9 Ağustos 2026 Pazar - 19:23
DÖKÜMANLAR
Video Haberler
Haber Gönder
AVEG-KON
  • Languages
    • Deutsch
    • English
    • Français
Banner 2023 - copy
Banner 2023
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
AVEG-KON
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Haber Gönder

Ya Erdoğan’ın çarkları ya işçilerin hayatı – Arzu DEMİR

16 Nisan 2020 Perşembe- 22:19
Ya Erdoğan’ın çarkları ya işçilerin hayatı – Arzu DEMİR
PaylaşTwitWhatsapp

Yaşam grevi, iktidarın bu faşist politikalarını durdurmak bakımından çok önemli. Paris’te indirilen bir kepengin üzerinde şöyle yazıyordu: “Kepengi indirdik ama pes etmedik.” Emekçi sol hareketin, öncülerin de sloganı bu olmak zorunda. Yoksa koronadan sonrası beklenirse, çok geç olacak. 

Faşist şef Erdoğan, halkın can derdinde olduğu bu günleri de iktidarının bekası için kullanıyor. 15 Temmuz darbe girişimini, “Allah’ın lütfu” diye karşılayarak OHAL rejimini olağanlaştıran iktidar, şimdi de salgın tehdidi gerekçesiyle sokağa çıkma yasağını rutin hale getirmek istiyoruz.

Dünyanın hiçbir yerinde salgına karşı hafta sonları sokağa çıkma yasağının ilan edildiği bir önlem biçimi yok. Bu yöntemin bilim dışı olduğu düpedüz ortada. Saray rejimi de elbette bunun farkında. Peki, neden bu akıl dışı uygulamada ısrar ediyorlar?

Bu sorunun yanıtı Erdoğan’ın “Çarklar dönecek” sözünde gizli. İktidar, kapitalizmin çarklarının dönmesi için emeği ile yaşayan milyonlarca insanın canını hiçe sayıyor. İşyerlerinde salgına bağlı ölümler başladı. Dev Yapı İş Sendikası’nın Anadolu Yakası temsilcisi olan Hasan Oğuz yaşamını yitirdi. Genç bir işçi olan Hasan’ın çalıştığı şantiye Galataport’ta 3 işçiye koronavirüs teşhisi konuldu. Ardından işçiler, şantiyede iş bıraktı. Hasan da 7 Nisan’da kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Sendikanın verdiği bilgi göre, Hasan’a hastanede koronavirüs tedavisi uygulandı. Ancak gencecik bir işçi, “sırf çarklar dönsün, Saray saltanatı sürsün” diye hayatını kaybetti. Hasan’ın ölümünün ardından şantiyede çalışma durdu.

Faşist şeflik rejiminin karakteri gereği işçilerin ölümü umurunda değil. Aslında kapitalist devletin demek daha doğru. Bu durum, tam da Paris’te bir evin penceresinden asılan pankartta yazdığı gibi: “Onlar paraları, biz ölüleri sayıyoruz.” İktidar hem bir yandan “kurtarma paketleri” ile sermayeyi krizden kurtarma derdindeyken, diğer yandan da salgına karşı istisna olarak uygulanması gereken önlemleri, genelleştirme ve olağanlaştırma niyetinde. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı devam edecek. Böylece üretim hafta içi sürecek, çarklar dönecek. Halk arasında geliştirilen dayanışma biçimleri ve protestolar da böylece sokağa çıkma yasakları ile zayıflatılacak, engellenecek.

Bu iş böyle olmaz. Halkın sağlığı bu şekilde sağlanmaz.

Yapılması gerekeni günlerdir Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu söylüyor. Limter-İş Sendikası’nın üyeleri her sabah tersaneler bölgesinde yaptıkları çalışma ile gösteriyor. Sosyalistler, tersane işçilerine, her sabah “Hastalıktan ölmek istemiyorsanız, çalışmama hakkını kullanın” diye sesleniyor. Bunun adı, yaşam grevi.

İktidarın o çok sevdiği çarklar durmak zorunda. Ölümden kurtulmanın başka yolu yok. Yaşamak için gerekli iş kolları dışında tüm üretim durdurulmalı. En az iki hafta. Gerekli iş kollarındaki çalışan işçilerin virüse karşı nasıl korunduğu da bağımsız kurullar tarafından denetlenmek zorunda. Bu denetim de, her şeyi yalan olan iktidara bırakılamaz.

Peki, salgın günlerinde işçiler nasıl greve çağrılacak? Öncelikle sendikaların, konfederasyonların bu kararı alması gerekiyor. Hükümet işçilerin, ücretli izin talebini karşılamak yerine, onları açlığa mahkûm edecek yasa hazırlığında. Bu nedenle, sendikaların, işçilerin can güvenliğini sağlama konusunda sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Bu iş, gözü dönmüş iktidarın “iyi niyeti”ne bırakılamaz. Sadece sendikalar da değil, HDP başta olmak tüm siyasi partiler karar vermek zorunda. Halk arasında dayanışmayı örgütlemek son derece önemli. Elbette bu dayanışma bizi yaşatacak. Ancak bu dayanışma mekanizmalarının yanı sıra, iktidarı gerek faşist yasaları konusunda geri atmaya zorlayacak gerekse de halkın canını koruyacak önlemleri anlamaya zorlayacak bir mücadeleyi devreye sokmanın zamanı gelmedi mi? Bu mücadele, salgın sonrasına bırakılamaz. Baksanıza, iktidar, kendi durumunu güçlendirmek için hiçbir şeyi salgın sonrasına bırakmıyor.

