‘KADIN DEVRİMİNİ KAZANACAĞIZ’
“Savaşa, faşizme ve erkek egemenliğine karşı birleşiyoruz- kadın devrimini kazanacağız!” şiarıyla ilk Avrupa kongresini gerçekleştiren ZORA, uluslararası emperyalist savaş karşıtı bir konferansın toplanması kararını aldı.
Genç kadın örgütü ZORA’nın ilk Avrupa Kongresi, “Savaşa, faşizme ve erkek egemenliğine karşı birleşiyoruz- kadın devrimini kazanacağız!”şiarıyla başarıyla gerçekleştirildi.
26-27 Eylül tarihlerinde düzenlenen kongrede kadın hareketinin güncel ve yakıcı sorunları tartışıldı.
Kadın devrimi uğruna ölümsüzleşen tüm kadınlar için gerçekleştirilen bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan kongre Ivana Hoffmann, Leyla Abay, Sengül Boran, Aydan Ezgi Salci, Rosa Luxemburg ve Clara Zetkin’e adandı.
Almanya, Fransa, Avusturya ve Britanya’dan yüzün üzerinde delege, Avrupa’daki kadın özgürlük mücadelesinin gündemlerini tartışmak ve örgütün Avrupa çapındaki karakterini güçlendirmek amacıyla kongrede bir araya geldi. SKB, AVEGKON, Pride Rebellion, TSP ve Young Struggle örgütleri, ilk Zora Avrupa Kongresi’ni selamlayarak kongrenin tarihsel önemine dikkat çekti. Tartışmalar “Jin, Jîyan, Azadî” sloganıyla başlatıldı.
Kongrede, emperyalistlerin kapitalizmin varoluşsal krizini aşmak amacıyla üçüncü bir dünya savaşına hazırlandığı tespiti yapıldı. Bu süreçte faşizmin de giderek daha açık bir tehdit hâline geldiği belirtildi. Avrupa’daki genç kadınlar açısından bu gelişmelerin özellikle erkek egemen şiddetin artması, faşist kadın imgelerinin yaygınlaşması ve erkek egemen şiddetin faşist güçler tarafından araçsallaştırılması anlamına geldiği ifade edildi. Bunun yanı sıra kadınların evde ve işyerinde sömürüsünün yoğunlaştığı ve cinsiyet çelişkisinin genel olarak daha da keskinleştiği belirtildi.
‘ROJİN İÇİN ADALET’ MÜCADELESİ SELAMLANDI
Kongrede ayrıca iki yıldır adalet çalışması yürütülen ve ölümünün nasıl gerçekleştiği hâlâ aydınlatılmayan Rojin Kabaiş anıldı. Rojin için yürütülen mücadelenin dünyanın dört bir yanında bir sembol haline geldiği belirtildi, adalet komisyonların çalışmalarının desteklenmesi ve Avrupa’da da örnek alınması gerektiği vurgulandı.
Bu tartışmalar çerçevesinde genç kadınlar açısından merkezi görevler belirlendi. Gelecek dönem görevlerine cesaretle yaklaşılması gerektiği vurgulandı.
Faşizme karşı mücadelede kadın militanlığının ve özsavunmanın merkezi bir görev olduğu; bu mücadelenin aynı zamanda sınır dışı edilmelere, faşist kadın örgütlerine ve bunların ırkçı ve trans düşmanı nefret propagandasına karşı mücadeleyle birleştirilmesi gerektiği belirtildi. Kadın grevlerinin daha büyük örgütlenerek yaşam alanların her birine taşınıp, emperyalist devletlerin savaş hazırlıkları, sosyal kesintiler ve artan sömürüye karşı harekete geçmek amacıyla kullanılması gerektiği ifade edildi.
Emperyalist devletlerin savaşlarına ve üçüncü dünya savaşı hazırlıklarına karşı devrimci kadın hareketinin görevlerini tartışmak ve ortak bir irade oluşturmak amacıyla 1915 yılında Clara Zetkin’in de katılımı ile gerçekleşen enternasyonal kadın konferansından esinlenen uluslararası emperyalist savaş karşıtı kadın konferansının düzenlenmesine karar verildi. Erkek egemen şiddete karşı mücadelenin ise Avrupa çapında kolektif bir özsavunma kampanyasıyla sürdürülmesi kararlaştırıldı.
Bunun yanı sıra antiemperyalist mücadelenin derinleştirilmesi, Rojava’daki kadın devriminin kazanımlarının savunulması, enternasyonalizmin ve uluslararası ağların güçlendirilmesi hedefleri belirlendi.












