Avrupa Kadın Dayanışması, siyasi mültecilerin ve göçmenlerin sınır dışı edilmesine tepki göstererek Gülhatun Kara, Jülide Yazıcı ve Zeynep Alpboğa’nın Türkiye’ye gönderilmemesini istedi. Kadın örgütleri, geri göndermelerin durdurulması ve siyasi sığınma hakkının korunması için dayanışma çağrısı yaptı.
Avrupa Kadın Dayanışması (AKD), Avrupa’nın farklı ülkelerinde siyasi mülteciler, göçmenler ve kadınlara yönelik sınır dışı uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı.
Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB), Kadın Gözüyle, Yeni Kadın (YK), Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) ve Kürt Kadın Hareketi’nin (KKH) imzasını taşıyan açıklamada, siyasi sığınma hakkının giderek daraltıldığına dikkat çekildi.
Açıklamada, Fransa, Almanya, İsviçre ve Arnavutluk’ta yaşanan örnekler üzerinden geri gönderme politikalarının politik mültecileri, kadınları ve göçmenleri hedef aldığı belirtildi. Kadın örgütleri, Türkiye’ye iade edilmek istenen Gülhatun Kara, Jülide Yazıcı ve Zeynep Alpboğa için dayanışma çağrısı yaptı.
‘GÜLHATUN KARA TÜRKİYE’YE GÖNDERİLME TEHDİDİYLE EV HAPSİNDE’
Fransa’da 35 yıldır yaşayan politik mülteci Gülhatun Kara’nın mülteci statüsünün iptal edilmek istendiği belirtilen açıklamada, buna Fransız istihbaratının hazırladığı ve hukuki delile dayanmayan “beyaz not”un gerekçe gösterildiği belirtildi. Kara’nın Türkiye’ye gönderilme tehdidiyle ev hapsinde tutulduğu belirtildi.
Açıklamada, doktora öğrencisi, yazar ve çevirmen Jülide Yazıcı’nın da 4 Ağustos’ta Arnavutluk’a yaptığı ziyaret sırasında Tiran Havalimanı’nda Interpol araması ve Türkiye’nin iade talebi gerekçe gösterilerek gözaltına alındığı kaydedildi. Yazıcı’nın Fransa tarafından siyasi mülteci olarak tanındığı hatırlatılarak, Türkiye’ye iadesinin siyasi sığınma ve uluslararası koruma hakkının ihlali olacağı belirtildi.
ALMANYA’DA ZEYNEP ALPBOĞA İÇİN SINIR DIŞI TEHDİDİ
Almanya’nın Bielefeld kentinde 22 yıldır yaşayan Zeynep Alpboğa’nın Demokratik Kürt Toplum Merkezi çalışmalarına katıldığı ve hakkında yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alındığı belirtildi. Alpboğa’nın 26 Ağustos’ta Türkiye’ye gönderilmesinin planlandığı ifade edildi.
Açıklamada, İsviçre’de Bahar Yalçınkaya’nın iki çocuğuyla birlikte Türkiye’ye gönderilmesinin ardından gözaltına alınıp tutuklandığı, beş çocuklu Dilan Özgün’ün ise gösterilen dayanışma sonucunda şimdilik sınır dışı edilmekten kurtulduğu aktarıldı. Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan Özlem ve Metin Kaya’nın da 3 Ağustos’ta sınır dışı edildiği, çiftin üç çocuğunun ise Almanya’da bırakılarak koruyucu aileye yerleştirildiği belirtildi.
‘İLTİCA HAKKI İNSANİ VE DEMOKRATİK BİR HAKTIR’
Avrupa’daki politikaların yalnızca sınır dışı uygulamalarıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken kadın örgütleri, iltica hakkının giderek daraltıldığını belirtti. Açıklamada, Avrupa’da militarizm ve silahlanmaya ayrılan bütçelerin yarattığı ekonomik yükün sosyal haklara yönelik saldırılarla emekçilere ödetildiği ifade edildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İltica hakkı insani ve demokratik bir haktır! Bu hakkın gasp edilmesine sessiz kalamayız! Bunun için daha fazla sokağa, eyleme, protestolara çıkmaya, her bir ülkedeki parlamenterleri, yazarları, sanatçıları, kadın kurumlarını harekete geçmeye çağırıyoruz. Zira önümüzdeki dönem daha fazla sınır dışı kararları ile karşılaşacağız.”
Avrupa Birliği’nin Haziran 2026 itibarıyla yeni iltica yasasını yürürlüğe koyduğuna dikkat çeken Avrupa Kadın Dayanışması, “güvenli menşe ülkeler” ve “güvenli üçüncü ülkeler” listeleri üzerinden sınır dışı uygulamalarının güçlendirildiğini kaydetti. Hindistan, Mısır, Bangladeş, Fas, Tunus, Kosova ve Kolombiya’nın listede yer aldığını belirtti.
‘SİYASİ SIĞINMA HAKKIMIZ GASP EDİLEMEZ’
Kadın örgütleri, Avrupa’daki mücadeleci kadın örgütlerini, devrimci ve demokratik partileri, demokratik kitle örgütlerini ve insan hakları kuruluşlarını sınır dışı uygulamalarına karşı harekete geçmeye çağırdı.