Karar verdikten sonra gerisinin nasıl olacağını Limter-İş Sendikası’nın pratiği gösteriyor. Bu hastalık günlerinde de işçilere seslenmek, eylem yapmak, devrimci politika yürütmek mümkün.  Bildiri yoksa, duvar gazeteleri, sesli ajitasyon araçları var. Yüz yüze örgütleme, Iaraya 1,5 metre mesafe koyarak yine var. Ev toplantısı yoksa ev önü toplantıları, balkon toplantıları niye olmasın.  Maske takıp markete gitmek mümkünse, maske takıp siyasi çalışma yapmak, eylem yapmak neden olmasın? Sabah saatlerinde işçileri koruyucu önlemleri alarak greve çağıran çalışma yapmak, fabrikalarda, şantiyelerde işçilerin hiçbir önlem olmadan iç içe çalışmasından daha tehlikeli değil.

Sosyal medyada seslenmek, propaganda yapmak önemli ancak artık sosyal medya mecrasının da dışına çıkılması gerekmiyor mu?

İktidarın niyeti ve durumu ortada. Süleyman Soylu’nun istifa girişiminin gösterdiği gibi kimin kimi kurtarma taktiği yaptığından öte Saray’da işler pek de yolunda gitmiyor. Bunun adını koyalım; yönetme krizi. Ellerinde tek kalan yönetim aracı şiddet. Şimdi de salgın günlerinde halklar üzerindeki faşist baskıyı artıracaklar. Sokağa çıkma yasağı bunun araçlarından biri olacak. Zaten, HDP’li belediyelere el koyma girişimleri, sosyal medya operasyonları, infaz düzenlemesinde muhaliflere yönelik ayrımcılı sürüyor. Faşizmden bir milim sapmıyorlar.

Yaşam grevi, iktidarın bu faşist politikalarını durdurmak bakımından çok önemli. Paris’te indirilen bir kepengin üzerinde şöyle yazıyordu: “Kepengi indirdik ama pes etmedik.” Emekçi sol hareketin, öncülerin de sloganı bu olmak zorunda. Yoksa koronadan sonrası beklenirse, çok geç olacak.

(ETHA)

Etiketler: arzu demirçarkerdoğanethaişçikapitalizmkoronayaşamyaşam grevi

İlgili İçerikler

Sofia Willer yazdı / İçimizden biri alıkonulursa, hiçbirimiz gitmeyiz

Sofia Willer yazdı / İçimizden biri alıkonulursa, hiçbirimiz gitmeyiz

14 Nisan 2026 - 12:26

Sofia Willer yazdı / İçimizden biri alıkonulursa, hiçbirimiz gitmeyiz Geçtiğimiz Mayıs ayında Gazze'deki ablukaya karşı yola çıkan Vicdan gemisinde yer...

Göçmen işçi sömürüsü ve düşmanlığı- Arif Çelebi

Göçmen işçi sömürüsü ve düşmanlığı- Arif Çelebi

11 Eylül 2025 - 22:36

Burjuvazinin faşist versiyonları bu durumun sorumlusu olarak göçmenleri işaret etmekte, böylece işçilere ve bütün yoksullara kendilerinin zindanı olan ulusal sınırları...

İsrail İran savaşı ve üçüncü cephe- Arif Çelebi

İsrail İran savaşı ve üçüncü cephe- Arif Çelebi

16 Haziran 2025 - 13:14

Savaşan her iki taraf da gericidir. İranlı emekçiler, ezilenler, kadınlar İran rejimine karşı üçüncü bir cephede birleşmelidir. Gerici molla rejiminin...

Barış umut devrim- Arif Çelebi

Barış umut devrim- Arif Çelebi

11 Haziran 2025 - 11:57

Sömürgeci faşist devletin politikasının odağında çözüm değil teslimiyet dayatması yatıyor. Devlete başkaldırarak hiçbir hakkın elde edilemeyeceği, faşizme ve sömürgeciliğe karşı...

Değerlere bağlı kalmak – Atılım Başyazı*

Değerlere bağlı kalmak – Atılım Başyazı*

17 Mayıs 2025 - 11:17

12. Kongre'nin fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırma kararı (henüz silah bırakılmamış ve gerilla yapısı fiilen korunuyor olmasına karşın) kuşkusuz birleşik...

Daha fazla yükle
Sonraki yazı
Kadınlardan ’İnfazSonrası KadınlarTehlikede’ eylemi

Kadınlardan ’İnfazSonrası KadınlarTehlikede’ eylemi

Haber Takvimi

Nisan 2020
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  
« Mar   May »

ÖZGÜR HABER

ÇOK OKUNANLAR

  • ‘Arnavutluk’un Jülide’yi Türkiye’ye geri gönderme çabasını kınıyoruz’

    ‘Arnavutluk’un Jülide’yi Türkiye’ye geri gönderme çabasını kınıyoruz’

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Kaleyi içten yıkmalı – Atılım Avrupa / Perspektif*

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Madrid’de ‘direnme hakkı’ deklarasyonu açıklandı: Emperyalist yasaklama rejimlerine karşı ortak mücadele çağrısı

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Burjuva demokrasisinin sıkışmışlığı – Atılım Avrupa / Avrupa Gündemi*

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Gençlik kampının ruhu ile geleceği kazanmaya – Atılım Avrupa / Sosyalist Gençlik*

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Okumak için tıklayınız

  • ANASAYFA
  • İLETİŞİM
  • DÖKÜMANLAR
  • DATENSCHUTZERKLÄRUNG
avegkon.com

by©2020D

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  •  
  • GÜNCEL
  • EMEK
  • LGBTI+
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • EKOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • DÜNYA
  • AÇIKLAMALAR
  • SEÇTİKLERİMİZ
  • TÜM HABERLER

by©2020D