Her iki emperyalist paylaşım savaşında dünyayı yaşanmaz hale getiren, insanlığı ve doğayı büyük bir yıkıma uğratan emperyalistler, bugün de 3. Emperyalist paylaşım savaşına hazırlanıyor. Bu nedenle başta Avrupa olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinde halklar arasında ırkçılık ve milliyetçiliği körüklüyor, faşist partilerin yükselişini destekliyorlar.
Bununla birlikte, savaştan, açlıktan, yoksulluktan kaçan göçmenlerin ülkelerine gelmelerini engellemek için göçmen ve mülteci karşıtı ırkçı yasalar çıkarıyorlar. Göçmenlerin kapitalist ülkelere geliş yollarına yüksek duvarlar, dikenli teller örüyorlar, “sınır güvenliği” adı altında asker ve polisleri yığıyorlar. Diğer yandan işçi-emekçi göçmen ve mültecilerin emekleri üzerinden sömürü düzenini sürdürüyorlar.
Son birkaç gündür, dünyanın gözleri önünde Fas ve İspanya arasında bir mülteci krizi yaşanıyor. Bu kriz İspanyol askerlerinin her gün göçmenlere dönük yaptığı vahşi saldırılarla adeta bir insanlık dramına dönüştü. Son yapılan resmi açıklamalara göre; Fas toprağı üzerinde bulunan İspanyol sömürge kenti Ceuta’ya geçmeye çalışan mültecilerden 72’si yaşamını yitirdi. Ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.
Çoğunluğunu Fas Marokko ve Afrikalıların oluşturduğu yüz bine yakın mülteci, Avrupa’da daha iyi bir yaşam umuduyla Fas kıyılarında toplandı. İnsan tacirlerinin mültecileri AB bölgesi kapsamında olan Ceuta’ya yönlendirmesi sonucu, 60 bine yakın mülteci denizden yüzerek Ceuta’ya geçti. Sınırda askeri gücünü arttıran ve mültecilere saldıran İspanya Devleti, mültecilerin büyük çoğunluğunu Fas sınırlarına geri gönderdi.
Bu insanlık dışı uygulamalardan ve insanlığa karşı işlenen suçtan başta emperyalist AB üyesi İspanya Devleti olmak üzere tüm emperyalist devletler sorumludur. Emperyalizm, insan hayatı üzerinden kendini var etmeyi sürdürdükçe, dünyanın dört bir yanında biz işçi ve emekçilerin, kadınların, LGBTİ+’ların payına açlık, yoksulluk, sömürü, göç yolları ve geleceksizlik düşecek.
Dünyamızı bize dar eden, geleceğimizi, umutlarımızı bizden almaya çalışan emperyalist-kapitalist sisteme karşı; dünyanın tüm ezilenleri olarak, bulunduğumuz her yerde sesimizi ve mücadelemizi büyütmek zorundayız. Bizim emeğimizi, alınterimizi, geleceğimizi sömürerek var olan emperyalist-kapitalist sistemi ve onun kan emicilerini ancak, bir araya gelerek, mücadelemizi büyüterek tarihin çöplüğüne gönderebiliriz.
AVEG-KON olarak İspanya başta olmak üzere, Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşanan bu insanlık dramına karşı tüm Avrupa halklarını, ezilen işçi ve emekçi göçmenleri sesini yükseltmeye, dur demeye çağırıyoruz.
Dünyanın bütün işçi ve emekçileri birleşin!
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON)











