14 Eylül 2026 Pazartesi - 07:33
DÖKÜMANLAR
Video Haberler
Haber Gönder
AVEG-KON
  • Languages
    • Deutsch
    • English
    • Français
Banner 2023 - copy
Banner 2023
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
AVEG-KON
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Haber Gönder

Ya komünizm ya yok oluş!- Arzu Demir

27 Mart 2020 Cuma- 22:10
Ya komünizm ya yok oluş!- Arzu Demir
PaylaşTwitWhatsapp

İnsanlık, tam da komünist önder Rosa Luksemburg’un söylediği gibi “Ya barbarlık, ya sosyalizm” yol ayrımında. Ancak dayanışma ile hayatta kalabiliriz ve “Can çekişirken iktidar değil, komşumuz yardım eder.” Bireysel olana karşı kolektifi, biriktirmeye karşı paylaşımı seçmek zorundayız. Ancak bu şekilde zor ve zorlu günleri aşmak mümkün olabilir.

İnsanlık, tam da komünist önder Rosa Luksemburg’un söylediği gibi “Ya barbarlık, ya sosyalizm” yol ayrımında. Günlerdir yaşadıklarımız insanlığın komünizme “mecbur” olduğunu gösteriyor. Çünkü gerisi yıkım ve yok oluş. Bir kez daha gördük ki insanlık için en tehlikeli virüs kapitalizm.

Koronavirüs salgını karşısında kapitalist devletlerin yaptıkları ortada. Sadece devletler de değil, yarattıkları “yurttaş” tipi de.

Sağlık sistemleri çöktü. İtalya’daki günlük can kaybı sayısı neredeyse bine ulaştı. Hastalığa yakalanan yaşlı insanlar ölüme terk edildi. Bu kadar can kaybının nedeni çöken sağlık sistemi olduğu kadar kapitalizmin mantığı. Çünkü kapitalizme göre, üretim sürecine dâhil olmayan herkesin hayatı ihmal edilebilir. Çalışmıyorsa -kaç yaşına kadar çalışmış olursa olsun- artık kapitalizm için bir yüktür ve yaşamasına gerek yoktur. Eksiği var, fazlası yok. Kapitalizmin temel işleyiş kuralıdır bu. Çalışmayan ya da işsizler ordusuna dâhil olmayan her nüfus, gereksizdir, yok edilmelidir.

Sadece can kayıpları ile değil, yarattığı kültür nedeniyle de üzerimize bir kâbus çöktü adeta. Salgın, Çin’den başladığı için önce Uzakdoğululara karşı bir nefret kampanyası örgütlendi. Şimdi de özellikle Türkiye ve Kürdistan’da 65 yaş üstü insanlar hedefte. Sosyal medyada kimi şaka kimi ciddi yayınlanan videolar gerçekten ürkütücü. Elbette, hastalığın yayılmasını önlemek için temas etmemek önemli. Ama “65 yaş üstü” diye kategorilendirilen insanların, annemiz, babamız, dedemiz, nenemiz vb. oldukları nasıl bu kadar kolay unutulabiliyor?

“Evde kal” çağrıları devam ederken, işçiler, fabrikalara, inşaatlara, atölyelere hala çalışmaya gönderiliyor. İktidarlar, işin bu kısmını hiç gündeme getirmiyor. Çünkü kapitalist için mühim olan kârdır. Durum tam da Marks’ın emeği tariflediği gibi: “Zenginler için harikalar yaratır ama işçi için yoksulluk üretir. Saraylar yapar ama işçi için inler üretir.” İşçiler, kapitalistler kazansın diye her gün ölüm yolculuğuna zorlanıyor.

Adorna,  “Bu dünyanın insanı irkilten yanı korkunçluğu değil, olağan görüntüsüdür” demişti. Tüm bu insanlık dışılığın olağanlaşmasıdır tehlikeli olan. Yaşlıların ölüme terk edilmesinin, sokakta görülen yaşlı insanların linç edilmesinin ya da işçilerin çalışırken ölmesinin…

Ancak bu karanlık günlerde kutup yıldızı gibi yol gösterenler de var; Kübalı doktorlar, Che’nin ardılları. Yıllardır ABD emperyalizminin kuşatma altında tuttuğu o küçücük ülkeden doktorlar, salgının vurduğu İtalya’ya gittiler. “Hepimiz korkuyoruz ama yapmamız gereken devrimci bir görev var. Biz devrimci doktorlarız” sözleri umudumuzu artıyor, insanlığı hatırlatıyor.

Che, Kübalı devrimci Jose Marti’nin “Gerçek bir insan, başkasını yanağına indirilen tokadın acısını kendi yanağında duymalıdır” sözünü hayatının ilkesi yapmıştı ve Küba devriminin ardından Latin Amerika halklarının acılarını dindirmek amacıyla kıtada devrim örgütlemek için yönünü Bolivya’ya çevirmişti. Şimdi onun emeğini, aklını, hayatını verdiği devrim, kilometrelerce uzaktan yardıma muhtaç bir halka elini uzatıyor. Bu dayanışma insanı güçlendiriyor.

