“Yalnız değilim, başımı dik tutacağım”
Fransa Anayasa Mahkemesi’nin Almanya’ya iade edilmesi kararını verdiği antifaşist Gino, bir mektup gönderdi. Kendisi ile dayanışma gösterenlere teşekkür eden Gino, kendini hiçbir zaman yalnız hissetmediğini söyledi. Almanya’da hapsedilmesi durumunda da “başını dik” tutacağını belirten Gino, “Kendimizi ‘mağdur’ olarak görmüyoruz, ancak mücadele etmeyi seçen göçmenlerin hayatlarının bu şantaja maruz kaldığının farkındayız. Sessiz kalsaydık Avrupa vatandaşı olabilirdik, ancak biz bu seçimi yapmadık” dedi.
Faşistlere yönelik eylem düzenlediği iddiasıyla Almanya’nın hakkında dava açarak iadesini istediği “Gino” ismiyle bilinen antifaşist Rexhino Abazaj hakkında Fransa Anayasa Mahkemesi, dün “Almanya’ya iade edilmeli” kararını verdi.
10 gün içinde iade edilmesi gereken Gino, Almanya’da ağır hapis cezası ise karşılaşabilir ya da antifaşist eylemin gerçekleştiği Macaristan’a iade edilebilir. Bu durumda aynı eylemden yargılanan antifaşist Maya gibi, ağır tecrit koşullarında yıllarca hapiste tutulabilir.
Fransız yargısının dünkü kararının ardından Gino, kamuoyuna açık bir mektup yayınladı.
Gino’nun mektubu şöyle:
“Bu süreç boyunca bana yakın olan, benim için mücadele eden ve hâlâ mücadeleye devam eden herkese selamlarımı sunuyorum. Sizin paha biçilmez yardımınız olmasaydı tüm bu zorlu süreçleri atlatamazdım. Kendimi hiçbir zaman yalnız hissetmedim ve bu, bana verdiğiniz en büyük armağan oldu.
Bugün aranızda olamadığım için özür dilerim. Şu anda avukatlarımla birlikte, Yargıtay’ın kararının ardından atılacak adımlara hazırlanmak üzere kriz yönetimi sürecindeyim. Bildiğiniz gibi, mahkeme bugün Almanya’ya iademi onayladı; bunu bekliyordum, hepimiz bekliyorduk, şaşırmadık. Bu iade, Budapeşte davasıyla ilgili tüm adli kararlar gibi politik bir tercihtir. Bu zulüm, Amerika’dan Avrupa’ya yayılan antifaşist mücadelenin suç sayılmasına yönelik bir başka örnek olarak görünen, saçma sapan suç örgütü teorisiyle bağlantılı olduğu için apaçık ortadadır.
Bu sabah Budapeşte’de Maja ve Gabriele’ye verilen mahkumiyet kararları ile bu davaya dahil olan ve tutuklanan diğer yoldaşların durumları, ABD’de ICE’ye karşı harekete geçen tutuklulara yönelik antifaşist terör davalarından, Autistici/Inventati Kolektifinin* ‘terör örgütü’ olarak listelenmesine ve hesaplarının yanı sıra Kızıl Yardım’ın hesaplarının da dondurulmasına kadar antifaşistlere yönelik mevcut zulüm ortamıyla bağlantılıdır.
Almanya’da hakim olan iklim ortadadır. Fransa’da ise geçen Şubat ayında bir neo-Nazi aktivistin ölümünün ardından, Lyon davası kapsamında 12 antifaşist hâlâ hapiste tutulmaktadır. Antifaşist olmak ve günümüz toplumunun gidişatına direnmek artık sadece sözlerle sınırlı kalamaz; aksine, ciddi sonuçlar doğurabilecek bir sorumluluk üstlenmeyi gerektirir. Bununla karşı karşıya kaldığımızda, kendimizi hazırlamalıyız.
Ben Arnavutum, ancak 3 yaşımdan beri yaşadığım İtalya’da büyüdüm. Ailem Arnavut, ama aynı zamanda İtalyan. Ben değilim. Zaid’in ailesi de Alman, ama o değil. Bu ayrıcalık bize tanınmadı. Kendimizi ‘mağdur’ olarak görmüyoruz, ancak mücadele etmeyi seçen göçmenlerin hayatlarının bu şantaja maruz kaldığının farkındayız. Sessiz kalsaydık Avrupa vatandaşı olabilirdik, ancak biz bu seçimi yapmadık. Antifaşizmin suç sayılması, hem Avrupa’da hem de ICE’nin kahverengi gömleklilerinin aktif olduğu Amerika’da gördüğümüz gibi, göçmenlerin suç sayılmasıyla kesinlikle bağlantılıdır.
Her şey yanlış yöne gidiyor gibi görünüyor ve gerçekten de yanlış yöne gidiyor. Yine de, Avrupa’nın dört bir yanından ve ötesinden insanların harekete geçtiğini, yanımızda olduğunu, bizim ve başkaları için mücadele ettiğini gördük. Yine de, sadece yüzeysel değil, son derece gerçek bir dayanışmaya tanık olduk. Yalnız değiliz ve hiçbir zaman da olmadık. Yine de, umutsuz görünen durumlar karşısında muazzam bir cesaret gördük. Ve her şeyden öte, gerektiğinde çağrıya yanıt verenlerin kolektif sorumluluğunu gördük.
Almanya’da hapis cezasına çarptırılmam gerekirse, geçmişte hiç durmadığımız gibi birlikte direnmeye devam edeceğimiz inancıyla bunu kabul edeceğim. Bugün, burada, kolektif sorumluluğumuz şunu bilmektir: Hiçbir şey durmaz, antifaşizm yenilgiye uğramaz, aksine sürekli bir mücadeledir. Bugün, burada, biz, ben, siz, mücadele eden ve mücadele edecek olanlar için orada olacağımıza dair sözümüzü yeniliyoruz. Zaid için oradayız ve orada olacağız. Kimsenin yalnız bırakılmayacağına dair birbirimize söz veriyoruz.
Başımı dik tutacağım.
Sizi seviyorum.”
*Güvenli iletişim araçları sağlayan bir kolektif












