Hedefli bir mücadelenin sonucu olarak Suriye’de HTŞ çeteleri tarafından kaçırılarak aylarca hapsedilen Alman gazeteci Eva Maria Michelmann özgürlüğüne kavuştu. ‘Sıra Ahmet’in özgürlüğünü kazanmada’ diyerek çalışmalarını ve eylemlerini sürdüren Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnsiyatifi 24-31 Ağustos arası tarihleri eylem haftası ilan etti.
Suriye’de emperyalist-sömürgeci politikalarla iktidara taşınan HTŞ iktidarı halklara işkence ve zulüm uygulamaya devam ediyor. HTŞ, iktidara taşındıkları ilk günden itibaren batılı emperyalistlerle birlikte bölgede başta sömürgeci faşist Türk devleti, siyonist İsrail ve belli başlı tüm gerici ve işbirlikçi Arap rejimlerinin desteği nedeniyle sürdürülebilir bir zulüm makinasına dönüştü. Bunu aynı zamanda geniş çaplı katliamlar gerçekleştirerek hayata geçirmeye çalıştı.
Bu dönemde binlerce Alevi devrik Esad rejiminin destekçisi olduğu iddiasıyla katliamlardan geçirilirken, güneyde bulunan Dürzi halkları da aynı saldırganlıkla karşı karşıya geldi. Tüm bu saldırılar gerçekleşirken HTŞ’nin uygulamaları ve politikalarını kabul etmeyen, muhalif tüm kesimler, bilim insanları, eğitimciler, sanatçılar ve gazeteciler özel olarak hedeflendi. Katledilenlerin yanı sıra kimisi de tutuklanarak hapishanelere konuldu.
Sömürgeci faşist Türk devletinin yönlendirmesi ve desteğiyle Rojava toprakları sürekli olarak saldırı altında tutuldu, devrim kazanımları gasp edildi. Bu saldırı ve katliam ortamında yüzlerce SDG’li katledilirken, binlercesi de HTŞ çetelerine esir düştü. Yüzlercesinden ise hâlâ haber yok. Yaşamlarından haber alınamayanlar arasında Özgür TV programcısı ve muhabiri gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad da bulunmakta. Eva, Avrupa’da özel olarak yürütülen çalışmalar başta gelmek üzere Rojava’da da esir ve kayıplarla ilgili yürütülen mücadeleler sonucunda HTŞ çetelerinin elinden kurtarıldı.
Eva ve Ahmet’e Özgürlük İnsiyatifi’nin Avrupa kentlerinde sürdürdüğü çalışmalarda hiç kuşku yok ki gazeteci Ahmet Polad’ın durumuna ve bu tutuklama saldırısından HTŞ çeteleri ve açık destek sunan tüm emperyalist ve gerici devletlerin sorumluluğuna dikkat çekilmektedir.
Şimdi HTŞ zindanlarında işkence altında tutulan gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad’ın özgürlüğünü sağlamak, kuşkusuz biz ‘dışarıda’ bulunanların sorumluluğundadır. Eva’nın özgürlüğünün koparılıp alındığı biçimdeki eylem hattı ve halk diplomasisinin sağlanması kuşkusuz süreklilik gerektirmektedir. Başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Parlamentosu gibi emperyalist devlet kurumları, Suriye konsoloslukları ve basın-yayın kuruluşları olmak üzere yaygın eylemler, bilgilendirme stantları ve protesto gösterileri ile eylem sürekliliğini sağlamak önemli bir yerde durmaktadır. Yürütülen Ahmet’e özgürlük kampanyasının yaygınlaşması ve kitleselleşmesi ve acil bir biçimde gündemleşmesi ilgili devletlerin harekete geçmesi ve sonuç almaya zorlanmaları bakımından önemlidir. Çalışmaların daha kitlesel bir tarzda, günlere yayılan çadır eylemleri, konsolosluklara dosyaların verilmesi, basın-yayın kuruluşlarını bilgilendirme ve duyarlılık sağlanması gibi boyutlara taşımak, değişik birçok kurumu sürece katmak anlamını taşıyacaktır.
Yaz aylarında planlanmış kamplar ve çalışmalar nedeniyle sınırlanan eylemler için yeniden harekete geçmeliyiz. 24-31 Ağustos arasında İnisiyatifin çağrısına uyarak değişik mücadele araçlarıyla eylem ve etkinlikler örgütlemeliyiz. Yerel güçlerle görüşmeler yapmalı, dayanışma çalışmaları gerçekleştirmelerini, Suriye devleti üzerinde bir basınç uygulamalarını istemeliyiz. Her düzeyde ilişkilerimizi bu konuda etkin biçimde devreye koymalıyız. Suriye Devletini adım atmaya zorlayan etkin eylemler ve dayanışma çalışmaları gazeteci Ahmet Polad’ın özgürleşmesinin de önünü açacaktır.
Kampanyanın hali hazırda kazandıklarına ve deneyimlerine yaslanarak; Ahmet’i özgürleştirmek için harekete geçelim.
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 28 Ağustos 2026 tarihli Perspektif köşesi











