18 Ağustos 2026 Salı - 13:45
DÖKÜMANLAR
Video Haberler
Haber Gönder
AVEG-KON
  • Languages
    • Deutsch
    • English
    • Français
Banner 2023 - copy
Banner 2023
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
AVEG-KON
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Haber Gönder

Arzu Demir yazdı: Mezarlar ve hafıza

7 Mayıs 2020 Perşembe- 18:21
Arzu Demir yazdı: Mezarlar ve hafıza
PaylaşTwitWhatsapp

Bugünlerde mezarlara yönelik saldırılarla gündeme gelen “hafızasız bırakma”ya karşı, Kürt kentlerinde anneler, evlatlarının mezarları saldırıya uğramasın diye mezarlıkları mesken tuttu. Sınır boylarında katledilen evlatlarının cansız bedenlerini yerde bırakmayan, evlatlarının parçalanmış bedenlerini eteklerine toplayan Kürt kadınları, bir kez daha mezarlarına yapılan saldırı ile sınanıyor.

2006 yılının Mayıs ayıydı. Latin Amerika’dan Kürdistan’a dünyanın pek çok yerinden gözaltında kayıp yakınları ile kayıplara karşı mücadelenin parçası olan insan hakları savunucuları, avukatlar, gazeteciler, siyasetçiler ile sosyalistler ve yurtsever devrimciler Amed’de bir araya gelmişti.

Kayıplara Karşı Uluslararası Komite’nin (ICAD) komünist devrimci Hasan Ocak’ın gözaltında kaybedildiği 1995 yılının Mart ayında başlattığı mücadele ile gelenekselleşen Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nın 5.’si o yıl YAKAY-DER ile birlikte yapılmıştı. İki gün süren kurultay boyunca kürsüye çıkan Kürt kayıp yakınlarından birinin sözü hala hatırımda. Barış annesi, “Biz burada ayağımızı toprağa basarken çekiniriz. Çünkü altında bir canımızın bedeni olabilir” demişti. Bu sözler Türk devletinin bir varoluş politikası olarak Kürt halkına karşı yürüttüğü sömürgeci savaşın özetiydi.

2006’dan bu yana, ailelerin ve İHD’nin ısrarlı mücadelesi sonucunda, devlet, bazı yerlerde kazı çalışmaları yapmak zorunda kaldı. Örneğin, Dargeçit kayıplarından geriye kalanlar 17 yıl sonra bulundu. Elbette hala, yüzlerce aile, kimsesizler mezarlıklarına, ormanlık alanlara, BOTAŞ kuyularına ya da bilinmeyen yerlere gömülen, atılan yakınlarını bir mezara kavuşturmak için bekliyor.

Katledilen insanları ve geride kalan ailelerini mezarsız bırakmak bir devlet politikası. Türk devleti bunu muhaliflere karşı sistemli ve planlı bir saldırı politikası olarak uyguladı. Çünkü kaybetme saldırısı ile verdiği mesaj çoktu. “Beyaz ölümün” taşıdığı anlam geride kalanlar için büyüktü. Belirsizlik içinde ömür boyu sürecek olan bir bekleme cezasıydı bu. O belirsizlik, bilinmezlik, ailelerin dışında tüm topluma bir mesajdı. Çünkü bilinmez, görünmez olanın verdiği korku, yarattığı tedirginlik, bilinene göre her zaman daha büyük ve daha derindir.

Genel toplumsal hafıza bakımından ise mezarsızlık, “yaşanmamışlık” demektir. Toplum için de bir “boşluk”tur. Devletin “işkence ile katletme” suçunun ispat edilemez halidir aynı zamanda.

Mezar, mezarlıklar, sadece kişisel hafızayı koruma misyonunu taşımaz, geçmiş ile bugün arasında da bağ kuran bir köprüdür. Anıları, yaşanmışlıkları hatırlatırken, devrimcilerin mezarları, direnişi de anımsatır her bakana. Çünkü o mezardaki kişi direndiği için devlet tarafından öldürülmüştür.

Faşist şeflik rejiminin son zamanlarda Kürt kentlerinde gerilla mezarlarına yönelik geliştirdiği saldırgan politikayı, mezarların taşıdığı bu misyon bakımından da görmek gerekiyor. Son günlerde Van, Amed, Bingöl, Muş ve Hakkâri kentlerinde ya mezar taşları kırıldı, ya üzerlerindeki fotoğraflar ve yazılar silindi, ya aileler mezar taşlarını kaldırmaya zorlandı. Daha öncesinde de Garzan Mezarlığı’nda bulunan 267 gerillanın cenazesi çıkartılarak, ailelerine bile haber verilmeden başka yere götürülmüştü.

Son 5 yıldır halka karşı uygulanan bu sömürgeci politikaya, iktidar, insanların dikkatinin salgın hastalıkta olduğu bugünlerde yeniden hız kazandırmış görünüyor.

Kırılan, zarar verilen her bir mezar taşı, “ölüler ile savaşan” bir sömürgeciliğin Kürt düşmanlığında ulaştığı boyutu gösteriyor. Taybet Ana’nın Silopi’de 2015 yılının Aralık ayında özyönetim direnişi günlerinde sokak ortasında bir hafta kalan cansız bedeni, bu düşmanlığın başka bir fotoğrafıydı. O gün orada, Kürt halkını, yerde kalan cenazesi ile teslim almak isteyen iktidar, bugün mezarlıklara yönelik saldırı ile bir halkın kolektif hafızasını yok etmeyi amaçlıyorlar.

