14 Eylül 2026 Pazartesi - 08:09
DÖKÜMANLAR
Video Haberler
Haber Gönder
AVEG-KON
  • Languages
    • Deutsch
    • English
    • Français
Banner 2023 - copy
Banner 2023
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
AVEG-KON
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Haber Gönder

Atılım Gazetesi̇ başyazısı: Anlaşmada Kürt halkının ve ezilenlerin anlamlı bir kazanımı yok

7 Ağustos 2026 Cuma- 09:14
Atılım Gazetesi̇ başyazısı: Anlaşmada Kürt halkının ve ezilenlerin anlamlı bir kazanımı yok
PaylaşTwitWhatsapp

Politik yaşamı kısa ve uzun vadede derinden etkileyecek olan “anlaşma metni”nde, Kürt ulusal varlığı ve ulusal demokratik hakları konusunda herhangi kabul yok. Yasa tasarısı, lafzıyla da ruhuyla da, PKK’nin, gerillanın tasfiyesi hedefinin gerçekleştirilme koşullarından ve kurallarından ibaret. Faşist inkarcı sömürgeciliğin herhangi bir suçuna tek bir dolaylı atıf bile içermiyor. Sanık sandalyesine oturtulan Kürt ulusunun haklı, meşru, ahlaki, zorunlu talepleri ve mücadelesidir.

Faşist kontrgerilla şeflerinden MHP başbuğu Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrıya, Kürt ulusal demokratik hareketi önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te “Barış ve Demokratik Toplum çağrısı”yla cevap vermesi temelinde başlayan uzlaşma süreci yeni bir aşamaya girdi. “Terörsüz Türkiye/terörsüz bölge” programıyla “Barış ve demokratik toplum” programını temsilen yürütülen görüşmelerde varılan uzlaşmayı ifade eden yasa tasarısı, bir başka ifadeyle “anlaşma metni” resmen açıklandı.

Politik yaşamı kısa ve uzun vadede derinden etkileyecek olan “anlaşma metni”nde, Kürt ulusal varlığı ve ulusal demokratik hakları konusunda herhangi kabul yok. Yasa tasarısı, lafzıyla da ruhuyla da, PKK’nin, gerillanın tasfiyesi hedefinin gerçekleştirilme koşullarından ve kurallarından ibaret. Faşist inkarcı sömürgeciliğin herhangi bir suçuna tek bir dolaylı atıf bile içermiyor. Sanık sandalyesine oturtulan Kürt ulusunun haklı, meşru, ahlaki, zorunlu talepleri ve mücadelesidir. Bu nedenle Öcalan’a ulusal demokratik mücadeleyle bağlı resmi bir statü tanınmaması; gerillanın ve tutsak gerilla gücünün savaşın bir tarafı olarak değil, “devlete silah çekip bölücü terör suçları işlemiş” tek tek bireyler olarak nitelenmesi de şaşırtıcı değil.

Faşist şeflik rejimi, ne 27 Şubat çağrısı sonrası Abdullah Öcalan’ın olmazsa olmaz dediği, ne de PKK 12. Kongresi kararlarında ifade edilen konularda da yasal meşruiyete dayalı en küçük bir taviz vermeye yanaşmamıştır. “Dönüşler için önce kanun çıkarma” geri adımını ise, uygulamayı “silahsızlanmanın tespit ve teyit edilmesi”, bunun MGK tarafından onaylanıp Resmi Gazete’de yayınlanması koşuluna bağlayarak “terörsüz Türkiye” plan ve taktikleriyle sürtünmesiz hale getirmiş, bir psikolojik savaş dezavantajına dönüşmesine izin vermemiştir. Hasta tutsaklar, kayyum, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, şartlı tahliye süresini tamamlayan tutsakların serbest bırakılması gibi yasal düzenleme gerektirmeyen konularda bile en katı faşist duruşu sürdürmüştür.

“Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi” adı verilen “özel ve geçici kanun” biçimindeki bu anlaşmaya Kürt halkının ulusal demokratik talepleri ve genel demokratikleşme açısından tarihsel politik anlamlar yüklemenin, kimi tarihsel kıyaslamaların ikna edici hiçbir verisi yoktur. İnkarcı sömürgeci Türk sermaye devleti ve faşist şeflik rejimi süreçle elde etmek istediklerini elde etmiş bulunuyor. Görüşmeler süreci devletin istediği içerik ve biçimde sonuçlanmıştır.

Tıpkı ulusal demokratik hakların tanınacağına veya inkardan geri adım atılacağına dair bir emare bulunmaması gibi, çıkarılacak yasada işçiler ve ezilenlerle bağlı genel demokratik hak ve özgürlükler konusunda hükümlerin de yer almadığı görülmektedir.

Ne yazık ki, öncesi bir yana, 21. yüzyılda ulusal devrimci ve ulusal demokratik talepli silahlı mücadeleyi sonlandırarak yapılan anlaşmaların en gerisiyle karşı karşıyayız.

Anlaşmanın ardından gelecek dönem, tüm politik iddiasına ve iyimserliğine rağmen yeni ulusal demokratik hareket için belirsizliklerle, ciddi tehditlerle yüklüdür. Daha bugünden PKK yöneticileri ve temel kadroları için “sürgün ve tecrit” kararı alınması; Abdullah Öcalan ve tutsakların bir bölümünün rehin olarak tutulmaya devam edileceğinin ilanı; birkaç yıl “denetim” ve “siyaset yasağı” şartlarına bağlı olarak serbest kalacak tutsakların ve gerillaların, süre bitiminde bugün hapishanelerde kurulan “iyi hallilik” çarkının kopyası bir çarktan geçirilecek oluşları yeterince uyarıcıdır. Faşist şeflik rejiminin kolektif ulusal haklar konusunda faşist, ırkçı saldırganlık içinde olacağı; Kuzey Kürdistan’da sömürgecilik tekelini elde tutma dışında, bunun genel olarak işbirlikçi tekelci kapitalizmin, özel olarak bin odalı Saray etrafında kümelenmiş lümpen burjuvazinin, işgücünün yağmalanması, emekçilerin azami soyulması ihtiyacının ve erkek egemenliğinin tahkiminin koşulladığı tipte bir faşist saldırganlıkla ele ele gideceği de neredeyse gözler önündedir.

PKK’nin değişik zorlu dönemeçlerden geçerek yeni kazanımlar elde ettiği, yeni mevziler kazandığı tarihsel bir gerçektir. Fakat bu, tüm durumlar ve koşullar için açıklayıcı olan bir genellik taşımaz. Tarihsel somutluklar içinde ele alınmayı gerektirir. Örneğin 2004’te zirveye ulaşan tasfiyeciliği durdurmayı başarmak, 15 Şubat sürecini tersine çevirmek, Bakur ve Türkiye’de siyasi durumu, toplumsal psikolojiyi değiştirmek gibi başarıları gerillasız, politik askeri mücadelesiz açıklamaya kalkmak nafile bir çaba olacaktır. Gerilla gücünden ve savaşımından yoksun olacak yeni ulusal demokratik hareketin dünden daha az bedelle daha büyük kazanımlar elde edeceği hayalini yaymak, anlaşmanın adil ve demokratik olmadığını inkar etmek, anlaşmayı övmek, Kürt halkına ve bölge halklarına gerçeği açıkça söylememek mücadeleye yalnızca zarar verecektir.

