Atılım Paris
Paris’te Samusocial çalışanlarının 23 Haziran’da başlattığı grev, evsizlerin de katılımıyla birleşik mücadeleye dönüştü. 15 Temmuz’dan bu yana süren işgal yüzlerce kişiyi bir araya getirirken, büyüyen direniş Samusocial yönetimini tarihinde ilk kez olağanüstü Yönetim Kurulu toplantısı yapmaya zorladı.

Paris’te Samusocial çalışanlarının 23 Haziran’da başlattığı grev, evsizlerin de katılımıyla birleşik bir mücadeleye dönüştü. 15 Temmuz’dan bu yana Samusocial binası önünde sürdürülen işgal yüzlerce kişiyi bir araya getirirken, büyüyen mücadele kurum yönetimine kuruluşundan bu yana ilk kez olağanüstü Yönetim Kurulu toplantısı yaptırdı. Grevciler, sosyal hizmetlerdeki kaynak yetersizliğine ve bütçenin askerileşmeye yönlendirilmesine tepki göstererek, “Çalışanlarla hizmet alanları, sosyal hizmetin suç teşkil edecek düzeye ulaşan kötüleşmesine karşı ilk kez birlikte mücadele ediyor” dedi.
Samusocial, güvencesizlik ve yoksullukla mücadele etmek, sokakta yaşayan insanların barınmasını sağlamak ve onlara sosyal destek sunmak amacıyla faaliyet yürüten bir kamusal çıkar grubu (Groupement d’Intérêt Public). Ancak kurum çalışanları, giderek azalan kaynakların hem evsizlerin barınma olanaklarını hem de çalışma koşullarını ağır biçimde etkilediğine dikkat çekiyor.
Çalışanlara göre, sosyal hizmetlere ayrılan bütçenin azaltılması ve kamu kaynaklarının giderek askerileşmeye yönlendirilmesi, sokakta kalan kişilere barınma sağlama kapasitesini ciddi biçimde zayıflatıyor. Yeni başvurulara olumlu yanıt verilmemesinin yarattığı psikolojik yük ise doğrudan çalışanların omuzlarına bırakılıyor.
GREV İŞGALE DÖNÜŞTÜ
Samusocial çalışanları, çalışma koşullarını protesto etmek ve sosyal acil durum konusunda kamuoyunu uyarmak amacıyla 23 Haziran’da greve başladı.
Mücadele 15 Temmuz’da yeni bir aşamaya geçti. Grevdeki çalışanlar, evsizlere destek veren Utopia 56 derneği ve sokakta yaşayan yaklaşık 200 kişinin katılımıyla Samusocial binasının önündeki alanı işgal etti.
Kamu otoritelerinin dikkatini çekmek ve barınma krizinin aciliyetini görünür kılmak amacıyla başlatılan kamp, ilerleyen haftalarda büyüdü. Sendikalar arası dayanışma ve kamuoyu kampanyalarının da desteğiyle işgal alanında yüzlerce kişi bir araya geldi.
MÜCADELE YÖNETİMİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA ZORLADI
Grev ve işgalin yarattığı basınç Samusocial yönetimine geri adım attırdı. Kurum yönetimi, 1993’teki kuruluşundan bu yana ilk kez olağanüstü Yönetim Kurulu toplantısı düzenlemek zorunda kaldı.
Yönetim Kurulu toplantısı sürerken işgal alanının önünde de destek mitingi gerçekleştirildi. Grevdeki çalışanlar, evsizler ve dayanışma için gelen sendikalar taleplerini bir kez daha dile getirdi.
CGT Samusocial üyesi Jordan, çalışanlarla hizmet alanların aynı mücadelede buluşmasının önemine dikkat çekerek, eylemi “çalışanlarla hizmet alanları, sosyal hizmetin suç teşkil edecek düzeye ulaşan kötüleşmesine karşı bir araya getiren ilk mücadele” olarak nitelendirdi.
Jordan, haftalardır devam eden mücadelenin Samusocial açısından tarihsel olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bu zaten bir ilk: Samusocial’da 45 gündür süren bir mücadele. Olağanüstü bir Yönetim Kurulu toplantısının yapılması da bir ilk. Bu, söke söke kazandığımız bir zafer.”
Mücadelenin talepleri karşılanana kadar devam edeceğini vurgulayan Jordan, ağustos ortasında hareketin yüzlerce kişiye ulaştığını belirterek eylül ayında çok daha kitlesel bir mobilizasyonun örgütlenebileceğini söyledi.
“SAVAŞA MİLYARLAR VAR, SOSYAL HİZMETLERE YOK”
Mitingde söz alan CGT Santé Paris ise sosyal hizmetlerdeki bütçe kesintilerini Fransa’nın artan askeri harcamalarıyla birlikte değerlendirdi.
Sendika temsilcisi, “Bir uçak gemisi inşa etmek için Fransa’nın 12 milyar Euro’su var, ama okullar, sağlık hizmetleri veya sosyal dışlanmayla mücadele için bu para yok” diyerek kamu kaynaklarının kullanımına tepki gösterdi.
Çalışanların karşı karşıya kaldığı ağır psikolojik koşullara da dikkat çeken CGT Santé Paris, barınma taleplerine verilen ret kararlarının sonuçlarıyla doğrudan çalışanların yüzleşmek zorunda bırakıldığını belirtti:
“Ret kararlarının bütün psikolojik yükünü kamu yöneticileri değil, çalışanlar taşıyor.”
Sendika, yüzlerce insanın barınma sorununun giderek daha kritik hale geldiğini vurgulayarak yaşananları “devlet skandalı” olarak nitelendirdi. Sağlık ve Konut bakanlıklarının taleplere yanıt vermediğini belirten CGT Santé Paris, kamu otoritelerini sorumluluk almaya çağırdı.
ÇALIŞANLARIN MÜCADELESİ EVSİZLERİN MÜCADELESİYLE BİRLEŞTİ
CGT Santé, hareketin başlangıçta çalışanlarla işveren arasındaki bir sosyal çatışmadan doğduğunu, ancak barınma krizinin derinleşmesiyle birlikte mücadelenin daha geniş sosyal ve politik bir boyut kazandığını vurguladı.
İşgal alanında kalan aileler adına konuşan bir kişi ise taleplerinin son derece haklı olduğunu belirterek “insani ve asgarî olanı” istediklerini söyledi. Talepleri karşılanana kadar mücadele etmeye hazır olduklarını ifade etti.
Miting boyunca onlarca sendika ve dayanışma örgütü söz alarak Samusocial çalışanlarının ve barınma hakkı için mücadele edenlerin yanında olduklarını açıkladı.
Eylem, Yönetim Kurulu toplantısına katılan heyetin dışarı çıkmasının ardından alkışlarla sona erdi.
Samusocial’da başlayan grev, böylece yalnızca çalışma koşullarına karşı bir mücadele olmaktan çıkarak, Paris’te giderek derinleşen barınma krizine karşı çalışanlarla hizmet alanların yan yana geldiği ortak bir mücadeleye dönüşmüş durumda.











