Dünyanın her yerinde kadınlara yönelik saldırılar giderek artıyor kadın cinayetleri daha da vahşileşiyor, aile içi şiddet vakaları artıyor ve sokakta taciz vakaları da yükseliyor. Gisele Pelicot ya da Claudia Wuttke gibi vakaları hepimiz hatırlıyoruz. İkisi de o zamanki eşleri tarafından uyuşturularak yıllar boyunca tecavüze uğradıklarını kamuoyuna açıkladılar.
Aynı zamanda, savaş hazırlıklarının giderek artmasıyla birlikte toplum da giderek daha fazla vahşileşiyor. Bunun bir parçası, kadınların korunmasına yönelik fonların kesilmesinin yanı sıra toplumsal erkekliğin propagandasının yapılmasıdır; bu da tersinden ataerkil şiddeti giderek daha fazla körüklüyor.
Partnerlik ilişkilerinde karşılaştığımız ataerkil şiddetin yanı sıra, son dönemde cinselleştirilmiş polis şiddeti ve gözaltında tecavüz vakalarına ilişkin çeşitli yayınlar da yapıldı – bu durum faşist Türkiye’yi, Siyonist İsrail’i ve başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerini de kapsıyor.
Genç kadınlar tüm bunlara karşı koymak istiyor. Avrupa’daki kadın hareketi şu anda bu olayları, yayınları ve kadın cinsine yönelik saldırıları kolektif bir Özsavunma eylemine dönüştürebilecek durumda değil. Bir süredir aşılamayan bir blokaj var.
Böyle bir dönemde, artikapitalist genç kadın örgütü ZORA bakışını ileriye yönelterek, Avrupa çapındaki ilk kongresini düzenliyor, Kongre “Savaşa, Faşizme ve Ataerkiye Karşı Birleşin: Kadın Devrimi İçin Mücadele Edeceğiz!” şiarı altında gerçekleştirilecek. Burada önümüzdeki dönem için örgütsel, ideolojik ve politik konular ile hedefler tartışılacak; zamanımızın sorularına bir yanıt oluşturulmaya çalışılacak.
Cinselleştirilmiş polis şiddeti vakalarının artışı göz önüne alındığında, buna karşı somut bir politik mücadele yürütmek daha da önemli hale geliyor. Bu nedenle 18 Ekim’ de “Sessizliği Bozmak İçin 110 Neden” sloganı altında bir konferans düzenlenecek. 110’un dost ve yardımcı olmadığına, tam tersine bu şiddetin bizzat ondan kaynaklandığına ve cinselleştirilmiş polis şiddetini kararlı bir şekilde teşhir etmenin ve buna karşı mücadele etmenin önemli olduğuna yapılan bir gönderme olarak.
Konferansın amacı, uluslararası düzeyde ve Almanya düzeyinde diğer örgütlerle bir araya gelmek ve çıplak arama gibi uygulamaları ya da polis gözaltısında veya gösterilere yönelik polis saldırıları sırasında gerçekleşen tacizleri etkili bir şekilde nasıl geri püskürtebileceğimizi tartışmaktır. Kadınlar Siyonist hapishanelerdeki ve Türk faşist hapishanelerindeki deneyimlerini aktaracak, Almanya’dan antifaşist kadınlar direnişlerini ve bunun ardından maruz kaldıkları cinselleştirilmiş polis şiddetini anlatacak ve İran’dan gelen seslere de yer verilecek.
Konferans böylece, 2000 yılında Türkiye’de benzer bir konferans düzenleyerek sessizliği bozan sayısız kadının geleneğini sürdürüyor. Aradan geçen 26 yıl içinde de sayısız devlet suçları teşhiri yapıldı. Ancak paylaşılamamış, teşhir edilememiş, hesabı sorulmamış sayısız vakanın ardından, şimdi yeniden böyle bir konferans çağrısı yapılıyor.
Çünkü sessizliği bozmak bugün her zamankinden daha fazla bir zorunluluktur.
Tüm kadınları 18 Ekim’ de Berlin’ e sesimize ses, cesaretimize cesaret katmaya çağırıyoruz
* Atılım Gazetesinin Avrupa Eki’nin (atilimavrupa1994@gmail.com) 18 Eylül 2026 tarihli Sosyalist Kadın köşesi