İşsizler, öğrenciler, ev emekçisi kadınlar ya da işleri uzaktan çalışmaya müsait olanlar evlere çekildi. Evlerimizin kendi yalnızlığımız ve çaresizliğimiz ile boğulduğumuz yerler olmaması için çaba harcamamız gerekiyor. Çünkü bireyselleşme ve bencilleşme bu kriz döneminin en tehlikeli virüsü. Bir süredir mahallelerde çeşitli dayanışma ağlarının oluşturulduğunu görüyoruz. Yaşlı insanlara hakaret ve küfür edenlerin yanında, hijyenik koşulları sağlayarak insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışanlar da var elbette.  ETHA’da yer alan bir habere göre, Beşiktaş, Sultangazi, Kadıköy, Sarıyer’de dayanışma ağları kuruldu, Avcılar’da da bir girişim oluşturuldu. Bu örnekleri yaygınlaştırmak önemli. Kadıköy Dayanışması’ndan Koray Türkay’ın söylediği gibi ancak dayanışma ile hayatta kalabiliriz ve “Can çekişirken iktidar değil, komşumuz yardım eder.” Bireysel olana karşı kolektifi, biriktirmeye karşı paylaşımı seçmek zorundayız. Ancak bu şekilde zor ve zorlu günleri aşmak mümkün olabilir.

Etiketler: arzu demircheRosa Luksemburgsosyalizm

İlgili İçerikler

SKB ve ZORA’dan Fête de l’Humanité’de kadına yönelik şiddete karşı yürüyüş – VİDEOLAR

SKB ve ZORA’dan Fête de l’Humanité’de kadına yönelik şiddete karşı yürüyüş – VİDEOLAR

12 Eylül 2026 - 19:24

Atılım Paris Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Fransa örgütü ve antikapitalist genç kadın örgütü ZORA, Fête de l’Humanité’nin ikinci gününde kadına...

Fransa’da kadınlar sokakta: Erkek şiddetine karşı kapsamlı yasa istiyoruz

Fransa’da kadınlar sokakta: Erkek şiddetine karşı kapsamlı yasa istiyoruz

8 Eylül 2026 - 16:19

Fransa'nın başkenti Paris ve Strasbourg kentinde sokaklara çıkan kadınlar, erkek şiddetini cezalandıran, kadın ve çocukları bu şiddetten koruyan kapsamlı bir...

Graz’da kadın cinayetlerine karşı öfke seli: Yastan direnişe

Graz’da kadın cinayetlerine karşı öfke seli: Yastan direnişe

8 Eylül 2026 - 16:08

Avusturya'nın Graz kentinde sosyalist gençlik örgütü Young Struggle'ın çağrısıyla bir araya gelen 400'e yakın kişi, artan kadın cinayetlerine ve devletin...

SKB Fransa: Şiddete ve kürtaj yasaklarına karşı sokaktayız!

SKB Fransa: Şiddete ve kürtaj yasaklarına karşı sokaktayız!

1 Eylül 2026 - 18:17

SKB Fransa: Şiddete ve kürtaj yasaklarına karşı sokaktayız! Geçtiğimiz aylarda Fransa’da 11 yaşındaki Lyhanna, uğradığı cinsel şiddet sonrasında katledildi. Şiddet...

Avrupa Kadın Dayanışması: Siyasi sığınma hakkı gasp edilemez

Avrupa Kadın Dayanışması: Siyasi sığınma hakkı gasp edilemez

26 Ağustos 2026 - 14:25

Avrupa Kadın Dayanışması, siyasi mültecilerin ve göçmenlerin sınır dışı edilmesine tepki göstererek Gülhatun Kara, Jülide Yazıcı ve Zeynep Alpboğa'nın Türkiye'ye...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Haydi! Kapitalizmin salgınına ÇAV BELLA demeye..

Haydi! Kapitalizmin salgınına ÇAV BELLA demeye..

Haber Takvimi

Mart 2020
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  
« Şub   Nis »

ÖZGÜR HABER

ÇOK OKUNANLAR

  • Rotterdam’da 10 Eylül kutlaması

    Rotterdam’da 10 Eylül kutlaması

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • SKB ve ZORA’dan Fête de l’Humanité’de kadına yönelik şiddete karşı yürüyüş – VİDEOLAR

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • 10 Eylül Frankfurt, Hildesheim, Viyana ve Brüksel’de kutlandı

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Ahmet Polad: 8 aydır bana her gün işkence yapıyorlar, 4 aydır açlık grevindeyim

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • İngiltere’de 10 Eylül kutlamaları

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Okumak için tıklayınız

  • ANASAYFA
  • İLETİŞİM
  • DÖKÜMANLAR
  • DATENSCHUTZERKLÄRUNG
avegkon.com

by©2020D

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER

by©2020D