya da Cenevre’daki liman işçileri öğrencilerin gücüyle birleşebilir.
Dolayısıyla “Grev, Boykot, Direniş” kampanyasının amacı yeni deneyimler kazanmakla birlikte gençliği gelecek olan daha zorlu zamanlara hazırlamaktır. Bu zorlu zamanlarda, büyük bir grev öncesinde aylar süren bir seferberlik süresi lüksüne sahip olmayacağız. Küba birkaç hafta içinde saldırıya uğrayabilir. Avrupa’da ilerici güçlere ve ezilenlere yönelik yeni baskılar devreye sokulabilir. Ya da egemen sınıf üçüncü dünya paylaşım savaşına doğru yeni saldırgan adımlar atabilir. Ama kesin olan bir şey var: Gençlik de hareket halindedir. Gençlik, ortaya çıkacak her soruna yanıt vermeye hazırdır
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 31 Temmuz 2026 tarihli Avrupa Gündemi köşesi