Türkiye-Kürdistan birleşik devriminin ve bölgedeki antisömürgeci, antifaşist mücadelenin şimdi yeni zorluklarla karşı karşıya kalacağı; nesnel koşullarla öznel koşullar arasındaki uyumsuzluğu gidermek için dünü aşan bir ideolojik netlik, siyasi kararlılık ve fedakarlık gücü gerekeceği tartışma gerektirmiyor. Siyasi kararlılığın ilk gereği mücadelenin tüm araç ve biçimleriyle politika yapma yönelim ve pratiğinde; ikinci gereği fiili meşru mücadeleye dayanan, işçilerin ve ezilenlerin tüm mücadele biçimlerinin meşruiyetini tanıyan bir birleşik mücadele cephesinin inşası görevinde somutlanıyor. Bu görevlerle etkin bir ilişki içinde, işçi sınıfı ve ezilenleri, özgürlük, adalet, kadınlara eşitlik ve halklara eşitlik mücadelesinde birleştirmek, örgütlemek ve savaştırmak için bir adım öne.

Etiketler: Atılım Gazetesi Başyazısıçerçeve yasakazanım yok

İlgili İçerikler

Rotterdam’da 10 Eylül kutlaması

Rotterdam’da 10 Eylül kutlaması

13 Eylül 2026 - 11:07

Atılım Hollanda Marksist Leninist Komünist Parti'nin (MLKP) kuruluşunun 32. Kavga yılı Hollanda'nın Rotterdam kentinde "Şan olsun 32. yılında MLKP'ye" şiarıyla...

SKB ve ZORA’dan Fête de l’Humanité’de kadına yönelik şiddete karşı yürüyüş – VİDEOLAR

SKB ve ZORA’dan Fête de l’Humanité’de kadına yönelik şiddete karşı yürüyüş – VİDEOLAR

12 Eylül 2026 - 19:24

Atılım Paris Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Fransa örgütü ve antikapitalist genç kadın örgütü ZORA, Fête de l’Humanité’nin ikinci gününde kadına...

10 Eylül Frankfurt, Hildesheim, Viyana ve Brüksel’de kutlandı

10 Eylül Frankfurt, Hildesheim, Viyana ve Brüksel’de kutlandı

12 Eylül 2026 - 19:04

Marksist Leninist Komünist Parti'nin (MLKP) 32. kuruluş yıldönümü, Frankfurt, Hildesheim, Viyana ve Brüksel'de kutlandı. FRANKFURT Frankfurt'ta komünist gençler, "Şan olsun...

Ahmet Polad: 8 aydır bana her gün işkence yapıyorlar, 4 aydır açlık grevindeyim

Ahmet Polad: 8 aydır bana her gün işkence yapıyorlar, 4 aydır açlık grevindeyim

12 Eylül 2026 - 18:40

GAZETECİ ARKADAŞIMIZ AHMET POLAD METRİS 1 NO'LU T TİPİ HAPİSHANESİ'NDE TUTULUYOR Rakka'da haber takibi yaparken 19 Ocak'ta kaçırılan gazeteci arkadaşımız...

Gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad Türkiye’ye iade edildi – Güncellendi

Gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad Türkiye’ye iade edildi – Güncellendi

12 Eylül 2026 - 18:35

İNİSİYATİF: AHMET POLAD DERHAL HASTANEDE TEDAVİ ALTINA ALINMALI Rakka'da haber takibi yaparken 19 Ocak'ta kaçırılan gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad, 9...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad için Amnesty International önünde eylem

Gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad için Amnesty International önünde eylem

Haber Takvimi

Ağustos 2026
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  
« Tem   Eyl »

ÖZGÜR HABER

ÇOK OKUNANLAR

  • Rotterdam’da 10 Eylül kutlaması

    Rotterdam’da 10 Eylül kutlaması

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • SKB ve ZORA’dan Fête de l’Humanité’de kadına yönelik şiddete karşı yürüyüş – VİDEOLAR

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • 10 Eylül Frankfurt, Hildesheim, Viyana ve Brüksel’de kutlandı

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Ahmet Polad: 8 aydır bana her gün işkence yapıyorlar, 4 aydır açlık grevindeyim

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • İngiltere’de 10 Eylül kutlamaları

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Okumak için tıklayınız

  • ANASAYFA
  • İLETİŞİM
  • DÖKÜMANLAR
  • DATENSCHUTZERKLÄRUNG
avegkon.com

by©2020D

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER

by©2020D