Faşist şeflik rejimi, kendinden önceki iktidarlardan daha planlı bir biçimde, tarihi istediği gibi yazma niyetinde. “Hakikati” kendine göre inşa etmeye çalışıyor. Bu nedenle İstanbul’da tarihe mal olmuş Taksim Meydanı’nı değiştirip, cami inşa ediyor, Batman’da Hasankeyf’i hiçbir bilimsel veriye dayanmadan baraj suları altında bırakıyor. Ermeni halkının Hançepek’ini, Komutan Ciyager ve savaşçılarının sokaklarında direndiği Sur’u yerle bir ediyor. Yıkılan, talan edilen her yere diktatörün “çılgın projeleri” inşa ediliyor. Elbette, bu kentsel talan ve yıkımların nedenleri arasında rantı yeniden paylaşıma açarak, yandaş inşaat şirketlerini ihya etmek de var. Ancak bir halkı, tarihsiz, belleksiz bırakmak da başlıca hedef.

Bugünlerde mezarlara yönelik saldırılarla gündeme gelen “hafızasız bırakma”ya karşı, Kürt kentlerinde anneler, evlatlarının mezarları saldırıya uğramasın diye mezarlıkları mesken tuttu. Sınır boylarında katledilen evlatlarının cansız bedenlerini yerde bırakmayan, evlatlarının parçalanmış bedenlerini eteklerine toplayan Kürt kadınları, bir kez daha mezarlarına yapılan saldırı ile sınanıyor.

Etiketler: arzu demirfaşizmhafızamezar

İlgili İçerikler

Ahmet Polad için yaygın eylemler yapılacak

Ahmet Polad için yaygın eylemler yapılacak

18 Ağustos 2026 - 10:48

Suriye'de 18 Ocak'tan bu yana HTŞ'nin elinde olan gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad için bir çok kentte eylemler yapılacak. Eva ve...

Geri Gönderme uygulamaları durdurulsun: Sığınma Hakkı ve İnsan Onuru pazarlık konusu değildir!

Geri Gönderme uygulamaları durdurulsun: Sığınma Hakkı ve İnsan Onuru pazarlık konusu değildir!

17 Ağustos 2026 - 17:38

Atılım İsviçre Son dönemlerde İsviçre devletinin Türkiye ve Kürdistan’da gelen göçmenleri sınırdışı etme saldırısı artarak devam diyor. Bunun için İsviçre’de...

Birmingham’daki Hindistan Konsolosluğu’nun önünde eylem: Devrimciler üzerindeki siyasi baskıya son verin!

Birmingham’daki Hindistan Konsolosluğu’nun önünde eylem: Devrimciler üzerindeki siyasi baskıya son verin!

17 Ağustos 2026 - 16:13

Birmingham'daki Hindistan Konsolosluğu'nun önünde yapılan eylemde, Modi hükümetinin devrimcilere yönelik siyasi saldırıları protesto edildi, kaçırılan, tutuklanan devrimcilerin serbest bırakılması istendi....

Geri gönderme saldırılarına karşı mücadeleye – Atılım Avrupa / Perspektif*

Geri gönderme saldırılarına karşı mücadeleye – Atılım Avrupa / Perspektif*

15 Ağustos 2026 - 19:38

  Türkiye ve Kürdistan’dan değişik nedenlerle Avrupa’ya göç etmiş göçmen emekçiler, geri gönderme saldırıları ile faşist saray rejimine teslim edilmek...

“Zorunlu askerliğe” karşı mücadele – Atılım Avrupa / Avrupa Gündemi*

“Zorunlu askerliğe” karşı mücadele – Atılım Avrupa / Avrupa Gündemi*

15 Ağustos 2026 - 19:33

  Emperyalistler arası çelişkilerin artmasıyla birlikte dünya savaşına dönük hazırlıklar somutlaşıyor. AB, 2030’a kadar “olası bir savaş” için kendisini hazırlayacağını...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Atılım / 426.Sayı

Atılım / 426.Sayı

Haber Takvimi

Mayıs 2020
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
« Nis   Haz »

ÖZGÜR HABER

ÇOK OKUNANLAR

  • Geri Gönderme uygulamaları durdurulsun: Sığınma Hakkı ve İnsan Onuru pazarlık konusu değildir!

    Geri Gönderme uygulamaları durdurulsun: Sığınma Hakkı ve İnsan Onuru pazarlık konusu değildir!

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Birmingham’daki Hindistan Konsolosluğu’nun önünde eylem: Devrimciler üzerindeki siyasi baskıya son verin!

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Ahmet Polad için yaygın eylemler yapılacak

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Geri gönderme saldırılarına karşı mücadeleye – Atılım Avrupa / Perspektif*

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Hareketinin lideri Melenchon: NATO’dan çıkmalıyız

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Okumak için tıklayınız

  • ANASAYFA
  • İLETİŞİM
  • DÖKÜMANLAR
  • DATENSCHUTZERKLÄRUNG
avegkon.com

by©2020D

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER

by©2020D